Arka planda çalışan görünmez bir yardımcı var: yapay zekâ. Bir zamanlar sadece bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz bu teknoloji, artık fark etmeden hayatımızın içine yerleşmiş durumda. Yapay zekâ, hayatı kolaylaştıran pek çok avantaj sunuyor. Özellikle sağlık alanında doktorlara destek olarak hastalıkların daha erken fark edilmesini sağlıyor. Fabrikalarda ve sanayide hata payını azaltarak hem üretimi hızlandırıyor hem de iş güvenliğini artırıyor. İnsanlar için riskli olabilecek işleri robotların üstlenmesi, kazaların azalmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda yapay zekâ, dakikalarca sürebilecek analizleri saniyeler içinde yaparak zamandan büyük tasarruf sağlıyor.

Eğitimde de yapay zekânın etkisi giderek artıyor. Kişiye özel öğrenme sistemleri sayesinde herkes kendi hızında öğrenebiliyor. Eksikler daha kolay fark ediliyor ve ders çalışmak eskisine göre daha verimli hâle geliyor. Bu da öğrenciler için büyük bir avantaj oluşturuyor. Ancak her güçlü teknolojide olduğu gibi yapay zekânın da bazı riskleri var. Bazı mesleklerin gelecekte ortadan kalkabileceği düşüncesi insanları endişelendiriyor. Deepfake gibi teknolojiler, gerçeğin çarpıtılmasına ve yanlış bilgilerin hızla yayılmasına neden olabiliyor. Ayrıca kişisel verilerin ne kadar güvende olduğu ve yapay zekânın adil kararlar verip vermediği de sıkça tartışılan konular arasında yer alıyor.

Şerife Bacı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi | FİDANLAR GELECEĞE NEFES OLDU
Şerife Bacı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi | FİDANLAR GELECEĞE NEFES OLDU
İçeriği Görüntüle

Sonuç olarak yapay zekâ ne tamamen iyi ne de tamamen kötü. Asıl önemli olan, bu teknolojiyi nasıl kullandığımız. Doğru kurallar, etik değerler ve bilinçli kullanım sayesinde yapay zekâ, geleceğimizi tehdit eden bir unsur olmaktan çıkıp hayatımızı kolaylaştıran güçlü bir yardımcıya dönüşebilir. Belki de geleceği şekillendirecek olan şey, yapay zekânın kendisi değil, onu kullanan bizleriz.

Naz KURTULDU
12-F Sınıfı Öğrencisi

Kaynak: BASIN BÜLTENİ