OVP’nin temel çerçevesi açıklandı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yılına ilişkin temel politika belgesi olan Orta Vadeli Program’a ilişkin açıklamalarda bulundu.Yılmaz, programın her yıl güncellendiğini belirterek şöyle konuştu:
"Önümüzdeki üç yıla ilişkin temel politika belgemiz olan OVP, Kalkınma Planımız doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen üç yıllık bir politika çerçevesi sunmaktadır. Program, makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir ve gider ile borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya koymakta, aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır. Orta Vadeli Program, her yıl olduğu gibi bu yıl da Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımızın müşterek çalışmasıyla hazırlanmıştır. Hazırlık sürecine bakanlıklarımız ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarımız önemli katkı sunmuş, özel sektör ve meslek kuruluşlarımızın görüş ve değerlendirmeleri alınmıştır. Ortak aklı ve katılımcılığı esas alan bir anlayışla hazırladığımız programımızda, ilgili tüm taraflarla yürüttüğümüz istişareler politikalarımıza ve tedbirlerimize yansıtılmıştır."
2026 büyüme tahmini yüzde 3,3’e çekildi
Yılmaz, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin ekonomik tahminlerine de yansıdığını ifade etti.
"Kıymetli basın mensupları, dünya ekonomisi son dönemde ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihî yüksek seviyelere çıktığı yeni bir süreçten geçmektedir."
Yılmaz, enerji ve emtia fiyatlarındaki arz yönlü baskılar ile başlıca ticaret ortaklarındaki zayıflamanın 2026 tahminlerinde güncellemeye neden olduğunu belirtti.
"Enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskılar ve başlıca ticaret ortaklarımızdaki zayıflama, doğal olarak 2026 yılı ekonomik tahminlerimize yansımıştır. 2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2,3'e gerilerken, yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28,4'e yükseldi."
Enerji ithalatı ve dış ticaret açığı tahminleri arttı
Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış denge üzerindeki etkisine de değinen Yılmaz, enerji ithalatı ve dış ticaret açığı tahminlerinin yükseltildiğini açıkladı."Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış dengemiz üzerinde doğrudan etkisiyle enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselirken, dış ticaret açığı tahminimiz 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır."
Yılmaz, cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahminin de yüzde 2,6 olarak güncellendiğini bildirdi.
Turizm gelirleri tahmininin ise savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edildiğini belirtti.
Yılmaz: ana çerçevede değişiklik yok
Yılmaz, yapılan güncellemelerin Orta Vadeli Program'ın temel yönünde değişiklik anlamına gelmediğini ifade etti."Buna bağlı olarak cari işlemler açığının millî gelire oranına ilişkin tahminimizi de yüzde 2,6 olarak güncelledik. Turizm gelirleri tahminimiz ise yine savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir. Bu güncellemeler, programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir."
2026 yılında yaşanan savaş ve buna bağlı enerji ile emtia şokunun ekonomiler üzerinde ilave yük oluşturduğunu belirten Yılmaz, Türkiye ekonomisinin üretim, büyüme ve istihdam oluşturmaya devam ettiğini söyledi.
"Nitekim 2026'da öngörülmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş ve beraberinde getirdiği enerji ve emtia şoku, dış talepteki zayıflamayla birlikte tüm ekonomiler üzerinde ilave yük oluşturmuştur. Buna rağmen Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir."
2027 için toparlanma beklentisi
Yılmaz, 2026'nın küresel büyüme ve dünya ticaretinin ivme kaybettiği bir yıl olduğunu, 2027'de ise küresel görünümde yeniden toparlanma beklendiğini belirtti.
"2026 yılı hem küresel büyümenin hem de dünya ticaretinin belirgin biçimde ivme kaybettiği bir yıl olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte 2027 yılına ilişkin beklentiler, küresel görünümde yeniden bir toparlanmaya işaret etmektedir. Küresel büyümenin yüzde 3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise yüzde 4,3'e yükselmesi beklenmektedir."





