Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uzm. Dr. Erbil Çümen, toplumda su tüketimiyle ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti.
Çümen, suyun sağlıklı yaşamın olmazsa olmazı olarak görüldüğünü belirterek, “Vücudumuzun yaklaşık dörtte üçünün su olduğunu boşuna dile getirmiyoruz. En sık duyduğumuz cümlelerden biri 'Ne kadar çok su içersen o kadar sağlıklısın.' Oysa bu düşünce her zaman doğru değil. Gereğinden fazla su içmek, özellikle kısa sürede çok miktarda alındığında vücutta ciddi sorunlara yol açabiliyor. Aşırı su tüketimi, kandaki tuz dengesini bozarak baş dönmesi, bulantı, hatta bilinç kaybına kadar gidebilen tablolara neden olabiliyor. Su, her gün kullanmak zorunda olduğumuz bir ilaç gibi düşünülmelidir; doğru kişide, doğru miktarda fayda sağlar. En sağlıklı yaklaşım, vücudu dinlemek, aşırıya kaçmamak ve varsa hastalıklara göre su tüketimini doktor önerisiyle düzenlemektir” dedi.
Susama hissi her zaman ölçüt değil
Yaşlılarda susama hissinin azalabileceğine dikkat çeken Çümen, “Yani kişi susamadığını düşünse bile vücudu susuz kalmış olabilir. Bu nedenle 'canım su istemiyor' demek, yeterince su aldığınız anlamına gelmez. Öte yandan gün boyu sürekli su içen, şişesini elinden düşürmeyen bazı kişilerde de farkında olmadan fazla su alımı görülebilir. Hatta su zehirlenmesi dahi yaşayabilirler. Burada önemli olan dengeyi yakalamaktır” ifadelerini kullandı.
Çay ve kahve su yerine geçmez
Çay ve kahvenin su içerdiğini ancak fazla tüketildiğinde vücuttan su atımını artırdığını söyleyen Çümen, “Yani 'nasıl olsa çay içiyorum' diyerek su içmemek doğru bir yaklaşım değildir. Su tüketimimize göre idrar rengimiz değişir, ancak koyu idrar az su içtiğimizi, açık renk idrar çok ya da yeterli su içtiğimizi her zaman göstermeyebilir. Bu konuda genelleme yapmak mümkün değildir” dedi.
Su miktarı hastalıklara göre değişir
Böbrek taşına sahip kişiler için yeterli su alımının kritik olduğunu belirten Çümen, kalp yetmezliği, ileri böbrek hastalığı veya karaciğer sirozu gibi durumlarda fazla su içmenin ciddi riskler doğurabileceğini ifade etti. “Bu hastalarda su miktarı mutlaka doktor tarafından bireysel olarak değerlendirilip belirlenmelidir” dedi.
Herkes için aynı su miktarı geçerli değil
Günde sekiz ila on bardak su içilmesi gerektiği yönündeki genel algıya da açıklık getiren Çümen, “Su ihtiyacı kişiye göre değişir. Yaş, kilo, günlük hareket miktarı, terleme, gebelik, emzirme ve hatta yaşanılan şehir bile bu ihtiyacı etkiler. Sıcak bölgelerde yaşayan bir kişiyle serin bir şehirde yaşayan bir kişinin su ihtiyacı aynı değildir. Bu yüzden tek bir rakam herkese uymaz” dedi.





