Kötü ağız kokusu, yalnızca sosyal hayatı olumsuz etkilemekle kalmıyor; aynı zamanda bireyin genel sağlık durumu hakkında da önemli sinyaller veriyor. BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. A. Gamze Akdereli, bu sorunun çoğu zaman basit bir rahatsızlık olarak görülmesine rağmen altında ciddi nedenlerin yatabileceğini vurguluyor.

Bağlanma kaygısı bağımlılığı tetikliyor
Bağlanma kaygısı bağımlılığı tetikliyor
İçeriği Görüntüle

Aw499601 01 (1)

Ağız kokusunun en yaygın sebebinin yetersiz ağız hijyeni olduğuna dikkat çeken Dt. Akdereli, “Düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve dil temizliğinin ihmal edilmesi, bakterilerin çoğalmasına ve kötü koku oluşumuna yol açar” ifadesini kullandı. Ayrıca, diş eti hastalıkları, çürükler, diş taşı birikimi ve uyumsuz dolguların da bu sorunu artıran faktörler arasında yer aldığını belirtti.

YEME ALIŞKANLIKLARI DA ETKİLİ

Beslenme düzeni de ağız kokusunu doğrudan etkileyebiliyor. Özellikle sarımsak ve soğan gibi keskin kokulu yiyeceklerin ağızda kalıcı kokuya yol açabileceğini ifade eden Dt. Akdereli, “Bu tür yiyeceklerin ardından mutlaka ağız temizliğine özen gösterilmesi gerekir” dedi. Aynı zamanda, yeterli su tüketilmemesi ve ağız kuruluğu da kötü nefesin başlıca sebepleri arasında bulunuyor.

ALTTA YATAN HASTALIKLAR GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Ağız kokusunun yalnızca ağız içi faktörlerden kaynaklanmayabileceğini hatırlatan Dt. Akdereli, “Diyabet, karaciğer ve böbrek yetmezliği, sindirim sistemi hastalıkları, sinüzit ve bademcik enfeksiyonları gibi birçok sistemik rahatsızlık da bu soruna neden olabilir. Bu nedenle uzun süredir devam eden ağız kokusu şikayetlerinde mutlaka altta yatan başka bir hastalık olup olmadığı araştırılmalıdır” açıklamasında bulundu.

AÇLIK DÖNEMLERİNDE ARTIŞ GÖSTERİYOR

Özellikle oruç tutanlar ya da ketojenik diyet uygulayan bireyler de ağız kokusuyla daha sık karşılaşabiliyor. Dt. Akdereli, “Bu durumlarda vücut yağ ve proteinleri yakarak keton üretir. Ketonların neden olduğu nefes kokusu ise genellikle daha keskindir” diyerek bu sürecin fizyolojik nedenlerini aktardı.

TEDAVİ MÜMKÜN, İHMAL EDİLMEMELİ

Ağız kokusunun tedavi edilebilir bir durum olduğunun altını çizen Dt. Akdereli, öncelikle ağız içi muayene ile çürükler, diş eti hastalıkları veya diş taşı gibi sorunların tespit edilip tedavi edilmesi gerektiğini söyledi. “Gerekli durumlarda diş taşı temizliği, çürük tedavisi veya uyumsuz protezlerin yenilenmesiyle ağız kokusu giderilebilir” diye konuştu.

KORUYUCU ALIŞKANLIKLAR ÖNEM TAŞIYOR

Bu sorunun önüne geçmenin en etkili yollarından birinin düzenli bakım olduğuna işaret eden Dt. Akdereli, “Günde en az iki kez diş fırçalama, diş ipi ve dil temizliği, bol su tüketimi, şekersiz sakız kullanımı ve ağız gargaraları ile destekleyici bakım yapılması gerekir. Ayrıca düzenli diş hekimi kontrolleri ile bu sorun erkenden fark edilip kontrol altına alınabilir” uyarısında bulundu.

“Ağızdan gelen kötü kokular, vücuttaki başka bir sağlık sorununun belirtisi olabilir. Bu nedenle hafife alınmamalı, mutlaka uzman desteği alınmalıdır” diyen Dt. Akdereli, konunun yalnızca estetik değil, aynı zamanda medikal bir önem taşıdığını belirtti.

Kaynak: İHA