Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İzmir Şube Başkanı Tayfun Gücenmez, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Kahraman’ın “yapı denetim terörü” ifadelerine yönelik yazılı açıklama yaptı. Gücenmez, kullanılan söylemin hem şahsa hem de temsil edilen kuruma yakışmadığını belirterek, sektörün hedef gösterilmesinin yapıcı bir yaklaşım olmadığını vurguladı.
“Bu yaklaşım yapıcı değil, ayrıştırıcıdır”
Açıklamasında söz konusu ifadelerin haddini ve maksadını aştığını dile getiren Gücenmez, “Haddini ve maksadını aşan bu ifadeleri ne kendisine ne de temsil ettiği kuruma yakıştıramadım. Sektörümüzü hedef alan bu yaklaşım yapıcı değil, ayrıştırıcıdır” dedi.
Yapı denetim kuruluşlarının Bakanlık gözetiminde, mevzuata bağlı ve elektronik ortamda izlenen sistemlerle faaliyet gösterdiğini hatırlatan Gücenmez, Kahraman’ın açıklamalarının münferit örneklere dayandığını ifade etti.
“Sorunların çözümü iş birliğiyle mümkündür”
Son yıllarda yapı denetim kaynaklı problemlerin önemli ölçüde azaldığını belirten Gücenmez, sahada hâlâ çözüm bekleyen temel sorunların bulunduğuna dikkat çekti. Gücenmez, “Sektördeki tüm sorunların çözümü ancak kurumlar arası iş birliği, karşılıklı anlayış ve yapıcı bir dil ile mümkündür. Açıklamalar yapılırken tek taraflı değerlendirmeler yerine herkesin kendi sorumluluk alanına da dönüp bakması sektörümüze gerçek anlamda katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İzmir Şube Başkanı Tayfun Gücenmez, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Müteahhitler Federasyonu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı İsmail Kahraman’ın yapı denetim sektörüne yönelik açıklamalarına cevap verdi. İzmir Şube Başkanı Tayfun Gücenmez, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi, ‘’Son günlerde basında yer alan ve yapı denetim sektörünü genelleyen bazı açıklamalar üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Öncelikle belirtmek isteriz ki yapı denetim kuruluşları; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sürekli gözetimi ve denetimi altında faaliyet gösteren, tüm işlemleri elektronik ortamda izlenen, açık ve şeffaf kurumlardır. Ücretlendirmeden hizmet süreçlerine kadar her aşama mevzuatla belirlenmiş olup keyfi uygulamalara yer yoktur. Her sektörde olduğu gibi, yapı denetim alanında da mevzuat dışı hareket eden münferit örnekler olabilir. Bu tür durumlara karşı Yapı Denetim Kuruluşları Birliği olarak Bakanlığımız ve Müfettişlik birimleriyle her zaman ortak hareket etmeye, sürecin temizlenmesi adına üzerimize düşen tüm sorumluluğu almaya hazırız.’’
Bu yaklaşım yapıcı değil, ayrıştırıcıdır!
İsmail Kahraman’ın “yapı denetim terörü” sözlerinin haddini ve maksadını aştığını söyleyen Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İzmir Şube Başkanı Tayfun Gücenmez, “Bu ifadeleri ne kendisine ne de temsil ettiği kuruma yakıştıramadım; sektörümüzü hedef alan bu yaklaşım yapıcı değil, ayrıştırıcıdır. Sayın İsmail Kahraman’ın yaptığı açıklamaların, sektörün geneline mal edilemeyecek ölçüde münferit vakalara dayandığını düşünüyoruz. Bakanlığımızla yaptığımız düzenli istişarelerde, son yıllarda yapı denetim kaynaklı sorunların önemli ölçüde azaldığını hep birlikte gözlemliyoruz. Buna karşılık sahada hâlen çözüm bekleyen temel problemler bulunmaktadır. Eğitimsiz ustaların çalıştırılması, şantiyede fiilen bulunmayan şantiye şefleri ve mevzuat dışı taleplerde bulunan bazı müteahhitlik uygulamaları, yapı kalitesini doğrudan etkileyen başlıca sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapı güvenliği yalnızca yapı denetim kuruluşlarının değil, sürecin tüm paydaşlarının ortak sorumluluğudur. Bir kez daha vurgulamak isteriz ki; sektördeki tüm sorunların çözümü ancak kurumlar arası iş birliği, karşılıklı anlayış ve yapıcı bir dil ile mümkündür. Açıklamalar yapılırken, tek taraflı değerlendirmeler yerine herkesin kendi sorumluluk alanına da dönüp bakması, sektörümüze gerçek anlamda katkı sağlayacaktır. Amacımız polemik değil; daha güvenli yapılar, daha sağlıklı bir sektör ve kamu yararının güçlenmesidir.’’ dedi.




