İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış’ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınan Akış, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Akış’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı
Tolga Akış’ın savcılıkta verdiği ifade de ortaya çıktı. Manifest grubunun kuruluş sürecine ilişkin bilgi veren Akış, grubun üyelerini Big Five Türkiye isimli yarışma üzerinden seçtiğini belirtti.
Mesut Adlin ve Zeynep Sürmeli’yi tanıdığını ifade eden Akış, Adlin’in daha önce Manifest’in fotoğraf çekimlerinde görev aldığını söyledi. Akış, Adlin hakkında bazı kadınlar tarafından taciz iddialarının gündeme gelmesinin ardından kendisiyle çalışmak istemediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Manifest isimli müzik grubunun kurucusuyum. Söz konusu müzik grubundaki kadınları Big Five Türkiye isimli yarışmada seçtim. Söz konusu yarışma YouTube’da da devam etmektedir. Hesaplarım ayrıntılı olarak incelendiğinde, yurt dışı olarak sorduğunuz ülkelerden sadece iki yerden para gelmektedir. Bunlardan biri YouTube adlı sosyal medya uygulamasından, diğeri ise müzik servislerinden gelmektedir. Mesut Adlin ve Zeynep Sürmeli (Zeybik) isimli kişileri tanırım. Mesut Adlin’i yaklaşık 1 yıl önce birkaç kez projelerimizde fotoğrafçı olarak çalışmasından dolayı tanırım. Kendisinin son projesi de Manifest’in fotoğraflarını çekmek olmuştu. Mesut Adlin’le ilgili daha sonra birkaç kadın tarafından taciz iddiaları ortaya atılınca kendisiyle çalışmak istemedik. Bunu da sosyal medyada açıkladık. Bizim sosyal medya açıklamamızdan sonra mağdur kadınlar seslerini daha güçlü bir şekilde ifade etmeye başladılar. Bu süreçten sonra Mesut Adlin iş bulmakta zorlandı ve bunun karşılığında bana karşı kin beslemeye başladı. Bu şekilde hareket etmeye devam etti. Sormuş olduğunuz, sosyal medyada paylaşılan yazışmalar eşim Gizem Akış ile Zeynep Sürmeli ve Mesut Adlin arasındaki yazışmalardır. Söz konusu yazışmalar tamamen mizah amaçlı olup gerçeği yansıtmamaktadır. Mesut Adlin bu yazışmaları beni ve grubumu itibarsızlaştırmak için kullanmıştır. Bu yazışmalar incelendiğinde, üzerinden yaklaşık 1-2 yıl geçmiş olduğu ortaya çıkacaktır. Söz konusu yazışmalar, Mesut Adlin tarafından sohbetin devamı tam olarak paylaşılmadan algı yaratacak şekilde paylaşılmıştır”
“Üyelerin hasta olduğu zaman sahneye baskıyla çıktığı iddiası yanlış”
Akış, Manifest grubunun çalışma düzeni ve üyelerin sahne performanslarına ilişkin basında yer alan iddiaların bir bölümünü de reddetti.
Grup üyelerinin başka insanlarla görüşmelerinin yasaklandığı ve tatillerde kendisiyle tatil yapma zorunluluğu bulunduğu yönündeki iddiaların doğru olmadığını savunan Akış, sosyal medya paylaşımlarına ilişkin sözleşme maddesinin ise projeyi korumaya yönelik olduğunu belirtti.
Akış açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“6 Eylül 2025 tarihinde Küçükçiftlik Parkı’nda gerçekleşen ve daha sonra Manifest grubunun üyesi olan yedi kişinin yargılandığı soruşturmada ben şüpheli değildim. Buradaki grubun dans figürleri benim yönetimimde gerçekleşmedi. Herhangi bir şekilde benim sorumluluğum söz konusu değildir. Manifest grubuyla iş ilişkisindeki menajerlik gelir paylaşım oranlarında yüzde 60’lık kısım Manifest kızlarına eşit miktarda dağıtılırken, yüzde 40’lık kısım ise şirketin Manifest projesi giderlerine ayrılmaktadır. Basında çıkan bu haberler yanlıştır. Basında çıkan, grup üyelerinin başka insanlarla görüşmelerinin yasaklandığı iddiası da yanlıştır. Basında çıkan, grup üyelerinin kendi sosyal medya hesaplarında bağımsız olarak reklamlı paylaşım yapamayacağı iddiası kısmen doğrudur. Bunu projeyi korumak için getirdik. Rakamı hatırlamamakla birlikte, grup üyelerinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda kazancına oranla belirli miktarda cezai şart vardır. Basında çıkan, grup üyelerinin tatilde benimle tatil yapma zorunluluğu olduğu iddiası da yanlıştır. Söz konusu fotoğraf ve video, 1,5 yıl önce birlikte toplu olarak yaptığımız bir günlük tatilde çekilmiştir. Basında çıkan, grup üyelerinin hasta olduğu zaman sahneye baskıyla çıktığı iddiası da yanlıştır”
“Hesaplarımı suç gelirlerini aklamak için kullanmadım”
Yenikapı konser alanında yaşanan sürece de değinen Akış, grup üyesi Hilal’in kendi isteğiyle konsere dönmek istemesine rağmen iki doktordan onay alınmadan sahneye çıkarılmadığını söyledi.
Akış, grubun konserlerinde doktor, psikolog ve fizyoterapistlerin bulunduğunu ifade ederek yapay PR çalışmaları ve bot hesaplarla ilgili iddiaları da reddetti. Netflix’e yapılan başvurunun ise grubun belgeselinin hazırlanması amacıyla sürdürüldüğünü belirtti.
Akış savcılık ifadesinde şunları söyledi:
“Yenikapı konser alanında Hilal isimli grup üyesinin kendi rızasıyla konsere geri dönme isteğine rağmen, iki doktordan net bir şekilde onay almadan Hilal’i konsere tekrar çıkartmadım. Hatta bu yüzden konserin yarım saat uzamasına sebep oldum. Hilal’e de defalarca, isterse sahneye çıkmak zorunda olmadığını söyledim. O süre boyunca da her an yanındaydım. Ayrıca şöyle bir şey de belirtmek isterim ki popüler bir sanatçı ayda 20-25 konser yaparken biz grup olarak yılda 20 konsere çıkıyoruz. Hatta konsere giderken doktor, psikolog ve fizyoterapist her konserlerinde yanlarında bulunur. Basında çıkan yapay PR çalışmaları yanlıştır. Bot hesaplarında hiçbir şekilde dahlimiz olmayıp kendi fan kitlemiz kendileri paylaşımlar yapmaktadır. Netflix isimli sosyal platforma dizi yapmak için başvurduk. Kendileri araştırdıklarında, grubun dizisinden ziyade belgeselinin daha iyi ses getireceğini söyleyince biz de bu konuda hemfikir olup çalışmalara başladık. Amacımız, Manifest grubunun Netflix’in küresel gücünden faydalanarak tüm dünyaya tanıtılmasıydı. Hiçbir zaman hesaplarımı suç gelirlerini aklamak için kullanmadım. Gözaltına alındığımda telefon şifremi kendi rızamla teslim ettim. Telefonum ve banka hesaplarım incelendiğinde de beyanlarımın doğruluğu ortaya çıkacaktır”
Tutuklama talebiyle sevk edildi
Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan Tolga Akış, ‘Müstehcenlik’ suçundan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderildi.
Savcılığın sevk yazısında ise Akış’ın çeşitli tarihlerde Manifest grubunun konserlerini organize ettiği ve grubun faaliyetlerinden sorumlu olduğu belirtildi. Yazıda ayrıca grup faaliyetleri kapsamında yapılan bazı paylaşımların geniş kitlelere ulaştığı, çocukların da herhangi bir filtreleme mekanizması olmaksızın söz konusu içeriklere erişebildiği değerlendirmesine yer verildi.




