Tıp ve edebiyat dünyasının acı kaybı: Prof. Dr. Hüsrev Hatemi vefat etti
Tıp ve edebiyat dünyasının acı kaybı: Prof. Dr. Hüsrev Hatemi vefat etti
İçeriği Görüntüle

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Şanlıurfa’ya gitmeye hazırlanan AJet uçağında, 9 Şubat 2026 tarihinde yaşanan "şaka" kaynaklı güvenlik krizi ağır bir yargı kararıyla sonuçlandı. Kardeşini kabin memuruna "canlı bomba" olarak ihbar eden yolcu, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülen davada hapis cezasına mahkum edildi.

Güvenlik alarmı verildi: Sefer 3 saat gecikti

VF 3222 sefer sayılı uçakta kalkış hazırlıkları sürerken, bir yolcunun yanındaki kız kardeşini işaret ederek kabin memuruna "Bu canlı bomba, bunu uçağa almayın" demesiyle tüm uçuş prosedürleri durduruldu. Emniyet güçlerinin devreye girdiği olayda, uçaktaki tüm yolcular tahliye edilerek detaylı bomba araması yapıldı. Herhangi bir olumsuzluğa rastlanmayan sefer, ancak 3 saatlik bir gecikmenin ardından gerçekleştirilebildiği için onlarca yolcu mağdur oldu.

"Sadece şakaydı" savunması yetmedi

Gözaltına alınan iki kardeş, emniyetteki ifadelerinde olayın sadece kendi aralarında bir şaka olduğunu ve kötü bir niyet taşımadıklarını savundu. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan şahıslar, havayolu şirketi tarafından bir yıl süreyle "kara liste"ye alınarak uçuşlardan men edildi. Ancak savcılık, eylemin kamu düzenini bozması ve ulaşımı engellemesi nedeniyle şikayete bağlı kalmaksızın kamu davası açtı.

Mahkemeden emsal karar: 4 yıl 2 ay hapis

İstanbul Anadolu 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında karar çıktı. Mahkeme heyeti, sanığın eylemini Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 223. maddesi kapsamında "hava ulaşım aracının hareket etmesini engellemek" olarak değerlendirdi. Sanığa 4 yıl 2 ay hapis cezası verilirken, kararın istinaf mahkemesi tarafından onanması halinde sanığın cezaevine girmesi bekleniyor.

Tazminat davası da yolda

Hapis cezasının yanı sıra, AJet’in operasyonel aksaklık ve ticari kayıplar nedeniyle sanık aleyhine maddi tazminat davası açmaya hazırlandığı öğrenildi. Hukukçular, bu kararın havalimanlarında ve uçaklarda yapılan asılsız ihbarlar için emsal niteliği taşıdığını belirtiyor.

Kaynak: Haber Merkezi