Özel bir eğitim kurumunda spor koordinatörü olarak görev yapan M.A., yöneticilerin ve misafirlerin katıldığı değerlendirme toplantısında amirlerini hedef alan sözleri nedeniyle işten çıkarıldı. İş Mahkemesi'nin işe iade kararı verdiği çalışan, Bölge Adliye Mahkemesi'nin değerlendirmesiyle davayı kaybetti.

Akaryakıtta rekor zam kapıda! Benzin ve motorin cep yakacak!
Akaryakıtta rekor zam kapıda! Benzin ve motorin cep yakacak!
İçeriği Görüntüle

Yöneticilerine yönelik sözleri işten çıkarılmasına neden oldu

Özel eğitim kurumunda çalışan M.A., katıldığı değerlendirme toplantısında amirlerinin iş bilmez kişiler olduğunu ve görevlerini yerine getirecek yetkinliğe sahip bulunmadıklarını söyledi. Kurum yönetimi, çalışanın daha önce de mesai arkadaşlarına yönelik üslubu nedeniyle defalarca uyarıldığını belirterek iş sözleşmesini feshetti.

Fesih bildiriminde çalışanın tutumuna ilişkin şu ifadelere yer verildi:

"İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulundunuz. Çalışma arkadaşlarınıza yönelik üslubunuza dair defalarca uyarılmanıza rağmen aynı tutumu sürdürdüğünüz için sizinle çalışmamız beklenemez"

İşe iade kararı istinafta bozuldu

İş sözleşmesinin raporlu olduğu dönemde feshedildiğini savunan M.A., işe iade talebiyle İş Mahkemesi'ne başvurdu. Davalı kurum ise çalışanın iş arkadaşlarıyla iletişiminde sürekli sorun yaşadığını, yöneticileri tarafından bu konuda birçok kez uyarıldığını ve son toplantıda kullandığı ifadelerin işten çıkarma kararına neden olduğunu belirtti.

İş Mahkemesi, davacının açtığı davayı kabul ederek işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve çalışanın işe iadesine karar verdi. Ancak kurum avukatının kararı istinafa taşıması üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi'ne geldi.

Mahkemeden üslup ve eleştiri sınırları vurgusu

Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, çalışanın yöneticilerine yönelik sözlerinin eleştiri sınırlarını aştığına dikkat çekti. Değerlendirme toplantısında kurum yöneticileri ve misafirlerin bulunduğunu hatırlatan mahkeme, kullanılan ifadelerin iş ortamında huzursuzluğa neden olabilecek nitelikte olduğunu değerlendirdi.

BAM kararında şu ifadeler kullanıldı:

"İdari birim amirleri ve davalı kurum yöneticilerinin iş bilmez kimseler olduğu ve görevlerinde hiçbir yetkinliklerinin bulunmadığı yönündeki ifadeler ortadadır. Bu ifadelerin çalışma ortamında, davalı kurum yöneticileri ve misafirlerin bulunduğu etkinlikte söylenmiş olduğu, davacının konuşmalarının, işyeri çalışanları, idari olarak davalı kurumu yönetenlerin bulunduğu ortamda söylenmiş olması nedeniyle, davacının sözlerinin eleştiri ve kaba söz sınırını aştığı anlaşılmıştır. İşin işleyişine yönelik eleştiri mahiyetinde de olmadığı, eleştiri hakkı sınırlarını aşan, işveren ve işçi arasında huzursuzluğa sebep olacak nitelikte ifadeler olup, her ne kadar bu ifadeler davalı işverene haklı sebeple fesih hakkı tanıyacak ağırlıkta olmasa da objektif şartlar altında davalı işverenden iş ilişkisinin sürdürülmesinin beklenemeyeceği ortadadır. Davacının davranışı sebebiyle feshin geçerli nedene dayandığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir. Davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olduğundan, İş Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine hükmedilmiştir."

Bölge Adliye Mahkemesi, işverenin istinaf başvurusunu haklı bularak ilk derece mahkemesinin işe iade kararını kaldırdı ve davanın reddine hükmetti. Böylece çalışanın işe iade talebi kabul edilmedi.

Kaynak: İHA