İzmir Valisi Süleyman Elban, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla düzenlenen kahvaltı programında bir araya geldi. Programda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Elban, İzmir’de uzun süredir hissedilen su krizi, iklim değişikliğinin yağış rejimine etkisi ve Gediz Nehri’ndeki kirlilikle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
“Denizden su alınması gerekiyor”
Küresel iklim krizi ve kuraklığın İzmir genelinde ciddi bir su stresine yol açtığını belirten Vali Elban, denizden su temininin artık zorunlu hale geldiğini vurguladı. Deniz suyunun arıtılarak kullanılması teknolojisinin maliyet açısından daha ulaşılabilir hale geldiğine dikkat çeken Elban, şu ifadeleri kullandı:
"Her şeyden önce denizi kullanıp su almamız gerekiyor. Bugün denizden üretilen su maliyetliyle İZSU’nun su maliyeti hemen hemen aynı. Çok hızlı eylem alınması gerekiyor."
İklim krizinin yağış rejimini bozduğunu söyledi
Yağışların düzensizleştiğine dikkat çeken Elban, iklim krizinin su yönetimini zorlaştırdığını belirterek şunları kaydetti:
"Şu an gerçekten su konusunda güzel yağmurlar geldi ama arzu edilen havzaya çok yağış düşmedi. İklim krizinin bir sorunu da bu zaten. Siz yıllık yağış miktarına bakıyorsunuz, yağış miktarının aynısı yağıyor. Ancak önceden yavaş yavaş yağan yağmur şimdi ısa sürede tek bir noktaya düşüyor."
“Yağış miktarı aynı ama dağılım düzensiz”
İklim kuşaklarının etkisine de değinen Elban, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İstatistik olarak bakılınca belki de yağış miktarı değişmiş görünmüyor ama çok düzensiz. Sahile düşen yağışlar havzalara düşse su stresimiz belki daha az olurdu. Suyla ilgili bu düzensizlik bu ikilim kuşağında en önemli etken oldu."
Gediz Nehri’ndeki kirlilikle ilgili açıklama
Vali Elban, Gediz Nehri’ndeki kirliliğe ilişkin sorular üzerine merkezi hükümetin çeşitli çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Elban, şu değerlendirmede bulundu:
"Merkezi hükümet boyutunda ciddi tedbirler alındığını görüyoruz. Tarımla ilgili yapılan çalışmalar, evsel atıklarla, sanayi atıklarıyla ilgili çalışmalar var. Bir günde belki kesilmiyor ama ciddi bir çalışma var. Bizim sınırlarımıza girdiği andan itibaren deltaya dönüşüyor zaten çok tehdidi de yok. Kirlilik bir sorun. Başka kirli yerler de var yani”





