Hakkında zincirleme rüşvet suçlamasıyla fezleke hazırlanan Yeni Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında abisi Hür Ağbaba'nın gözaltına alınmasının ardından TBMM Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına, "İlk defa içimi dökmek için huzurlarınızdayım. Bu, siyasi bir hesaplaşmadır. Aileyle uğraşılır mı? Bana tek bir somut suç kanıtı göstersinler, kendimi vururum" sözleriyle başlayan Ağbaba, kendisine yöneltilen suçlamaların iftiraya dayandığını savundu.
"İddialar bir itirafçının sözlerine dayanıyor"
Ağbaba, 2 Mayıs 2026'dan bu yana bir itirafçının beyanları üzerinden hedef alındığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
"2 Mayıs 2026’dan bu yana bir itirafçının sözleri üzerinden saldırı altındayız. Gökhan Böcek bana 1 milyon Euro verdiğini iddia etti. Bu iddia nedeniyle Malatya’da yaklaşık on altı yıldan beri çalıştığım, evladım gibi gördüğüm çocuk tutuklandı. 2024 yılında bu arkadaş hiç Ankara’ya gelmemiş, ne HTS kaydı var ne baz kaydı var. Altı aylık çocuğu var ve epeyden beri tutuklu. Eğer Gökhan Böcek’le benim HTS kaydım varsa, baz kaydım varsa, danışmanımın bir baz kaydı, HTS kaydı varsa idam edilmeye razıyım, idam edilmeye razıyım."
"Yeğenim 150 bin lira nedeniyle tutuklandı"
Konuşmasında yeğeni ve danışmanının da soruşturma kapsamında işlem gördüğünü belirten Ağbaba, şunları söyledi:
"Bir diğer durum, yeğenimi aldılar. Gözaltına alındığında –birçoğunuz görmüşsünüzdür– alt yazı geçiyor, her yerde, 'Hesabında kaynağı belli olmayan yüklü para miktarı var' denildi. Sadece hesabına giren 150 bin lira yardım parasından tutuklandı. 150 bin lira; 150 bin liradan dolayı yeğenim tutuklandı."
Danışmanıyla ilgili de konuşan Ağbaba, şu ifadeleri kullandı:
"On dokuz yıldan beri Mecliste görev yapan bir danışmanım var. On dokuz yıldır burada çalışıyor, her işimi o yapıyor –ki siz de danışmanlarınıza yaptırıyorsunuz– bütün paramı ona veriyorum, o havale ediyor vesaire vesaire. Ramazanda ve deprem döneminde gelen bir paradan dolayı bu arkadaş da tutuklandı, şimdi cezaevi cezaevi gezdiriliyor. 'Veli Ağbaba hakkında konuşmadığın sürece seni cezaevinden çıkartmayız' diyorlar."
Deprem dönemindeki çalışmaları anlattı
6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yürüttüğü yardım çalışmalarına değinen Ağbaba, bu faaliyetlerin bugün suçlama konusu yapıldığını öne sürdü.
"Hepimiz bir büyük depremi yaşadık, 6 Şubat depremini yaşadık. Burada Malatya’da birlikte görev yapan birçok arkadaşım da var. Sabahın ilk saatinden itibaren ne yapacağımı şaşırdım, yardım istedim, mesaj çektim, tweet attım, 'Malatya’ya yardım edin' diye."
Yardım faaliyetlerini anlatan Ağbaba, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Depremin ilk akşamı bir iş adamı Elâzığ’dan tam 676 bin TL’lik bir kamyon kurabiye getirdi. O kurabiyeyi soba başında, odun başında, ateş başlarında sabaha kadar dağıttım, durmadım, durmadım. Kimi zaman dostlarımdan, kimi zaman arkadaşlarımdan destek aldım; ayakkabı dağıttım, su dağıttım, ekmek dağıttım. Amasya’dan bir arkadaşımdan un istedim, 4 kamyon un gönderdi. 3 tane fırın açık Malatya’da, dedim ki: 'Bunları al, ekmek yap, Allah rızası için dağıt. Masrafını kes.' Tüm Malatya şahittir, soba dağıttım, odun dağıttım, tüm Malatya şahittir ama bunlar suç olarak gösteriliyor. Ben yaklaşık 50 kişilik ekiple çalıştım, danışmanlarım da var bunların içerisinde. Mutfaklar kurduk vesaire. Bunların hepsi şimdi suç oldu."
"1974'ten beri esnafız"
Abisi Hür Ağbaba'nın gözaltına alınmasına da değinen Ağbaba, ailesinin kamu ihaleleriyle hiçbir ilişkisinin olmadığını savundu.
"Ağabeyim bugün sabah saatlerinde 'ihaleye fesat karıştırmak' suçlamasıyla gözaltına alındı. Ağabeyim, ben, ailem ömrümüzde kamuyla iş yapmış değiliz, kamuya bir kuruşluk mal vermiş değiliz, bir tane ihaleye girmiş değiliz. Eğer kamuda bir ihaleye girdiysek vallahi idama da razıyım ben, bir tane ihaleye girmemişiz. Biz 1974’ten beri esnafız."
"Allah aşkına, aileye saldırılır mı?"
Konuşmasının sonunda ailesinin hedef alındığını savunan Ağbaba, şu sözlerle Meclis'e seslendi:
"Kapımızdan dönen kimse yok sağcı olsun, solcu olsun lütfen gidin Malatya’da sorun. Hepimiz seçimlerde kampanyada destek alıyoruz. Allah aşkına, bunlar rüşvet sayılırsa hangi milletvekili dışarıda kalabilir? Bakın, siyaseten rakip olabiliriz, düşman da olabiliriz, sevmeyebilirsiniz de ama arkadaşlar, bu içeri attığınız çocukların yeni doğmuş bebekleri var, aileleri var, eşleri var. Allah aşkına, aileye saldırılır mı ya? Şu anda benim aileme saldırılıyor, aileye saldırılır mı? Hangi ahlakta, hangi dinde, hangi imanda aileye saldırmak var?"




