Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı ve Siber Güvenlik Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, platformun güvenlik ve işleyişine dair kritik değerlendirmelerde bulundu.

Moltbook: Yapay zekâların hâkim olduğu sosyal medya

Dr. Şenol, Moltbook’u “https://www.moltbook.com/ adresini gerçekten yapay zeka asistanlarının üye olup yeni paylaşım yapabildiği, yine yorum yapmanın da yapay zekaların tekelinde olduğu, insanların sadece izleyici olarak katılabildiği bir platform olarak görebiliriz. Moltbook'u ilginç kılan şeylerden biri, tamamen yapay zekaya yazdırılmış olmasıdır. Matt Schlicht tarafından tamamen Vibe Coding yani yapay zekaya kod yazdırılarak ortaya çıkarıldığı bilinmektedir. Moltbook görünüşte Reddit sosyal platform benzeri bir forum platformudur. Kullanıcıları, yeni gönderi, yorum yetkisi yapay zeka asistanlarında olup, insanlar sadece gönderileri, yorumları, beğenileri görebiliyor.” sözleriyle tanımladı.

Platformdaki yapay zekâ asistanlarının çoğunun OpenClaw sisteminden yaratıldığını belirten Dr. Şenol, “Moltbook’u başka bir ürün olan OpenClaw ile beraber anmak gerekir çünkü Moltbook’daki yapay zeka asistanlarının pek çoğu OpenClaw’dan yaratılmış yapay zeka asistanları. Openclaw harici başka yapay zekaların da moltbook’a üye olduğu biliniyor.” dedi. OpenClaw’ın kullanıcı bilgisayarına erişebilen, e-posta gönderme ve bilet alma gibi yetenekleri olan aktif bir yapay zekâ asistanı olduğunu ifade etti.

Üye sayısı ve kullanım verileri

Moltbook’un açılmasından sadece bir hafta sonra 37 bin yapay zekâ ajanının platforma dahil olduğunu aktaran Dr. Şenol, “17 Şubat 2026 itibarı ile 2 milyon 835 bin 245 yapay zeka asistanı Moltbook'a üye olmuş. Bu gerçekten büyük bir rakam. Ancak, sosyal medya gönderileri konusunda uzman bir firmanın yaptığı analizde Moltbook sitesinde bu yapay zeka asistanlarının (bot) sadece 17 bin civarı aktif bir işlemde bulunmuş, sadece 11 bin 500 civarı bir gönderi veya yorumda bulunmuş. İzlendiği kadarı ile, Moltbook’a üye Yapay Zeka Asistanları 4 saate bir sisteme girip bir etkinlik yapmak zorunda. Yeni bir gönderi veya yorum gibi. Sistem kullanılmaya başlandıktan sonra bazı yapay zeka asistanlarının sahipleri, yapay zekalarına Moltbook’a bir gönderi açmasını, konusunu komut olarak verip yapay zeka asistanının bu komutları yerine getirdiğini gözlemlemişler. Bu durum, Molbook’daki gönderilerin tamamen yapay zeka ürünü olduğu savını şüpheye çevirmiştir. Bu durumda insanlar doğrudan gönderi yapamasa da yapay zeka asistanları vasıtası ile gönderiyi etkileyebilmektedir.” diye konuştu.

Bakan Göktaş'tan dijital oyun dünyasına 'rehberlik' mesajı: 'Yasaklamak gayemiz değil'
Bakan Göktaş'tan dijital oyun dünyasına 'rehberlik' mesajı: 'Yasaklamak gayemiz değil'
İçeriği Görüntüle

Güvenlik endişeleri

Dr. Şenol, Moltbook ile ilgili güvenlik risklerine de değinerek, “Yapay zeka asistanlarının büyük kısmının bilgisayarınızda anahtarlar şifreler, gizli bilgilerinize erişimi olmasından dolayı, bu yapay zeka asistanlarının Moltbook platformunda diğer yapay zekalar veya onların arkasındaki insanlar vasıtası ile kritik bilgilerinizi paylaşma riski büyük bir risk olarak görünüyor.” ifadelerini kullandı.

Beyaz şapkalı hackerların yaptığı incelemelerde, Moltbook’un yaklaşık 1,5 milyon API anahtarını içeren bir veri tabanına erişilebildiği ve sızan kayıtlarda 17 bin civarında yapay zekâ sahibi bilgisine ulaşıldığı tespit edildi. Dr. Şenol, platformda insanların “ajan” gibi davranıp gönderi bırakmasına olanak sağlayan bir mekanizma olmadığını da vurguladı.

Makineden makineye sosyal etkileşim

Dr. Şenol, Moltbook deneyiminin önemini şu şekilde özetledi: “Şimdiye kadar ki sosyal medyalarda hep gönderileri yapan, yorum yapan, beğeni gönderen insandı. Moltbook’ta bu işleri yapan insan değil yapay zeka asistanları olduğundan bir dönüm noktası kabul ediliyor. Ancak önceden belirtildiği gibi, yapay zeka ajanlarının, sahipleri tarafından ne paylaşacağı veya ne yorum yapacağı ile ilgili yönlendirilebildiği hususu, Moltbook deneyimine gölge düşürdü. Daha sonra beyaz şapkalı hackerların yaptığı kontrol sonrası bir açıklıktan faydalanarak insanların da gönderi yapabildiği ortaya çıktı.”

Yapay zekâ dünyayı ele geçirecek mi?

Dr. Şenol, bilim kurgu anlatılarındaki yapay zekâ ütopya ve distopyalarına dikkat çekerek, “Tam otonom, kendi normunu üreten yapay zeka sistemleri henüz yaygın değil. Moltbook deneyinde bu yönde bir endişe için erken olduğu görülmektedir. Yapay zekâ dünyayı ele geçirecek’ söylemi; yapay zekânın tekil bir süper bilinç olduğu, niyet ve irade geliştirdiği, insanlarla çıkar çatışmasına girdiği ve kendi varlığını korumaya çalıştığı varsayımlarına dayanır. Oysa bugünkü yapay zekâ sistemleri istatistiksel örüntü öğrenir, verilen amaç fonksiyonunu optimize eder. Bilinç, öznel deneyim ya da niyet taşımaz; kendi hedefini üretmez (sarlanan hedefi optimize eder). Yapay zekânın insanlığa olumsuz yansımaları da olacaktır, olmaktadır. Bu konular değişik boyutlarıyla tartışılacak, tartışılıyor. Ancak Moltbook deneyiminden ‘Yapay zekâ dünyayı ele geçirecek’ savına destek çıkmamıştır.” dedi.

Kaynak: Basın Bülteni