Yüksek Mahkeme, bu ifadelerin duygusal şiddet ve onur kırıcı davranış niteliğinde olduğunu belirterek, Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Şiddetli geçimsizlik yaşayan genç çift, karşılıklı olarak Aile Mahkemesi'ne boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı kadın, psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğü gerekçesiyle evi terk ettiğini ve ailesinin yanında yaşamaya başladığını belirtti. Evliliğin ilk günlerinden itibaren tartışmalar yaşandığını, bu sorunların zamanla arttığını ifade eden kadın, eşinin borsa bağımlılığı bulunduğunu, bu nedenle sürekli telefon başında vakit geçirdiğini ve ailesiyle ilgilenmediğini ileri sürdü.

Kadın, eşinin sık sık "Seninle evlendiğime pişmanım" dediğini, kendi ailesine karşı saygısız davrandığını ve ailesinin etkisi altında hareket ettiğini öne sürdü. Ayrıca bir olayda eşinin babasının kendisini darp ettiğini ve ortak çocuklarını yere attığını iddia etti. Ortak çocuklarının FMF hastası olduğunu belirten kadın, eşinin çocukla ilgilenmediğini, "çocuğa bakmak istemiyorum, bakarsam üzerimde kalır" dediğini söyledi.

Davacı kadın, hamile kaldıktan sonra yaklaşık 1,5 yıl boyunca taraflar arasında cinsel birliktelik yaşanmadığını, ortak çocuğun tüm ihtiyaçlarını tek başına karşıladığını da mahkemeye sundu.

Davalı-karşı davacı erkek ise eşinin öfkeli ve narsist olduğunu savundu. Kadının iş arkadaşlarının kendisini "despot Rus generali" olarak nitelendirdiğini öne süren erkek, evliliğin başından beri eşinin bencil ve baskıcı tavırlar sergilediğini iddia etti.

GSB 550 sözleşmeli personel alımı yapacak! Başvuru tarihleri açıklandı!
GSB 550 sözleşmeli personel alımı yapacak! Başvuru tarihleri açıklandı!
İçeriği Görüntüle

Mahkeme erkeği ağır kusurlu buldu

Aile Mahkemesi, kadının erkeğe fiziksel şiddet uyguladığına, erkeğin ise eşine ve kayınvalidesine küfür ve hakaret ettiğine, "evlendiğine pişman olduğunu" söylediğine ve farklı odada yatarak yatağı ayırdığına hükmetti. Mahkeme, kadını az kusurlu, erkeği ise ağır kusurlu bularak hem asıl davanın hem de karşı davanın kabulüne karar verdi.

Kararla birlikte ortak çocuğun velayeti anneye verildi, baba ile kişisel ilişki kurulmasına hükmedildi. Ortak çocuk için 600 TL tedbir ve iştirak nafakası, kadın lehine ise 18 bin TL maddi ve 18 bin TL manevi tazminata karar verildi. Erkeğin tazminat talepleri ise reddedildi.

İstinafta tazminat ve nafaka artırıldı

Dosyanın taşındığı Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların kusur durumuna ilişkin istinaf başvurularını kısmen kabul etti. Mahkeme, çocukların her biri için 2 bin TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmederken, kadın lehine verilen maddi tazminatı 35 bin TL'ye, manevi tazminatı ise 60 bin TL'ye yükseltti. Tarafların diğer istinaf talepleri ise esastan reddedildi.

Kararı temyiz eden davalı erkeğin başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını onayarak hükmü kesinleştirdi. Böylece Yargıtay, eşe sürekli "Seninle evlendiğime pişmanım" denilmesini duygusal şiddet ve onur kırıcı davranış kapsamında değerlendirerek boşanma nedeni olarak kabul etmiş oldu.

Kaynak: İHA