TCK’nın 252. maddesinde düzenlenen ve 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngörülen “rüşvet vermek” suçuna ilişkin Yargıtay’dan emsal bir karar çıktı.

İddiaya göre, göçmen kaçakçılığı yapan bir kişi, sınırdan göçmen geçirmek için rüşvet pazarlığı yaptı. Göçmenlerin sınırı geçmesi halinde belirli bir bedel ödemeyi taahhüt eden kişi hakkında, güvenlik güçlerinin şikayeti üzerine Cumhuriyet savcılığı tarafından “rüşvet ve hakaret” suçlarından soruşturma başlatıldı.

Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık, “hakaret” suçundan hapis cezasına çarptırılırken, “rüşvet vermek” suçundan beraat etti.

Dosya Yargıtay’a taşındı

Kararın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan itirazları reddetti. Sanık avukatının temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin gündemine geldi.

Daire, kararında şarta bağlı rüşvet teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kurtlar Vadisi dizisinin senaristi Raci Şaşmaz'ın ifadesi ortaya çıktı!
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristi Raci Şaşmaz'ın ifadesi ortaya çıktı!
İçeriği Görüntüle

“Şarta bağlı rüşvet sözleşmesi yapılamaz”

Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararında şu ifadelere yer verdi:

“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.1987 tarihli ve 1987/600 Esas, 1987/245 sayılı Kararında vurgulandığı gibi rüşvet suçunun konusu, işin yapılması veya yapılmaması olduğundan, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin yapılamayacağı, zira şart gerçekleşmediğinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilemeyeceği, başka bir anlatımla anlaşma konusunun ortadan kalkacağı ortadadır.
Somut olayda sanığın sınırdan göçmen geçirdiğine ilişkin delil de elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; şarta bağlı olan teklifin rüşvet suçunu oluşturmayacağı, anlaşıldığından, Mahkemenin suçun vasfına yönelik tespit ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu tespit edildiği, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmıştır.

Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. Temyiz isteminin esastan reddine, hükmün onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir'' denildi.''

Kaynak: İHA