Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına yönelik düzenlemeleri içeren 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, Resmi Gazete'de yayımlandı. 22 Ekim 2026'da kabul edilen ve 9 maddeden oluşan kanun, 17 Eylül 2026 tarihli SPK kararlarıyla tasfiye kapsamına alınan ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış fonları kapsıyor.
Düzenlemeyle fonların adil, şeffaf ve etkin biçimde tasfiye edilmesi, fon varlıklarından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve oluşan zararların sorumlulardan tahsil edilmesi amaçlanıyor. Geri kazanılan tutarlar, fon pay sahiplerine ödenecek.
Tasfiye süreci SPK gözetiminde yürütülecek
Kanun kapsamında fonların tasfiyesi, SPK'nın gözetim ve denetimi altında, bu işlem için görevlendirilen kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek. Fon varlıklarının belirlenmesi, değerlemesi ve nakde çevrilmesi ile yatırımcıların hak sahipliklerinin tespiti, ara ve nihai ödemeler ve dağıtım sırasına ilişkin esasları SPK belirleyecek.
Tasfiye görevlileri, fon varlıklarını koruyarak yatırımcıların ortak menfaatlerini gözetmek ve mümkün olan en yüksek ekonomik değeri elde etmek için çalışacak. Borsa fiyatlarının varlıkların gerçek değerini yansıtmaması veya tasfiye sürecini geciktirmesi durumunda SPK, toptan satış ve özel işlem bildirimi gibi farklı yöntemlerin uygulanmasına karar verebilecek. Kurul, gerekli gördüğü durumlarda varlıkların borsa dışında satılmasına izin verebilecek ve alıcıların söz konusu varlıkları belirli bir süre borsada satmasını kısıtlayabilecek.
Tasfiye gelirlerinden fonun yönetimi ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra kalan tutar tasfiye malvarlığına eklenecek. Tasfiye tamamlandıktan sonra tahsil edilen tutarlar ise geri kazanım hesaplarına aktarılacak.
Yatırımcıların hak sahipliği nasıl belirlenecek?
Yatırımcıların hak sahiplikleri, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtları ile tasfiye işlemlerini yürüten kuruluşların kayıtları karşılaştırılarak belirlenecek.
17 Eylül 2026 ve öncesinde Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) iletilmesine rağmen fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlar kapsamında katılma payları bloke edilen yatırımcılar da düzenlemeden yararlanabilecek.
MKK, Takasbank, Borsa İstanbul, Türkiye Bankalar Birliği ve ilgili diğer kuruluşlar, tasfiye işlemleri için ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeleri talep edilmesi halinde SPK, Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) gecikmeksizin iletecek. Kuruluşlar, gizlilik ve sır saklama hükümlerini gerekçe göstererek bilgi vermekten kaçınamayacak.
Yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme
Düzenlemeye göre, fon varlıklarının nakde çevrilmesiyle elde edilen tutarın yatırımcıların toplam alacaklarını karşılamaya yetmemesi halinde net yatırım tutarları hesaplanacak. Hesaplamada, fona yapılan nakit girişleri ve fondan gerçekleştirilen nakit çıkışları dikkate alınacak. Bu tutarlara, ilgili dönemler için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması uygulanacak.
SPK tarafından belirlenen fonlarda, yatırımcıların nihai tasfiye alacaklarından düşülmek üzere ara ödeme yapılabilecek. Buna göre, net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin altında olan yatırımcılara bu tutar kadar, 1 milyon TL ve üzerinde olanlara ise en fazla 1 milyon TL ödeme yapılabilecek. Ara ödeme hesaplamasında net yatırım tutarının endeksleme uygulanmamış kısmı esas alınacak.
Para piyasası fonları dışındaki fonlarda yapılacak ara ödeme, yatırımcının hesabındaki katılma paylarının bir önceki gün sonu itibarıyla hesaplanan toplam değerini aşamayacak.
Dağıtılabilir nakdin tüm ödemeleri karşılamaması halinde SPK, daha fazla yatırımcının ödeme alabilmesi için net yatırım tutarı en düşük olandan başlayarak ödeme yapılmasına veya tüm yatırımcılar için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesine karar verebilecek. Hiçbir yatırımcıya net yatırım tutarını, hesaplanan hak ve alacaklarını ya da 1 milyon TL'lik sınırı aşan ödeme yapılamayacak.
Ara ödeme sırasında yatırımcıların fon katılma payları iade edilmeyecek. Katılma paylarının iadesi nihai tasfiye ödemeleri sırasında yapılacak. Daha önce gerçekleştirilen ara ödemeler, yatırımcıların nihai alacaklarından düşülecek.
Elde edilen bazı getiriler isteğe bağlı iade edilebilecek
Kanun, tasfiye tarihine kadar fon katılma paylarını iade ederek ödeme alan kişilere, endeksleme yöntemiyle hesaplanan tutarın üzerinde elde ettikleri getirileri SPK tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade etme imkanı tanıyor.
Tasfiye kapsamındaki fonların malvarlığında bulunan ve belirli sermaye piyasası ihlallerine konu edilen paylardan kazanç sağlayan kişiler de endeksleme yöntemiyle belirlenen tutarı aşan getirilerini SPK tarafından ilan edilen genel hisse iade hesabına isteğe bağlı olarak yatırabilecek.
Öte yandan, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104, 106 ve 107'nci maddelerinde düzenlenen fiilleri ilgili fonlarla bağlantılı olarak işlediği veya bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.
Fon zararından sorumlu olanlardan tahsilat yapılacak
Kanuna göre, fon malvarlığından mevzuata aykırı şekilde veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi gerçek bir ekonomik amaç bulunmadan çıkarılan değerler, fon zararı ya da kaybı kapsamında değerlendirilecek.
Karşılıksız veya göstermelik işlemlerle kredi, borç, avans, teminat, devir, alım-satım ve benzeri yöntemlerle ilişkili taraflara, hakim ortaklara, yöneticilere veya üçüncü kişilere aktarılan para, sermaye piyasası araçları ve diğer değerlerin geri kazanılması sağlanacak.
Fonun uğradığı zarardan öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. Zararın bu şirketten tamamen ya da kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması halinde, SPK tarafından sorumlu olduğu belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler de şahsen sorumlu olacak.
İlgili kişilerin görevlerinden ayrılması, görev yaptıkları dönemde alınan kararlar ve gerçekleştirilen işlemlerden doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.
SPK, tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her fon için zarar veya kayıp tutarını ve sorumluları belirleyip TMSF'ye bildirecek. TMSF, sorumluların malvarlıklarından tahsilat yapılması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip ve tahsil işlemlerini yürütecek. Bu kapsamda açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.
El konulan malvarlığı fonlara aktarılabilecek
Kanun kapsamındaki fonlarla bağlantılı suç soruşturmalarında, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri doğrultusunda malvarlığı değerlerine el konulabilecek.
El konulan para ve sermaye piyasası araçlarından hukuken doğrudan fona iadesi mümkün olanlar, Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme kararıyla ilgili fona ya da geri kazanım hesabına aktarılabilecek.
Doğrudan fona devredilemeyen malvarlığı değerleri için TMSF kayyım olarak atanabilecek. Kayyım atanması halinde TMSF, dava sonucunu beklemeden ilgili malvarlığını satabilecek veya tasfiye edebilecek. Bu işlemlerden elde edilen gelirler, her fon için ayrı açılan geri kazanım hesaplarında tutulacak.
Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerler Hazine'ye gelir kaydedilmeyecek. Bu değerlerin ilgili yatırım fonuna, tasfiyenin tamamlanmış olması halinde ise geri kazanım hesabına aktarılmasına mahkeme tarafından karar verilecek.
Geri kazanılan tutarlar ayrı hesaplarda tutulacak
Fonlardan geri kazanılan tutarlar, TMSF bünyesinde her fon için ayrı açılacak hesaplarda izlenecek. Bu hesaplarda bulunan paralar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemelerde kullanılabilecek. Söz konusu tutarlar başka amaçlarla değerlendirilemeyecek, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları dahil olmak üzere haczedilemeyecek. Hesaplara ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz de konulamayacak.
Geri kazanım hesaplarında biriken tutarlar, zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye devam ediyorsa tasfiye işlemlerini yürüten kuruluşa, tasfiye tamamlanmışsa yatırımcılara ödeme yapılması için YTM'ye aktarılacak. YTM, ödemeleri yatırımcıların katılma payı sahipliği oranlarına göre gerçekleştirecek.
Nihai dağıtım dışındaki ödemelerde, yatırımcıya düşen tutarın SPK tarafından belirlenecek asgari ödeme sınırının altında kalması halinde para yatırımcı adına izlenecek. Sonraki dağıtımlarda biriken tutar belirlenen sınıra ulaştığında ödeme yapılacak.
Kanun 17 Eylül 2026'dan itibaren geçerli olacak
Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar SPK tarafından belirlenecek. TMSF'nin görev alanına giren konularda ise kurumun görüşü alınacak.
Dokuz maddeden oluşan kanun, 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere Resmi Gazete'de yayımlandığı gün yürürlüğe girdi. Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek.




