Havaların ısınmasıyla birlikte kene kaynaklı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski artarken, uzmanlar korunma yöntemleri ve erken belirtilere karşı uyarıyor.
Yaz aylarında kene riski artıyor
Havaların ısınmasıyla birlikte piknik, kamp, tarım ve doğa aktiviteleri yoğunlaşırken, açık alanlarda kene tutunmasına bağlı olarak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski de yükseliyor.
Acıbadem Taksim Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilara Akman, özellikle kırsal, çayırlık ve ormanlık alanlarda daha sık görülen kene tutunmasının erken fark edilmediğinde ölümcül sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor.
Dr. Akman, “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, enfekte kenelerin insan vücuduna tutunmasıyla bulaşsa da, yine kenelerin enfekte ettiği hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas ya da hastaların kan ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas sonucu da bulaşabilmektedir. Özellikle bahar ve yaz aylarında doğayla temas arttığından bu konuda doğru bilgilenme hayati önem taşımaktadır” diyor.
Belirtiler 10 gün içinde ortaya çıkabiliyor
Hastalığın genellikle kene tutunmasından 1-3 gün sonra, en geç 10 gün içinde belirti verdiğini belirten Dr. Akman, ilk bulguları şöyle anlatıyor:
“İlk bulgular ani başlayan yüksek ateş, halsizlik, kas-eklem ağrıları, baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı ve ishal şeklindedir. İlerleyen dönemde ciltte morluklar, burun veya diş eti kanaması, idrar ya da dışkıda kanama gibi bulgular ortaya çıkabilir. Özellikle ateşle birlikte yaygın vücut ağrısı ve kanama bulguları olan hastalarda KKKA mutlaka akla getirilmelidir”
Açık alanlarda korunma yöntemleri
Piknik, kamp, doğa yürüyüşü veya tarla-bahçe işleri sırasında mümkün olduğunca uzun kollu giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalıdır. Açık renkli kıyafetler kenelerin daha kolay fark edilmesini sağlar.
Kene kovucu ürünler dikkatli kullanılmalı
Cilde veya kıyafetlere uygulanabilen, Sağlık Bakanlığı onaylı kene kovucu ürünler özellikle riskli bölgelerde koruyucu olabilir. Ancak bu ürünlerin kullanım talimatlarına uygun şekilde kullanılması gerekiyor.
Doğadan dönüşte vücut kontrolü şart
Kene genellikle saçlı deri, kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi ve diz arkası gibi fark edilmesi zor alanlara tutunabiliyor. Bu nedenle doğadan dönüşte tüm vücut dikkatlice kontrol edilmeli.
“Kene vücuttan ne kadar kısa sürede uzaklaştırılırsa hastalık riski o kadar azalır.”
Keneyi yanlış yöntemlerle çıkarmayın
Uzmanlar, kene üzerine kolonya, sigara, sabun, deterjan veya kimyasal madde dökülmesinin yanlış olduğunu vurguluyor.
“Bu uygulamalar kenenin strese girerek taşıdığı virüsü daha fazla salgılamasına neden olabilir ve bulaş riskini artırabilir.”
Çıplak elle müdahaleden kaçının
Kene ezilmemeli ve çıplak elle temas edilmemelidir. Çünkü virüs, kenenin vücut sıvılarıyla temas yoluyla da bulaşabilir.
Bir cımbız ya da kene kartı ile, kenenin vücuda tutunduğu en yakın noktadan tutularak tek hamlede dik şekilde çıkarılması gerekir. Şüpheli durumlarda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Hayvan teması da risk oluşturuyor
Sadece kene değil, enfekte hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas da hastalığın bulaşmasına neden olabiliyor. Bu nedenle hayvancılıkla uğraşan kişilerin koruyucu ekipman kullanması büyük önem taşıyor.
10 gün boyunca belirtilere dikkat
Dr. Akman, kene tutunması sonrası özellikle ilk 10 günün kritik olduğunu vurguluyor:
“Özellikle ilk 10 gün kritik önem taşır. Herhangi bir şikayet gelişmesi halinde mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, tedavisi ihmal edildiğinde ağır sonuçlara yol açabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Tüm tedavi yöntemlerine rağmen bazen ağır vakalar kaybedilebildiği için, korunma önlemleri kritik önem taşımaktadır. Doğru bilgi, erken farkındalık ve basit korunma yollarıyla hastalık büyük ölçüde önlenebilir.”





