Tercihlerde istihdam olanakları ve mesleki gelecek öne çıkarken, devlet üniversitelerinin örgün programlarında yüksek doluluk oranlarına ulaşıldı.
2026 YKS yerleştirme sonuçlarını değerlendiren Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, adayların tercih süreçlerinde daha rasyonel hareket ettiğini belirtti. Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır.” dedi.
Sınava yaklaşık 2 milyon 255 bin adayın katıldığını belirten Akoğlan, 1 milyon 279 bin 439 adayın tercihte bulunduğunu, açık ve uzaktan öğretim dahil toplam 730 bin 854 öğrencinin yükseköğretim kurumlarına yerleştiğini ifade etti.
Son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’inden fazlası tercih yapmadı
Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğuna dikkat çeken Akoğlan, tercih hakkı elde eden son sınıf öğrencilerinin önemli bir bölümünün hedeflerini bir sonraki yıla bıraktığını söyledi.
Akoğlan, “Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun gruptan oluşması ve tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur. Adayların yüzde 40’ının ilk üç, yüzde 55’inin ise ilk beş tercihine yerleşmesi, hazırlanan listelerin oldukça stratejik ve isabetli olduğunu göstermektedir.” diye konuştu.
İki yıllık teknik bölümlere ilgi arttı
Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranının yüzde 99,52’ye ulaştığını belirten Akoğlan, devlet meslek yüksekokullarındaki kontenjanların da büyük ölçüde dolduğunu aktardı.
Akoğlan, “Üniversite ve program türlerine göre doluluk oranları değerlendirildiğinde, devlet üniversitelerine yönelik talebin zirveye ulaştığı görülmektedir. Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranı yüzde 99,52 olarak gerçekleşirken, devlet meslek yüksekokullarında açılan 481 bin kontenjandan yalnızca 37’sinin boş kalması iki yıllık teknik eğitime olan ilginin somut bir kanıtı olmuştur. Artan eğitim maliyetlerinin etkisiyle vakıf üniversitelerinde doluluk oranı yüzde 79,70 seviyesinde kalmış, ülke genelinde boş kalan yaklaşık 35 bin kontenjanın ağırlıklı bölümünü vakıf kurumlarının ücretli ve kısmi burslu programları oluşturmuştur.” diye konuştu.
Tıp ve sağlık alanları yine doldu
Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi başarı sırası barajı bulunan geleneksel meslek alanlarının devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamen dolduğunu belirten Akoğlan, mühendislik alanlarının da yüksek doluluk oranına ulaştığını söyledi.
Akoğlan, “Bölüm bazındaki yönelimlerde başarı sırası barajı bulunan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel kariyer alanları devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamını eksiksiz doldurmuştur. Mühendislik fakültelerinde doluluk yüzde 98’in üzerine çıkarken; Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi temel bilimler ile temel eğitim ve öğretmenlik programları fire vermemiştir. Ön lisans düzeyinde ise İlaç Üretim Teknolojisi, Paramedik, Bilişim Güvenliği ve Mekatronik gibi doğrudan iş gücü piyasasına ve saha uygulamalarına yönelik branşlar en çok talep gören alanlar arasında yer almıştır.”
Yapay zekâ ve dijital bölümlerde yüzde 100 doluluk
2026 YKS sonuçlarında yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanındaki programlara yönelik ilginin de dikkat çektiğini ifade eden Akoğlan, gençlerin tercihlerini gelecekteki iş olanaklarını gözeterek şekillendirdiğini belirtti.
Akoğlan, “Gençlerin tercihlerinde mesleki gelecek güvencesi ve dijital dönüşüm birincil karar mekanizması haline gelmiştir. Bu doğrultuda Yapay Zekâ Mühendisliği, Makine Öğrenmesi, Veri Mühendisliği, Robotik Sistemler, Yapay Zekâ Destekli Kodlama ve Yapay Zekâ Operatörlüğü programlarının tamamında yüzde yüz doluluk sağlanmıştır. Adaylar istihdam piyasasında karşılığı belirsiz kalan alanlardan uzaklaşarak doğrudan teknik uzmanlık, veri analitiği ve siber güvenlik odaklı disiplinlere yönelmiş; ilk kez öğrenci kabul eden İşletme ve Yapay Zekâ gibi hibrit programların üst sıralardan dolması da iş dünyası ile teknolojiyi birleştiren profillere olan ilginin somut bir yansıması olmuştur.” şeklinde sözlerini tamamladı.





