28 Şubat 1997'deki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının üzerinden 29 yıl geçse de o dönem sırf inançlarından dolayı ayrımcılığa ve baskılara maruz kalan yüzlerce kişi ya mesleğinden ihraç edildi ya da eğitim hakları elinden alındı.

Severek yaptığı mesleğinden ihraç edildi

Türkiye siyasi tarihine postmodern darbe olarak geçen 28 Şubat sürecinde sırf başörtülü olduğu için çeşitli baskılara, sürgünlere, hakaretlere ve unutulmaz zulümlere maruz kalan mağdurlardan sadece biri olan Rukiye Dal, bu süreçte uygulanan başörtüsü yasağı nedeniyle henüz yeni başladığı ve çok severek yaptığı mesleğinden ihraç edildi. Sırf başörtülü olduğu için çeşitli bahanelerle açılan soruşturmalar sonucu mesleğinden ihraç edilen ve aradan geçen yıllara rağmen o süreçte yaşadıklarını hala unutamayan Dal, 6 yıl boyunca mesleğinden uzak kaldı.

Başörtüsünü çıkarmayı kabul etmediği için sürgün edildi

Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu Dal, 6 Ekim 1998 yılında Mehmet Hayri Akınal Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde meslek dersleri öğretmeni olarak göreve başladı. Çok severek yaptığı öğretmenlik mesleğinin henüz ilk aylarında başörtülü olduğu için okul yönetiminden sürekli uyarı alan ve başörtüsünü çıkarmayı kabul etmediği için 10 Kasım 1999'da Düztepe İlköğretim Okulu'na sürgün edilen Dal, burada da baskılara ve hakaretlere maruz kaldı.

Ev alırken duygularınızı kapıda bırakın!
Ev alırken duygularınızı kapıda bırakın!
İçeriği Görüntüle

Sürgün edildiği okulda da aynı şekilde sorunlarla karşılaşan ve başörtüsünü çıkarmayı reddettiği için 12 Eylül 2000'de öğretmenlikten ihraç edilen Dal, 2006'da çıkan af ile tekrar mesleğine döndü.

28 Şubat sürecinde yaşadıklarını unutamıyor

Başörtüsünden dolayı görevinden alındığı mesleğine 6 yıl sonra dönebilen Dal, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını hafızasında kötü bir anı olarak saklamaya devam ediyor. Mesleğini Kaplan Kardeşler Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde sürdüren Dal, çok sevdiği mesleğinden ihraç edilmesine giden süreci ve o dönemde tanık olduğu olayları anlatırken konuşmakta zorlandı. 28 Şubat'ın soğuğunu iliklerine kadar yaşadığını söyleyen Dal, '28 Şubat'ın üzerinden değil 29 yıl, bin yılda geçse o süreçte yaşadıklarımızı, bize yapılan zulümleri ve haksızlıkları asla unutamayız' dedi.

'Başörtümüzden dolayı bizi derse almak istemediler'

Öğretmenliğimin ilk yıllarında 28 Şubat'ın soğuk yüzüyle tanıştığını belirten Dal, 'Stajyer öğretmen olarak göreve başladığımız kursta hocalarımız başörtümüzden dolayı bizi derse almak istemediler. Kurslara katılmamızı istemediler ve katılmamamız için de ellerinden geleni yaptılar. Müfettiş kurul başkanının üzerime yürüdüğünü hatırlıyorum. Benim üzerime yürüyüp sınıftan atmaya kalktığını ve ağza alınmayacak hakaretler yaptıklarını hatırlıyorum. Gerçekten çok soğuk bir zamandı. Aldığımız raporları kabul etmediler. Hasta olmamıza rağmen bize raporu vermediler ve raporlarımızı da kabul etmediler. 28 Şubat hatırlanmaması ve yaşanmaması gereken bir dönemdi. Ama aynı zamanda çok ders çıkaracağımız bir dönemdi' şeklinde konuştu.

'Başka bir okula sürgün edildim'

İlk atandığı okuldan itibaren başörtüsü konusunda ciddi baskı ve sorunlarla karşılaştığını belirten Dal, Öğretmenliğe atandım. Öğretmenliğimizin tadını alacağımız, öğrencilerimizle muhatap olup dersimizi işleyeceğimiz yerde 'yarın hangi soruşturmayı geçireceğiz ve yarın hangi hakaretlere maruz kalacağız' diye her gün kafamızda birçok senaryolar geçiyordu ve hepsini yaşıyorduk. Öğretmenliğimin 3'üncü yılında açılan soruşturmalar sonucu görevden alınmam kararı verildi. Başka bir okula sürgün edildim. Merkezi bir imam hatip lisesinden ücra bir yerdeki ortaokula sürgün edildim. Daha sonra da görevden alınma kararım verildi ve görevden alındım' ifadelerini kullandı.

'Zil sesi duyduğumda veya öğrenci gördüğümde ağlıyordum'

12 Eylül 2000 yılında başörtüsünden dolayı öğretmenlikten ihraç edildiği günü hiç unutamadığını dile getiren Dal, 'Ben öğretmenliğe çok severek başlamıştım ve öğrencilerimden ayrılmak beni çok zorlamıştı. Zil sesi duyduğumda, öğrenci gördüğümde veya toplu halde bir başkasının okula gittiğini gördüğümde her zaman ağlıyordum. Rüyalarımda öğrencilerime Kur'an dersi veriyordum ve her zaman bu şekilde uyandığımı hatırlıyorum. Çünkü öğrencilerimi çok seviyordum' şeklinde konuştu.

'28 Şubat'ın soğuğunu iliklerimize kadar yaşadık'

Görevden alındıktan sonraki sürecin kendisi için çok zor geçtiğini belirten Dal, 2006 yılında kendilerine tekrar göreve dönme imkanı sağlandığını ve tekrar görevini severek yaptığını ifade ederek, 'Rabbime hamdolsun ki böyle bir fırsatı tekrar aldım. 28 Şubat'ın üzerinden 28-29 yıl geçti. Değil 29-30 yıl, bin yılda geçse 28 Şubat'ın üzerimizde bıraktığı hem manevi hem de psikolojik bozuklukları hiçbir zaman unutmayacağız. Hem ruhsal hem manevi olarak 28 Şubat'ın soğukluğunu iliklerimize kadar hissettik. Bir daha bu ülkede 28 Şubatların yaşanmaması için Rabbimize her gün duacıyız' diye konuştu.

Kaynak: İHA