Proje kapsamında 34 ülkede bulunan 78 Türk şehitliği tek tek ziyaret edilerek hem şehitliklerin hikâyeleri kayıt altına alınacak hem de sembolik bir anma ritüeli gerçekleştirilecek.
Ramazan 2026'da kitap olarak yayımlanan "Gurbete Yazılanlar", Kore'den Galiçya'ya, Kafkasya'dan Filistin'e, Balkanlar'dan Uzak Asya'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada bulunan Türk şehitlerini konu alıyor. Belgesel uyarlamasında ise her ziyarette memleket toprağından getirilen bir avuç toprak şehitliğe bırakılacak, şehidin düştüğü topraktan alınan bir avuç toprak ise Anadolu'ya getirilecek.
Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Muhammet Sena Yelkovan, şehitliklerin korunmasının ve hafızada yaşatılmasının önemine dikkat çekerek,
"Gurbet diyarlarında yatan şehitlerimiz bize emanet. Sekiz yıldır bu davanın peşindeyim; çünkü bu topraklarda unutmak bir zihin boşluğu değil, bir ihanettir. Bedeli kanla ödenmiş bir emaneti hafızasızlığa terk edemeyiz" dedi.
Resmi kayıtlardaki çelişki araştırmanın başlangıcı oldu

Yelkovan, projenin temelinin 2014 yılında yaptığı bir incelemeye dayandığını belirtti. Milli Savunma Bakanlığı'nın 1999 yılında yayımladığı "Yurt Dışı Şehitlikler" adlı resmi eseri incelerken Filistin cephesinde şehit olan askerlere ilişkin kayıtlarda dikkat çekici bir ayrıntıyla karşılaştığını ifade etti.
Şehitliğin bulunduğu yer olarak Gazze'nin gösterildiğini ancak "bulunduğu ülke" bölümünde "İsrail" ifadesinin yer aldığını aktaran Yelkovan, söz konusu şehadetlerin I. Dünya Savaşı döneminde, İsrail'in kuruluşundan yaklaşık otuz yıl önce gerçekleştiğini vurguladı.
Yelkovan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bu bir yazım hatası değil. O yıllardaki FETÖ'cü askeri vesayetin ve FETÖ yapılanmasının kirli eli, devletin resmi kayıtlarına, hatta şehitliklerimize kadar uzanmış vaziyette. Filistin cephesini yok sayıp oraya 'İsrail' yazmak, Yıldırım Orduları Grubu'na ve Filistin cephe komutanı Mustafa Kemal Atatürk'e yapılmış bir ihanettir."
Araştırma belgesel dizisine dönüştürüldü
Resmi belgelerde yer alan bilgilerin sınırlı kalması üzerine araştırmayı daha kapsamlı hale getirme kararı aldığını belirten Yelkovan, çalışmasını belgesel-araştırma dizisine dönüştürdüğünü söyledi.
Yürütülen incelemelerde yalnızca resmi kayıtlarda bulunan şehitliklerin değil, bu kayıtların dışında kalan farklı ülkelerdeki Türk şehitliklerinin de tespit edildiğini kaydeden Yelkovan, projenin bu yönüyle kapsamını genişlettiğini ifade etti.
"Yüz yıl sonra aynı adaletsizlik"
Belgeselde Talpia, Ramle, Beer Sheva ve Teberiyye gibi bölgelerde bulunan şehitliklere de yer verileceğini belirten Yelkovan, bu bölgelerin Osmanlı ordusunun Filistin cephesinde ağır kayıplar verdiği topraklar olduğuna dikkat çekti.
Yelkovan, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
"Bugün Gazze'de yaşananları izlerken, aslında yüz yıl önce dedelerimizin de aynı topraklarda aynı davanın bedelini canlarıyla ödediğini unutuyoruz. Kayıtlardan silinen, çarpıtılan bu hakikati düzeltmezsek, bugünkü mücadeleyi de köksüz bırakırız."





