NATO Parlamenterler Asamblesi Üyesi ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, İstanbul’da gerçekleştirilen NATO Parlamenterler Zirvesi ile Ankara’da yapılacak NATO Liderler Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kasapoğlu, NATO’nun temel misyonunun dünya genelinde istikrar ve barışı korumak olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen iki zirvenin de önemli bir dönüm noktası taşıdığını ifade etti.
“Güvenlik odaklı yaklaşım yeterli değil”
Kasapoğlu, mevcut küresel sorunlara yalnızca güvenlik perspektifinden yaklaşmanın yeterli olmadığını belirterek diplomasi ve müzakerenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Olaylara yalnızca güvenlik odaklı yaklaşım yeterli değil. Müzakerenin ve diplomasinin güçlendirilerek yeni söylemlerle yola devam etmenin daha büyük bir sorumluluk ve zorunluluk olduğunun altını çizmek isterim. NATO’nun yeni sözler söylemesi lazım. Çünkü gelinen noktada mevcut yaklaşımlarla sorunların tam manasıyla çözülemediğini görüyoruz. Stratejileri tekrar masaya yatırarak, barış ve adalet temelli sistemi ortaya çıkartmamız lazım. Hem Parlamenterler Zirvesi hem de Liderler Zirvesi ile NATO’nun bu yeni söylem ve yaklaşımlarını ortaya çıkartmasının mümkün olduğunu düşünüyorum.”
“Türkiye sıradan bir NATO üyesi değil”

Türkiye’nin NATO içindeki konumuna da değinen Kasapoğlu, Türkiye’nin diplomatik rolü ve savunma sanayii alanındaki gelişmelerine dikkat çekti.
“Türkiye’nin Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünya diplomasisinde attığı adımlar, Rusya – Ukrayna sorunundaki liderliği ve savunma sanayiindeki atılımlarının dünyanın gıptayla baktığı adımlar olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin özellikle Savunma Sanayiindeki kazanımları aynı zamanda NATO için de büyük kazanımlar. NATO Genel Sekreterinin de bu çerçevedeki ifadeleri bu düşüncelerimizi teyit ediyor.”
“Tüm dünyanın gözü Ankara’da olacak”
Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi’nin tarihi bir misyon taşıdığını ifade eden Kasapoğlu, zirvenin küresel ölçekte umut ve yeni bir sürecin başlangıcı olabileceğini söyledi.
“Olaylara yalnızca güvenlik odaklı yaklaşım yeterli değil. Müzakerenin ve diplomasinin güçlendirilerek yeni söylemlerle yola devam etmenin daha büyük bir sorumluluk ve zorunluluk olduğunun altını çizmek isterim. NATO’nun yeni sözler söylemesi lazım.” şeklindeki değerlendirmelerini yineleyen Kasapoğlu, Ankara’daki zirvenin dünya gündeminde olacağını ifade etti.




