Çocukluk döneminde sık görülen alerjik nezle ve alerjik astım, burundan nefes almayı güçleştirebiliyor. Bu durum bazı çocuklarda ağızdan nefes alma alışkanlığının gelişmesine neden olurken, ağız kuruluğu ve bazı ilaçların ağız içindeki etkileri de diş çürüğü riskini artırabiliyor.
Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, özellikle alerjik hastalığı bulunan ve düzenli ilaç kullanan çocukların ağız ve diş sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Bazı ilaçlar çürük riskini artırabiliyor
Süt dişlerinin daimi dişlere kıyasla daha ince ve daha az mineral içeren bir mine yapısına sahip olduğunu belirten Dt. Nurgül Demir, beslenme alışkanlıkları ve ağız hijyenindeki sorunlara düzenli kullanılan bazı ilaçların etkilerinin de eklenebileceğine dikkat çekti.
“Çürük yapıcı beslenme alışkanlıkları ve ağız hijyeninin sağlanmasındaki güçlüklere, düzenli kullanılan bazı ilaçların ağız içi etkileri de eklendiğinde, çocukların ağız ve diş sağlığı konusunda ebeveynlerin daha dikkatli olmasını gerektiriyor” dedi.
İnhaler ilaç sonrası ağız temizliği önemli
Astım tedavisinde kullanılan bazı inhaler ilaçların ağız kuruluğuna ve ağız içindeki ortamın değişmesine neden olabileceğini ifade eden Demir, bunun bazı çocuklarda çürük açısından ek risk oluşturabileceğini söyledi.
Özellikle uzun süre inhaler ilaç kullanması gereken ve çürük riski yüksek çocuklarda koruyucu uygulamaların önem taşıdığını belirten Demir, ilaç kullanımının ardından ağız bakımına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
“İnhaler ilaç kullanımından sonra ağız suyla çalkalanmalı; kullanılan ilacın özelliklerine göre diş fırçalama zamanlaması konusunda diş hekimi ve ilgili hekimin önerileri dikkate alınmalı.” uyarısında bulundu.
Ağızdan nefes alma gelişimi etkileyebilir
Ağızdan nefes almanın çocuklarda yalnızca ağız kuruluğuna neden olmadığını belirten Dt. Demir, bu alışkanlığın çene ve yüz gelişimi üzerinde de etkili olabileceğini söyledi.
“Ağız solunumu alışkanlığı çocuklarda dilin istirahat pozisyonundaki konumu etkileyerek, üst çene gelişiminde ve dişlerde kapanış ilişkilerinde değişikliklere zemin hazırlayabilir. Uzun süre devam eden ağız solunumunun estetik ve fonksiyonel problemlere yol açabileceğini vurgulamak gerekir” dedi.
Demir, ağız kuruluğunun çürük ve diş eti hastalıkları açısından önemli bir risk faktörü olduğunu da belirtti. Tükürüğün diş yüzeylerinin temizlenmesine yardımcı olarak çürüklere karşı koruyucu rol üstlendiğini ifade eden Demir, tükürük miktarındaki azalmanın ağız kokusu ve bazı ağız içi enfeksiyonların görülme riskini artırabileceğini söyledi.
Alerjik çocuklarda ağız bakımına 5 öneri
Dt. Nurgül Demir, alerjik hastalığı bulunan çocukların ağız ve diş sağlığının korunması için şu önerilerde bulundu:
Özellikle şeker içeren ilaçların diş çürüğü riskini artırabileceği göz önünde bulundurulmalı.
İlaç kullanımının ardından ağız suyla çalkalanmalı ve diş fırçalama zamanlamasında kullanılan ilacın özelliklerine göre diş hekiminin önerileri dikkate alınmalı.
Çocuk diş hekiminin önerisi doğrultusunda yaşa uygun flor içeren diş macunu kullanılmalı, dişler günde en az iki kez ebeveyn kontrolünde fırçalanmalı.
Doktorun uygun gördüğü durumlarda mümkünse şekersiz ilaç seçenekleri tercih edilmeli.
Düzenli ilaç kullanan çocukların çocuk diş hekimi kontrolleri aksatılmamalı ve çocuğun çürük riski ile hijyen alışkanlıklarına göre rutin kontroller planlanmalı.
Düzenli kontroller önem taşıyor
Düzenli ilaç kullanan veya alerjik hastalıkların ağız ve diş sağlığını etkileyebilecek belirtileri görülmeye başlayan çocuklarda diş hekimi kontrollerinin önemine dikkat çeken Demir, koruyucu diş hekimliğinin özellikle küçük yaş grubunda öne çıktığını belirtti.
“Düzenli ilaç kullanımı olan veya alerjik hastalıkların ağız ve diş sağlığını etkileyebilecek belirtilerinin görülmeye başlandığı çocuklarda, düzenli diş hekimi kontrolleri, ileride oluşabilecek sorunların önlenmesinde büyük önem taşıyor. Koruyucu diş hekimliği özellikle küçük yaş grubundaki hastalarımızda bir adım öne çıkıyor.” diyen Demir, alerjik bünyeli çocuklarda genel sağlık ile ağız ve diş sağlığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.




