İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosunca yürütülen sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan Destek Holding’in patronu Altunç Kumova’nın savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı.
‘Hisse alım satımıyla alakamız bulunmamaktadır’
Kumova, savcılık ifadesinde 39 yıldır ticaretle uğraştığını ve Destek Holding A.Ş.’nin yüzde 99 oranında büyük ortağı olduğunu belirtti.
Holding bünyesinde banka, faktoring, aracı kurum, PYŞ ve kripto şirketi bulunduğunu söyleyen Kumova, Destek Faktoring’in 2025 yılı şubat ayında halka arzının onaylandığını anlattı.
Kumova, halka arz sürecinde bir bankayla anlaşma yaptığını ancak bankanın yetersiz kalması nedeniyle anlaşmayı sonlandırarak Tera Yatırım ile çalışmaya başladığını ifade etti. Halka arzın ardından Tera Grubu şirketlerinin ve diğer nitelikli yatırımcıların yaklaşık yüzde 20, bireysel yatırımcıların ise yaklaşık yüzde 5 oranında hisse aldığını belirten Kumova, Tera Grubu’na neden alım yaptıklarını sormadığını söyledi.
Kumova,
“39 yıldır ticaretle uğraşırım. Destek Holding A.Ş.’nin yüzde 99 oranında büyük ortağıyım. Bu holdingimizin bünyesinde banka, faktoring, aracı kurum, PYŞ ve kripto şirketi bulunmaktadır. Bankacılık sektöründe de 5 yıldır faaliyet göstermekteyiz. Destek Faktoring’in 2025 yılı şubat ayında halka arzı onaylandı. Halka arz sürecinde ilk olarak bir bankayla anlaşmıştım. Ancak o bankanın bu süreçte yetersiz kalması nedeniyle çalışmamızı sonlandırıp Tera Yatırım ile anlaşma sağladım. Bu anlaşmayı yüzde 2 standart komisyon üzerinden yaptım.
Şirketimizin yüzde 25’i halka arz edildi.Halka arzın akşamı, Merkezi Kayıt Kuruluşu bilgileri ve SPK onayıyla birlikte tarafımıza gönderildi.
Burada yaptığım kontrolde, yaklaşık hatırladığım kadarıyla, yüzde 20 civarında Tera Grubu şirketlerinin ve diğer nitelikli yatırımcıların Destek Faktoring hissesinden alım yaptığını, yüzde 5 civarında da bireysel yatırımcıların alım yaptığını gördüm. Anlaşma yaptığım Tera Grubu’na herhangi bir şekilde ‘Neden alım yaptınız?’ diye sormadım. Çünkü hisse alım satımıyla hiçbir alakamız bulunmamaktadır. Sonuçta yüzde 25’i halka arz edilmiş bir şirketin hisselerinin kim tarafından alındığı, şirketimiz adına çok önemli değildir. Çünkü bu durum SPK denetiminde olan bir süreçtir. Şirket faaliyetlerimin de hisse alım satımlarıyla bir alakası olmadığı için herhangi bir değerlendirme yapmadık” dedi.
‘Anormal durumla ilgili bir sorgulama işlemim olmadı
Kumova’ya, şirketin piyasa değerinin 46 TL’den yaklaşık 15 milyar TL seviyesinden 1 trilyon 300 milyar TL’ye ulaşmasının anormal olup olmadığı soruldu.
Kumova, bu rakamın anormal olduğunu kabul ederek şirket sahibi olarak ne yapacağını bilmediğini söyledi.
“Evet, bahsetmiş olduğunuz rakam anormal bir rakamdır. Fakat şirket sahibi olarak bu durumda ne yapacağımı bilmiyordum. Hisse değeri ve satışıyla ilgilenmediğim için, tamamen şirketimin ticari faaliyetlerine odaklandığımızdan bu anormal durumla ilgili herhangi bir sorgulama işlemim olmadı. Fakat hep şu düşünce içerisindeydik: Ne de olsa SPK tarafından denetlenen bir durum ve anormal bir durum olsa mutlaka bize bildirilir diye düşünüyorduk” dedi.
Kumova, halka arz sonrasında yasal zorunluluk nedeniyle bir yıl boyunca hisse satmasının yasak olduğunu belirterek, bu süre içerisinde Destek Faktoring hissesinden alım veya satım yapmadığını ifade etti.
‘Borsada şirketim ve şahsım olarak oyuncu değilim’
Kumova, bir yıllık yasağın kalkmasının ardından yaklaşık yüzde 1’lik Destek Faktoring hissesini satmak istediğini söyledi. Emre Tezmen, Emir Sarp Yener ve Erdin’in de bulunduğu bir ortamda aracılık hizmeti konusunda görüştüğünü belirten Kumova, daha önce yüzde 5’lik satış düşündüğünü ancak piyasa koşulları nedeniyle yüzde 1’lik kısmın satışı konusunda anlaşma sağlandığını anlattı.
Hisselerin yaklaşık 800 TL seviyesindeyken yüzde 20 iskontolu olarak yaklaşık 700 TL civarında özel emirle satıldığını belirten Kumova, işlemin Kamu Aydınlatma Platformu’na bildirildiğini söyledi.
Kumova,
“Hisse değerindeki artışta, sormuş olduğunuz 60 katlık artış neticesinde TEFAS açık fonlarına geçişte bir anormallik olduğunu sezdim. Fakat bununla ilgili olarak şahsım ve şirketim adına yapılabilecek herhangi bir şey yoktu. Çünkü işlemler tahta üzerinden gerçekleştiriliyordu. Yani herkesin tahta üzerinden alıp satabileceği bir piyasa söz konusuydu ve buna müdahale etme imkanım bulunmuyordu. Ben, borsada şirketim ve şahsım olarak oyuncu değilim. Dediğim gibi, hisse alım satımı gerçekleştirmedim” dedi.
‘Herhangi bir kuruma başvurum olmadı’
Destek Faktoring’in yaklaşık 6 ayda açıkladığı 2,6 milyar TL’yi aşan karın geçmiş yıllara göre anormal olup olmadığı da Kumova’ya soruldu.
Kumova, söz konusu karın ticari faaliyetler sonucunda ortaya çıkan resmi, kontrollü ve denetimli bir kazanç olduğunu belirtti. Kumova, kendisi, ailesi ve şirketi olarak Destek Faktoring ve Tera’ya ait herhangi bir hisse almadıklarını söyledi.
Kumova,
“Bu açıklanan kar, ticari faaliyetlerimizin neticesinde ortaya çıkan resmi, kontrollü ve denetimli bir kazançtır. Buna ilişkin tüm muhasebe kayıtları mevcuttur. Şirketin geçmiş yıllarına bakıldığında da kar durumunun benzer nitelikte olduğu görülür. Yani anormal bir durum söz konusu değildir. Şahsım, ailem ve şirketim olarak Destek Faktoring ve Tera’ya ait herhangi bir hisseyi almadım. Bunun dışında, yakın çevremde de bildiğim kadarıyla böyle bir alım söz konusu değildir. Yani ailem ve şahsım borsada işlem yapan kişiler değiliz. Dediğim gibi, Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda işlem gören hiçbir hisse senediyle işlem niteliğinde bir ticari faaliyetim yoktur. Şirketlerimin ticari faaliyetlerine yönelik çalışmalar yaparım” dedi.
Kumova’ya, Destek Faktoring üzerinden Tera veya Pusula tarafından büyük bir vurgun yapıldığı yönünde bilgi sahibi olup olmadığı ve bu konuda devlet kurumlarına başvuruda bulunup bulunmadığı da soruldu.
Kumova,
“Ticari faaliyetim gereği fonları takip ettiğimiz için Tera’nın yaptığı işlemlerin aynısının ve daha fazlasının Pusula tarafından da yapıldığını gördük. Bu, herkes tarafından görülebilecek bir durumdu. Buna ilişkin herhangi bir kuruma başvurum olmadı. Zaten ilgili kurumlar olan SPK ve BDDK’nın da bu konuları gördüğünü ve denetlediğini düşünüyorum. Hissimde manipülatif eylemler yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir bilgim yoktur. Şahsımın, şirketin Destek Faktoring hissesindeki işlemleriyle ilgili bir pozisyonu olmadığı için manipülatif eylem yönünden bilgimiz söz konusu değildir” dedi.



