İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı meslek odalarının iş birliğiyle düzenlenen 6. Uluslararası Katılımlı Yangın Sempozyumu ve Sergisi tamamlandı. Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde iki gün süren etkinlikte yangın güvenliğinde yeni dönem, yangınların önlenmesi ve değişen risklere yönelik stratejiler değerlendirildi.
Sempozyumda erken uyarı sistemleri, yeni nesil teknolojiler, orman ve endüstriyel yangınlar, bina güvenliği, elektrikli araçlar, güneş enerji santralleri, afet yönetimi ve yangın mevzuatı gibi birçok başlık ele alındı.
Binalarda periyodik yangın güvenliği kontrolü

Sempozyumun kapanış oturumunda “Gelişen Teknolojiler ve Değişen İhtiyaçlar Çerçevesinde Bina Yangın Yönetmeliği” konusu görüşüldü.
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Ahmet Karaman’ın başkanlığındaki oturumda, bina yangın yönetmeliğinde yapılması planlanan düzenlemeler değerlendirildi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayram, bina yangın güvenliğinde periyodik kontrol döneminin başlayacağını belirtti. Bayram, binaların belirli aralıklarla yangın güvenliği açısından denetlenmesinin planlandığını ifade ederek, “Bundan sonra hayatımıza binaların yangın güvenliğinin periyodik olarak kontrol edilmesi kavramı giriyor. Artık yangın güvenliği açısından binalarımız araç muayenesi gibi belli periyotlarla kontrol edilecek” dedi.
Yangın güvenlik uzmanları da sistemde yer alacak

Yeni sistem kapsamında itfaiyelerin yanı sıra yangın güvenlik uzmanlarının da görev almasının planlandığını belirten Bayram, uzmanların farklı alanlarda ve kademeli şekilde görev yapacağını söyledi.
Bayram,
“Herhangi bir nedenle itfaiye ekibi binaya giremiyor ve kontrolleri gerçekleştiremiyorsa, bina sahiplerini mağdur etmemek adına yangın güvenlik uzmanlığı sistemini getiriyoruz. İtfaiyeler, yangın güvenlik uzmanlarından yararlanarak yangın güvenlik raporları oluşturabilecek. Yangın güvenlik uzmanları kademeli olacak. Binanın özellikleri ve sistemlerine göre; tesisat, mekanik, elektrik ve mimari alanlarda ya da tehlikeli madde bulunup bulunmamasına göre farklı uzmanlık seviyelerindeki yangın güvenlik uzmanları görev yapacak. Her güvenlik uzmanı her binada görev alamayacak” diye konuştu.
“Sadece müdahaleyi değil, önlemeyi de düşünmeliyiz”

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Ahmet Karaman ise kentlerin büyümesi, teknolojinin gelişmesi ve yeni enerji ile üretim sistemlerinin yaygınlaşmasının yangın risklerini değiştirdiğini belirtti.
İtfaiye teşkilatlarının bu değişime uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan Karaman, “Artık sadece müdahale kapasitesini değil, önlemeyi, hazırlığı ve uzmanlaşmayı da birlikte düşünmek zorundayız” dedi.
Karaman, çoklu afetlerde kurumlar arası koordinasyonun önemine de dikkat çekerek itfaiyenin yalnızca yangınlara müdahale etmediğini ifade etti. İtfaiyenin depremde arama kurtarma, tehlikeli maddelere müdahale ve su baskınlarında teknik kurtarma gibi alanlarda da görev yaptığı belirtildi.
“Daha akıllı, daha hızlı, daha uzman bir yapı”

Karaman, İzmir İtfaiyesi’nin değişen risklere karşı dijital projeler, sertifikasyon süreçleri, ağır arama-kurtarma akreditasyonu ve Ar-Ge çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Karaman, “Hedefimiz sadece daha büyük bir teşkilat kurmak değil. Daha akıllı, daha hızlı, daha uzman ve daha hazırlıklı bir yapı kurmak.
Bunun için insan kaynağından teşkilat yapısına, eğitimden teknolojiye kadar bütün parçaları birlikte geliştirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Elektrikli araçlardan orman yangınlarına

Sempozyumda yangınların önlenmesine yönelik teknolojik çözümler de değerlendirildi. Elektrik kaynaklı yangınlar, elektrik tesisatlarında güvenlik, yangın algılama sistemleri, erken uyarı teknolojileri ve periyodik kontrollerin yanı sıra elektrikli araçlar ile şarj istasyonlarının oluşturduğu yeni riskler gündeme geldi.
Orman ve kırsal alan yangınlarında ilk müdahalenin önemi, yangınların biyoçeşitlilik ve habitatlar üzerindeki etkileri ile yangın sonrası doğa temelli çözümler de uzmanlar tarafından ele alındı.
Yüksek riskli yapılar, oteller ve konaklama tesislerinde yangın güvenliği kapsamında yapı tasarımı, malzeme seçimi, yangın risk analizleri ve sistem entegrasyonu tartışıldı. Yangın ve deprem arasındaki ilişki çerçevesinde ise yangın kapılarının deprem sonrası performansı, betonarme yapılarda yangın hasarları ve yangın tesisatlarında sismik askılama konuları değerlendirildi.
Sempozyumun iki gününde öne çıkan ortak yaklaşım, yangınlarla mücadelenin yalnızca yangına müdahaleyle sınırlı olmadığı yönünde oldu. Risklerin önceden belirlenmesi, yapıların düzenli denetlenmesi, eğitim ve standartların güçlendirilmesi, teknolojinin etkin kullanılması ve kurumlar arası koordinasyonun geliştirilmesinin yangın güvenliğinde temel unsurlar olduğu vurgulandı.




