Özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle yargılanan aşçı hakkında verilen beraat kararı Yargıtay tarafından bozuldu. Yüksek Mahkeme, fotoğrafı çekme ve paylaşma eylemlerinin ayrı ayrı suç oluşturduğunu belirtti.

İş arkadaşının fotoğrafını amirine gönderdi

Özel bir hastanenin mutfağında görev yapan B.D., gece nöbeti sırasında mesai arkadaşı K.M.’nin uyuduğunu fark etti. B.D., uyuyan arkadaşının fotoğraf ve görüntülerini çekerek durumu amirine bildirmek amacıyla gönderdi.

Fotoğrafların paylaşılmasının ardından işyeri yönetimi tarafından K.M. hakkında işlem başlatıldı. Ancak süreç bununla sınırlı kalmadı.

K.M. şikâyetçi oldu

K.M., nöbet sırasında çekilen görüntülerinin izni olmadan üçüncü kişilerle paylaşıldığını belirterek hukuki süreç başlattı. Avukatı aracılığıyla suç duyurusunda bulunan K.M., özel hayatının ihlal edildiğini öne sürdü.

Soruşturmanın tamamlanmasının ardından B.D. hakkında Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

İlk mahkemeden hapis cezası çıktı

Yerel mahkeme, sanık B.D.’nin “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçunu işlediğine hükmetti. Mahkeme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve bazı haklardan yoksun bırakılmasına karar verdi.

Karar, Cumhuriyet Savcısı ile mağdur K.M. tarafından istinafa taşındı.

İstinaf beraat verdi, Yargıtay bozdu

Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanık B.D. hakkında beraat hükmü kurdu.

Bakan Çiftçi açıkladı: Bayram tatilinde 70 kişi hayatını kaybetti!
Bakan Çiftçi açıkladı: Bayram tatilinde 70 kişi hayatını kaybetti!
İçeriği Görüntüle

Ancak kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin önüne geldi. Yüksek Mahkeme, istinaf mahkemesinin beraat kararını bozdu.

“İki ayrı suç oluştu”

Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararında, işyerinde nöbet sırasında uyuyan kişinin görüntülerinin çekilmesi ve daha sonra amire gönderilmesinin iki ayrı suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kararda, söz konusu eylemlerin “görüntü ve seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal” ile “görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal” suçlarını oluşturduğu belirtildi.

Yargıtay, bu nedenle sanık hakkında iki ayrı suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğine işaret ederek beraat kararının bozulmasına hükmetti.

Hukukçular emsal niteliğine dikkat çekti

Hukukçular, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin kararının işyerlerinde yaşanabilecek benzer olaylar açısından emsal niteliği taşıdığını ifade etti.

Karar, iş arkadaşının görüntülerini izni olmadan kaydeden ve bu görüntüleri üçüncü kişilerle paylaşan kişilerin, Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi kapsamında sorumlu tutulabileceğine ilişkin önemli bir içtihat olarak değerlendirildi.

Kaynak: İHA