Bilim dünyası, Ay’ın yaklaşık 4,5 milyar yıl önce Mars büyüklüğünde bir cismin Dünya’ya çarpmasıyla (Theia hipotezi) oluştuğu teorisini ana eksen kabul etse de, Apollo döneminden kalan sınırlı örnekler bu tezi kanıtlamaya yetmiyor. Artemis IV ve önceki görevler, Ay’ın mantosundan taze kaya örnekleri toplayarak uydunun magmatik okyanus geçmişini ve kristalleşme sürecini modern analiz teknikleriyle masaya yatıracak.

Dijital tehditlere karşı en zayıf halka
Dijital tehditlere karşı en zayıf halka
İçeriği Görüntüle

Güney Kutbu: Geleceğin "Yakıt İstasyonu" mu?

Artemis görevlerinin en stratejik hedefi, Ay'ın güney kutbunda kalıcı olarak gölgede kalan kraterler. Bu bölgelerde hapsolmuş durumdaki su buzunun;

  • Saflık derecesi,

  • Regolit (Ay toprağı) ile karışım oranı,

  • Ekonomik olarak çıkarılabilirlik durumu araştırılacak. Eğer bu su, hidrojen ve oksijene ayrıştırılabilirse; Ay sadece bir gözlem noktası değil, Mars yolculukları için bir "uzay yakıt istasyonu" haline gelecek.

Artemis

Ay’ın İç Yapısı ve Gizemli Sarsıntılar

Apollo sismometreleri Ay’ın "canlı" olduğunu ve depremler yaşandığını kanıtlamıştı. Ancak bu veriler dar bir alanla sınırlıydı. Artemis kapsamında kurulacak yeni sismik ölçüm ağları, Ay’ın çekirdek büyüklüğünü ve mantosundaki ısı dağılımını ilk kez bu kadar net haritalandıracak. Ayrıca, Ay’ın neden bir yüzünün düz (bazaltik), diğer yüzünün ise engebeli olduğuna dair "asimetri gizemi" de bu verilerle çözülmeye çalışılacak.

Artemis 1111

Manyetik Geçmişin Bilmecesi

Küçük boyutuna rağmen Ay’ın geçmişte nasıl güçlü bir manyetik alana sahip olduğu, bilim insanlarını en çok şaşırtan konulardan biri. Artemis astronotları, farklı bölgelerden alacakları örneklerle Ay’ın iç dinamosunun ne zaman durduğunu ve uydunun radyasyona karşı bir zamanlar nasıl korunduğunu araştıracak.

Kaynak: HABER MERKEZİ