İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Küresel Sumud Filosu'ndaki gemilere İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin soruşturmada iddianame düzenlendi.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan ve kamuoyunda "Küresel Sumud Filosu" olarak anılan sivil deniz organizasyonunda yer alan gemilere, uluslararası sularda seyir halinde bulundukları sırada İsrail güvenlik unsurlarınca hukuki meşruiyeti bulunmayan, ağır ve sistematik nitelik taşıyan silahlı müdahalede bulunulduğu hatırlatıldı.
Açıklamada, söz konusu müdahaleyle gemilerin zorla durdurulması, sivillerin cebir ve şiddet kullanılarak alıkonulması, fiziksel saldırıya uğramaları ve insan onuruyla bağdaşmayan muamelelere maruz bırakılmaları suretiyle uluslararası hukukun en temel normlarının açık ve ağır ihlali niteliğinde olduğu kaydedildi.
Yürütülen soruşturma kapsamında, söz konusu eylemlerin planlanması ve icrasında rol aldıkları tespit edilen ve bir kısmı hakkında yakalama kararı bulunan 35 şüpheli hakkında, "insanlığa karşı suç", "soykırım", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "kasten yaralama", "eziyet", "nitelikli yağma", "mala zarar verme" ve "ulaşım araçlarının alıkonulması" suçlarından iddianame düzenlendiği belirtildi.
Ne olmuştu?
İsrail ordusu, 1 Ekim 2025'te Gazze'ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na saldırmış ve filodakileri yasa dışı şekilde alıkoymuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, saldırının ardından uluslararası sularda Türk vatandaşlarının alıkonulmasına ilişkin "Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ndeki düzenlemeler", Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 15. maddesindeki yetki kuralları ve Türk Ceza Kanunu'nun 12. ve 13. maddelerindeki görev kuralları çerçevesinde "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması", "nitelikli yağma", "mala zarar verme" ve "eziyet" suçlarından soruşturma başlatmıştı.





