Bizimizmir Homeros Ödülleri, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen törenle beşinci kez sahiplerini buldu. İzmir’in sanat, edebiyat, kültür, spor ve farklı alanlardaki değerlerinin ödüllendirildiği geceye 1000’in üzerinde İzmirli katıldı. Törende Nalan Altınörs’ün seslendirdiği “Bir Başkadır Benim Memleketim” şarkısına salonu dolduran davetliler de eşlik etti.
1000’in üzerinde İzmirli katıldı

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen törene Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İl Sivil Toplum İlişkileri Müdürü Turgay Esen ve İKSEV Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper’in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.
Gecenin sunuculuğunu Bizimizmir Medya Kültür Sanat Editörü Aylin Akdoğan ile protokol törenlerinin sunucusu Tufan Candemir üstlendi. İsviçre’nin Lozan kentindeki Haute École de Musique de Lausanne’da Prof. Letizia Belmondo’nun arp sınıfında eğitimini sürdüren Zeynep Duru Güleç, açılışta gerçekleştirdiği arp dinletisiyle geceye başladı.
Program, gecenin destekçileri ile ana sponsoru Gage Grup’a teşekkür plaketlerinin verilmesiyle devam etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Stillo Hotel, Noya Prodüksiyon, Kişiye Özel Terzi Metin Kök, Modacı Jeyan Gedik, Can Dijital, Çağlar Organizasyon, Stüdyo Zeki, Lacivert Bilişim ve İya Tekstil destek veren kurum ve kuruluşlar arasında yer aldı.
21 kişi ve kuruma ödül verildi

Ödül töreninde, beşinci yıl dolayısıyla sayıları 150’yi bulan Seçici Kurul üyelerine de teşekkür plaketleri takdim edildi. Bizimizmir Homeros Ödülleri Başkanı Mehmet Kurt’un “Seçici Kurul ordusu” olarak nitelendirdiği kurul üyelerinin ödüllendirilmesinin ardından farklı kategorilerdeki ödüller sahiplerine verildi.
Sahne Sanatları kategorisinde tiyatro dalında Hülya Savaş ödül aldı. Türk Halk Müziği dalındaki ödül, törene katılamayan Cengiz Özkan adına oğlu Yunus Özkan’a verildi. Klasik Müzik-Pop-Caz dalında ise konseri nedeniyle geceye katılamayan orkestra şefi Murat Cem Orhan’ın ödülünü kayınpederi Barış İpeklioğlu teslim aldı.

Plastik Sanatlar kategorisinde resim dalında Fahri Sever, heykel dalında Cahit Koççoban, cam seramik dalında Prof. Dr. Beril Anılanmert ödüle layık görüldü. Edebiyat kategorisinde roman dalında Osman Akbaşak, şiir dalında Oğuz Tümbaş ödül aldı.
Turizm dalındaki ödül ÇEŞTOB Başkanı ve turizmci Orhan Belge’ye, sağlık dalındaki ödül Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Vekili ve Hastane Başhekimi Prof. Dr. Emin Karaca’ya verildi. Ekonomi dalında Uçak Kardeşler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak ödülün sahibi oldu.
Yaşam kategorisinde emekli matematik öğretmeni Gülfer Keskin ile avukat Neşe Can Hürtürk, sivil toplum kuruluşları kategorisinde Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ödüllendirildi. Spor dalında Göztepe Spor Kulübü Onursal Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Sepil, fotoğraf dalında emekli foto muhabiri ve fotoğrafçı Aykut Fırat, eğitim dalında ise Yasemin Reşitoğlu ödül aldı.
Ege Telgraf ve Altan Altın’a Homeros Onur Ödülü
Bu yıl kuruluşunun 67’nci yılını kutlayan Ege Telgraf Gazetesi ile Uluslararası İzmir Araştırmaları Merkezi tarafından 25 yılda bir verilen “İzmir Ödülü” de törende takdim edildi.
Kent tarihçisi Altan Altın, kent tarihi ve son olarak Bornova Homeros Mağaraları üzerine yazdığı kitabıyla Homeros Onur Ödülü’nün sahipleri arasında yer aldı. Voleyboldaki başarılarıyla Türkiye A Millî Kadın Voleybol Takımı’nı oluşturan Filenin Sultanları’na da aynı ödül verildi.
Filenin Sultanları’nın ödülünü Türkiye Voleybol Federasyonu İzmir Temsilcisi Fikret, İzmir’de 21 Kasım’da oynanacak ve kaptan Eda Erdem Dündar’ın da yer alacağı Aras Kargo maçı öncesinde takdim edilmek üzere aldı.
Nalan Altınörs’ten salonda koro oluşturan şarkı
Doğa ve Çevre kategorisinde Hayvanlar İçin Projeler Derneği (HİPDER) Başkanı Melih Kangaloğlu’nun ödülünün, törene katılmaması nedeniyle ödüllendirme kuralları gereği iptal edildiği belirtildi.
Türk Müziği dalında ödül alan Nalan Altınörs ise gecenin dikkat çeken anlarından birine imza attı. Teşekkür konuşmasının ardından “Bir Başkadır Benim Memleketim” şarkısını seslendirmeye başlayan Altınörs’e salondaki 1000’in üzerinde davetli eşlik etti. Ellerinde Türk bayraklarıyla şarkıya katılan davetliler, salonda büyük bir koro oluşturdu.
Mehmet Kurt: Bir kenti marka yapan yetiştirdiği değerlerdir
Gecenin açılış konuşmasını yapan Bizimizmir Homeros Ödülleri Başkanı Mehmet Kurt, bir kenti marka yapan unsurların binalar ve yollar olmadığını belirterek İzmir’in simgesinin de yalnızca saat kulesi ve palmiye ağaçlarıyla sınırlı olmadığını söyledi.
Kurt, “Bir kenti marka yapan yetiştirdiği değerler ve bıraktığı mirastır! Yani Homeros’tur ve bugün dünyanın en büyük ozanının doğduğu topraklarda, Homeros ve İzmir sevdalılarıyla bir arada olmaktan büyük onur ve gurur duyuyorum" dedi.
Çalışmaların başlangıcına ilişkin bilgi veren Kurt, Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı Başkanı Oğuz Aydemir ile yaptığı röportajın kendisini etkilediğini anlattı. Aydemir’in Londra’daki British Museum’dan aldığı Homeros büstünü 100 adet çoğaltarak kentin önde gelen isimlerine hediye ettiğini belirten Kurt, dünyaca ünlü marka danışmanı İsveçli Christer Asplund’un İzmir’e ilişkin değerlendirmesinin de kendisini harekete geçirdiğini ifade etti.
Kurt, Asplund’un sözlerini şöyle aktardı: “‘Memphis’te Elvis Presley için yüz binler akın ediyor ama siz dünyanın en büyük ozanı homeros’u kendi şehrinde yaşatamıyorsunuz. İzmir denince akla 10 saniye içinde gelecek en güçlü markası, simgesi Homeros olmalıdır.’”
Homeros’un İzmir’in simgesi olarak daha fazla tanıtılması gerektiğini dile getiren Kurt, kentin giriş ve çıkışlarının Homeros heykelleri ve büstleriyle donatılması çağrısında bulundu. Kurt, belediyeler ve diğer kurumların özellikle yurt dışından gelen konuklara Homeros büstü armağan etmesini de önerdi.
Mümtaz Öktem’den saat kulesi açıklaması
Gecede Homeros Derneği Kurucu Başkanı Mümtaz Öktem de İzmir’in simgesi tartışmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Türk Müziği sanatçısı Nalan Altınörs’ün ödülünü takdim eden Öktem, İzmir’in tarihinin yalnızca 1901 yılında yapılan Saat Kulesi üzerinden temsil edilmesine karşı çıktı.
Öktem, “Kıymetli dostlar, İzmir'in simgesi dediğimizde 1901 yılında yapılmış bir Saat Kulesi ile İzmir'i simgelendirmeye çalışıyoruz 8750 yıllık tarihten bahsederken. İzmir bu ayıptan kurtulmalı. Burası bir Cumhuriyet kenti; Abdülhamid'in anısına yapılmış, 25 metre boyundaki, Raymond Pere tarafından eskizleri çizilmiş, taşları Marsilya'dan getirilmiş, saatleri Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından hediye edilmiş, İzmir'le hiçbir ilgisi olmayan ve senelerdir bunu simge yapanların İzmir adına özür dilemelerini bekliyorum." dedi.





