26 Temmuz 1922’de başlayan ve 30 Ağustos’ta büyük bir zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 103. yılında Çeşme’de büyük bir coşku vardı. Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Anıtı’na konulan çelenk sunma törenleriyle başlayan kutlamalar Fener Alayı ile zirveye çıktı. Çeşmeliler gerçekleştirilen Fener Alayı ile 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutladı. Çeşme Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Fener Alayı’nda vatandaşlar ellerinde bayrak ve meşalelerle Uğur Mumcu Parkı önünden Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü.
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli; “Hepimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, bize bu vatanı bırakmak için canlarıyla, kanlarıyla bedel ödeyen atalarımızdan kalan en büyük miras; Atatürk’ün en büyük eseri olan Cumhuriyetimizin kuruluşunun ilk büyük adımı Zafer Bayramımızda sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
Cumhuriyet sadece bir yönetim biçimi değil; eşitlik, özgürlük, adalet demektir. Cumhuriyet, çocuklarımızın mutluluğu, gençlerimizin idealleri, kadınlarımızın azmidir. Biz çocuklarımıza, gençlerimize, kadınlarımıza özgürce yaşayacakları yarınlar sunan bir devrimin eseridir. Cumhuriyet, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden herkesin eşit haklara sahip olduğu bir yaşamın teminatıdır.
Bugün bu haklarla herkes, hak ve özgürlüklerinden eşit bir şekilde yararlanabiliyorsa, ben de Çeşme’nin ilk kadın belediye başkanı olarak bugün karşınızda bulunabiliyorsam, bunu bizler için, bizlerin bugünleri için mücadele eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşları sayesindedir.
Bugün bu değerleri yaşatmanın, çocuklarımıza ve gençlerimize Atatürk ilke ve inkılaplarının ışığında bir gelecek bırakmanın sorumluluğunu yüreğimizde hissediyoruz.
Bizler de Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında büyük başarılara ulaşmak için daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz.
Atamızın Gençliğe Hitabesinde aslında biz gençlere şöyle seslenir ama ülkemizde yaşayan ve tüm gençlere ve genç kalanlara seslenir. Der ki:
“Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
İşte biz, Cumhuriyetimizin değerlerini bizlere tahsis eden, bu yolda bedel ödeyen, ödemekte olan ve aslında özgürlük mücadelemizin hiç bitmediği günlerde dün de bugün de hiç vazgeçmeden mücadeleye devam edeceğiz.
Biz Çeşme’mizde hiçbir görüşü ayırmaksızın herkesin evinde, yuvasında hissedebildiği; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayalini kurduğu ve gerçekleştirdiği o büyük ideallerin bir parçasını bugün Çeşme’de yaşıyoruz. Bunu sonuna kadar yaşatmaya devam edeceğiz.
Var olsun, sağ olsun bu ülke uğrunda canını feda edenler!
Var olsun, sağ olsun bugün bizler için Silivri zindanlarında bedel ödeyenler.
Zafer Bayramımız kutlu olsun.”