Çeşme Kalesi’nde düzenlenen “Kültür Sofrası” etkinliğinde, Türk mutfağının tarihî lezzetleri tanıtıldı. Yiyecek İçecek Hizmetleri öğretmeni Aziz Yoldaş, öğrencileriyle hazırladığı yemeklerin geçmişi, kullanılan malzemeleri ve yapılışına ilişkin bilgi verdi.
Tutmaç çorbasının kökeni Orta Asya’ya uzanıyor

Tutmaç çorbasının geçmişinin Orta Asya’ya dayandığını belirten Yoldaş, erişte, bakliyat ve yoğurtla hazırlanan yemeğin Türklerin göçebe ve yarı göçebe yaşamıyla bağlantılı olduğunu anlattı. Kurutulmuş eriştenin uzun süre saklanabilmesi ve yoğurt ile bakliyatın birlikte kullanılması, dönemin yaşam koşullarına uygun bir beslenme biçimi olarak öne çıktı.
Yoldaş, tutmaç çorbasının Kaşgarlı Mahmud’un Divânu Lugâti’t-Türk adlı eserinde de geçtiğini ifade etti. Anadolu’da farklı malzemelerle çeşitlenen çorbanın Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de tüketildiğini belirten Yoldaş, yeşil mercimek, sarımsak ve nane gibi malzemelerle hazırlanan farklı tariflerin bulunduğunu aktardı.
Mutancana farklı lezzetleri buluşturuyor

Osmanlı mutfağının Edirne yöresiyle anılan yemeklerinden mutancanayı da tanıtan Yoldaş, tarifte genellikle kuzu eti, kuru meyveler ve badem kullanıldığını söyledi. Yemeğin hazırlanışını şu sözlerle anlattı: “Orijinalinde kuzu eti arpacık soğanı ile tereyağında sotelendikten sonra önceden sıcak su ile ıslatılmış kuru kayısı, razakı üzüm, kurutulmuş mürdüm eriği, kuru incir ve soyulmuş iç badem eklenerek hazırlanır.”
Bal, tuz ve sumakla tatlandırılan mutancananın tatlı, ekşi ve tuzlu tatları bir araya getirdiğini belirten Yoldaş, yemeğin safranlı pilav eşliğinde de servis edilebildiğini kaydetti.
Tarihî yemek kitaplarında da yer alıyor
Mutancananın tarihî kaynaklardaki izlerine de değinen Yoldaş, Kitâbü’t-Tabîh ve Kitâb-ı Me’kûlât adlı yemek kitaplarında mutancanayla ilişkilendirilen tariflerin bulunduğunu aktardı.
Aziz Yoldaş ve öğrencilerinin hazırladığı tutmaç çorbası ile mutancana, Kültür Sofrası etkinliği boyunca katılımcılara ikram edildi.




