Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından düzenlenen “4. Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi”nde ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şişli’de bir otelde gerçekleştirilen zirveye Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile sendika başkanları ve üyeleri katıldı.
Yılmaz, program dönemi sonunda millî gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, kişi başına gelirin 25 bin dolara, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti.
“Program dönemi sonunda millî gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, kişi başına gelirimizi 25 bin dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı amaçlıyoruz”
Küresel büyümede artış beklentisi

Dünyanın farklı çatışmaların ve ekonomik hesaplaşmaların yaşandığı bir dönemden geçtiğini ifade eden Yılmaz, küresel büyümenin bu yıl yüzde 3 civarında kalmasının beklendiğini söyledi. Türkiye’nin başlıca ticaret ortaklarının büyüme tahmininin ise yüzde 1,6 seviyesinde olduğunu aktardı.
Yılmaz, uluslararası kuruluşların 2027 yılına ilişkin büyüme tahminlerinin daha olumlu olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:
“2027 yılında küresel büyümenin yüzde 3’ten yüzde 3,4’e çıkacağı tahmin ediliyor. Bu iyi bir şey. Ticaret de aynı şekilde, bu sene yüzde 3,5 civarında, gelecek sene herhalde 4,5’lar olur diye bir tahmin var, uluslararası tahminler var. Dünya ticaretindeki artışın yüzde 4,3’e geleceği tahmin ediliyor. Başlıca ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini gelecek yıl için yüzde 2,8. yüzde 1,6’dan yüzde 2,8’e yükseliyor. Bu bizim için iyi bir haber”
2026 büyüme tahmini yüzde 3,3

Enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş ile ticaret ortaklarındaki yavaşlamanın Türkiye ekonomisini etkilediğini belirten Yılmaz, enerji ithalatının bu yıl 63 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkmasının beklendiğini söyledi. Dış ticaret açığının da 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükseldiğini ifade etti.
Yılmaz, 2026 yılı için büyüme beklentisinin yüzde 3,3 olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu sene için 3,3 büyümesini öngörüyoruz. İlk yarıda 2,5 civarında bir büyüme ilk altı ayda gerçekleşmişti. İkinci altı ayda, özellikle üçüncü çeyrekte biraz daha ivmelenme bekliyoruz. Üçüncü çeyrekteki olumlu gelişme yıl ortalamamızı da daha iyi bir noktaya taşıyacak diye bekliyoruz. Büyümemizi 3,3 tahmin ediyoruz. Dünyanın, bölgemizin şartlarıyla baktığımızda son derece önemli bir performans. Tarihi ortalamalarımızın altında olabilir ama bugünkü şartlarda oldukça iyi bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim”
Millî gelirde 1,8 trilyon dolar beklentisi

Yılmaz, yıl sonu itibarıyla millî gelirin ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasının beklendiğini, kişi başına gelirin de 20 bin doların üzerine çıkacağını açıkladı. Yıllıklandırılmış ihracatın 280 milyar dolara ulaştığını belirten Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının bu yıl ilk kez 400 milyar doları aşacağını söyledi.
Orta-yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içindeki payının son üç yılda yüzde 40’tan yüzde 44,1’e yükseldiğini aktaran Yılmaz, büyümede toplam faktör verimliliğinin katkısına da dikkat çekti.
Enflasyonun en önemli gündem maddesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, Mayıs 2024’te yüzde 75,5 seviyesine çıkan enflasyonun Ağustos 2026’da yüzde 31,5’e gerilediğini belirtti. Savaşın enerji, ulaştırma ve emtia fiyatları üzerindeki etkisinin enflasyonda geçici bir yataylaşmaya neden olduğunu ifade etti.
Enflasyonla mücadele ve sosyal konut vurgusu
Yılmaz, savaşın enflasyon üzerindeki etkisinin yaklaşık 7 puan olduğunu belirterek yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4 olduğunu söyledi. Gelecek yıl enflasyonun yüzde 21 seviyesine düşürülmesinin hedeflendiğini aktardı.
Sosyal konut çalışmalarına da değinen Yılmaz, 500 bin konut ve kiralık konut kampanyasının sürdüğünü, sosyal konut ödeneklerinin ise 100 milyar liradan 250 milyar liraya çıkarıldığını ifade etti.
Türk lirasının toplam mevduat içindeki payının son 3-4 yılda yüzde 31,6’dan yüzde 61,5’e yükseldiğini belirten Yılmaz, kur korumalı mevduat mekanizmasının da sona erdirildiğini söyledi. Merkez Bankası rezervlerinin 184,2 milyar dolar seviyesinde olduğunu aktardı.
2029’da büyüme hedefi yüzde 5
Yılmaz, büyüme oranının 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Program dönemi sonunda ekonomik büyüklüğün 2,2 trilyon dolar seviyesine, kişi başına gelirin 25 bin dolar bandına, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolar seviyesine çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti.
Yılmaz, enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesinin ve üç yıllık dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasının planlandığını ifade etti. İşsizlik oranının ise dönem sonunda yüzde 7,6’ya düşürülmesinin hedeflendiğini söyledi.
“2027'de bütün bu gelişmelerle bugün 3,3 tahmin ettiğimiz bu yılki büyümenin 4,2'ye çıkacağını düşünüyoruz. Bu yüksek bir büyüme mi? Tarihsel ortalamalarımızın bir miktar altında; 4,8 yanlış hatırlamıyorsam tarihsel ortalamamız, bir miktar altında. Potansiyel büyümemizin bir miktar altında. Ama enflasyonla mücadele ettiğimiz bir dönemde de bu normal. Büyümeyle enflasyonu birlikte düşünmek durumundayız. Bu rakamın 2028'de 4,6'ya, 2029'da 5'e ulaşmasını bekliyoruz büyüme rakamımızın. Dönem sonunda, 2029 yılına geldiğimizde ekonomik büyüklüğümüzün 2,2 trilyon dolar seviyesine ulaşacağını, kişi başına gelirimizin 25 bin dolar bandına çıkacağını, mal ve hizmet ihracatımızın ise 450 milyar seviyesine ulaşacağını tahmin ediyoruz, hedefliyoruz. Ve enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere ulaştırmayı planlıyoruz bu dönemde. İstihdam olarak da bu 3 yıllık dönemde 2,1 milyon ilave istihdam öngörüyoruz. Hem büyümeyle hem de diğer iş gücü piyasasına ilişkin çalışmalarımızda, aktif iş gücü programlarımızla, çok yönlü yine politikalarımızla istihdamda da ciddi bir artış öngörüyoruz. Ve işsizlik oranımızı bugün 8,1 civarında, uzun süredir tek hanede -bu sevindirici bir durum- 7,6'ya dönem sonunda işsizliğimizi düşürmeyi hedefliyoruz”




