Türkiye’de son aylarda artan enerji fiyatları hem elektrik hem de doğalgaz faturalarını ciddi şekilde yükseltti. Bu durum, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşları ekonomik olarak zorlarken, siyasi tartışmaları da beraberinde getiriyor. CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Ednan Arslan, enerji zamlarının ardındaki mekanizmayı eleştirerek zamların geri alınması çağrısında bulundu.

Arslan, özellikle BOTAŞ tarifeleri üzerinden yapılan zamların tüketiciyi değil, dağıtım şirketlerini koruduğunu savundu. Elektrik ve doğalgazda son yıllarda yapılan zamların boyutlarını açıklayarak, mevcut uygulamayı “algı yönetimi” olarak nitelendirdi.

Elektrik ve doğalgaz zamları endişe yaratıyor

Ednan Arslan, son yıllarda elektrik ve doğalgaz faturalarında yaşanan artışlara dikkat çekti. 2022’den bu yana elektrik faturalarındaki dağıtım bedelinin yüzde 633 arttığını belirten Arslan, doğalgazda ise zam oranının yüzde 275 seviyesine ulaştığını ifade etti.

Bu rakamlar, vatandaşların bütçelerini ciddi şekilde zorlayan bir tabloyu ortaya koyuyor. Arslan’a göre, zamların arkasındaki gerekçe çoğu zaman şeffaf değil ve vatandaşın enerjiye erişimi yerine şirketlerin kârları öncelik kazanıyor.

“Bu bir enerji yönetimi değil, algı yönetimi”

Arslan, yapılan zamların temel amacının enerji yönetimi olmadığını vurguladı. Mevcut politikaları eleştirerek, şunları söyledi:

“Bu bir enerji yönetimi değil, algı yönetimidir. Zamlar geri alınmalı.”

İzmir’in 'Yeşil Dönüşüm' hamlesi: Atıktan enerjiye, evden geleceğe
İzmir’in 'Yeşil Dönüşüm' hamlesi: Atıktan enerjiye, evden geleceğe
İçeriği Görüntüle

Bu ifadeyle Arslan, enerji politikalarının şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmediğini ve fiyat artışlarının siyasi ve algısal bir araç olarak kullanıldığını savundu.

BOTAŞ tarifeleri ve dağıtım şirketleri

Arslan, özellikle BOTAŞ tarifeleri üzerinden yapılan zamların tüketiciyi değil, dağıtım şirketlerini koruduğunu belirtti. Elektrik ve doğalgaz piyasasında dağıtım bedellerinin sürekli artırılması, tüketici açısından ciddi mali yük oluşturuyor.

Uzmanlar, benzer durumlarda şeffaf fiyatlandırma ve düzenleme mekanizmalarının hayati önem taşıdığını belirtiyor. Arslan’ın eleştirisi, fiyatların sadece serbest piyasa koşullarıyla değil, düzenleyici ve dağıtımcı şirketlerin politikalarıyla şekillendiğine işaret ediyor.

Arslan’ın açıklaması şu şekilde:

“Karadeniz’de doğalgaz bulduk masallarından, Hürmüz Boğazı zammına: AKP’nin çöken enerji yönetimi ile karşı karşıyayız. AKP’nin dostu Trump Amerika’sı ve ticareti kesip kesmediğini doğru düzgün açıklayamadığı İsrail’in komşumuz İran’a saldırıları sonucu; İran’dan ülkemize gelen doğalgazın kesildiği iddiaları üzerine arz güvenliğimizde sıkıntı yaşanmayacak diye açıklama yapanlara verdiğimiz soru önergesi daha cevaplanmadan enerjide zam yağmuru yaşıyoruz.

BOTAŞ’ın açıkladığı yeni tarifeye göre konutlarda kullanılan doğalgazın m3 fiyatı 7.77 liradan 10.625 liraya zamlandı. Yani yaklaşık %37 zam geldi. Ayrıca BOTAŞ’ın açıkladığı yeni tarifede konut tüketicileri için kademeli uygulamaya geçildi. Her il için son 5 yıllık ortalama tüketim verileri baz alınarak hesaplanacak aylık tüketim limitini geçen konut kullanıcılarının doğalgaz tarifesi ise m3 başına 18 lira olacak. Yani %132 zam.

Sanayide kullanılan ve elektrik üretim amaçlı kullanılan doğalgaz ise m3 başına 15 liradan 18 liraya zamlandı. Zam oranı %20.

Elektrik faturalarına yapılan zam ise ayrı bir garabet. Ortalama piyasa takas fiyatları son 3-4 aydır düşmekte. Buna karşın ulusal tarifeye zam yapılıyor. Yapılan zam aslında enerji bedeline değil, dağıtım şirketlerinin cebine giren dağıtım bedeline.

Aylık 239 kWh elektrik tüketimi olan bir mesken kullanıcısı 619 TL fatura ödemekteydi, Dağıtım bedeline yapılan zam ile artık 774 TL ödeyecek. Aylık tüketimi 332 kWh olan bir mesken kullanıcısı ise 1290 lira elektrik faturası ödemekteydi, yapılan zamla birlikte 1613 lira ödeyecek. kWh başına 1.84 TL olan dağıtım bedeli artık 2.42 TL. Yandaş şirketlerin tahsilatına yapılan zam oranı %32. 240 kWh tüketimi aşmayan mesken kullanıcılarının faturasında her 100 liranın 75 lirası dağıtım şirketlerinin cebine, 15 lirası enerji bedeline, 1 lirası Belediye payına ve 9 lirası da vergiye gidiyor.

Dünyada enerji fiyatları düştüğünde bu düşüşü faturalara yansıtmayanlar, dağıtım bedellerini artırarak yandaş şirketleri sübvanse etmişti. Sübvansiyon masalları ile Son Kaynak Tedarik Tarifesi üzerinden vatandaşa pahalı elektrik kullandıranlar, bu kez de ulusal tarifeye zam yaptı. Üstelik enerji bedeline zam gelmedi. Zam yine dağıtım şirketlerinin kasasına giden dağıtım bedellerine.

Peki neden dağıtım şirketlerinin kasasına giden dağıtım bedellerini düşürerek vatandaşın faturasının artmasını engellemediler? Neden bu yandaş şirketler elini taşın altına koyup karlarından kısmıyorlar da vatandaşın faturası zamlanıyor? Çünkü AKP iktidarı vatandaşı değil, yandaş dağıtım şirketlerini düşünüyor. AKP iktidarı krizleri yönetemediği için ilk fırsatta faturayı vatandaşa kesiyor.

Devleti şirket gibi yönetenler, kademeli tarifeler, anlaşılması zor uygulamalar ile vatandaşı, elektrik ve doğalgazda özel dağıtım şirketlerinin insafına bırakırken, bir yandan da sübvansiyon masalları anlatıyorlardı. Enflasyonu TÜİK eliyle düşük açıklayanlar aynı gün enerji zamları ile aklımızla alay ediyorlar.

Dağıtım Bedeli 2022 aralık ayında 0.33 liraydı, bugün 2.42 lira. Konutlarda kullanılan Doğalgazın m3 fiyatı 2022 yılında 4.8 liraydı, bugün 1. Kademe 10.625 lira 2. Kademe 18 lira. 2023-2026 arasında geçen 3 yılda ne yaşandı da vatandaşlarımız bu fahiş zamlarla karşı karşıya bırakıldı? Bu zamları yandaş şirketlerin hırsı ve karı dışında hiçbir şey açıklayamaz.

Bunun adı enerji ve ekonomi yönetimi değil, algı yönetimidir. Atanmış bakanlar algı yönetimini bırakıp, halkın sorunlarına gerçek çözümler üretmelidir. Mesken kullanıcıları için 2022’den bugüne; Dağıtım Bedeline yapılan %633’lük ve Doğalgaza yapılan %275’lik zamlar geri alınmalıdır. Vatandaşın sırtına binmeyi bırakın.”

Kaynak: HABER MERKEZİ