CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, son dört ay içerisinde Ankara’dan CİMER’e yapılan bazı başvurulara dikkat çekti
Kılıç, söz konusu başvurularda yurttaşların ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle yaşamlarına son vermekten söz ettiğini belirterek, yaşanan tablonun artık yalnızca ekonomik sorunlarla açıklanamayacağını söyledi.
“Sadece dört ayda, sadece Ankara’dan…”
CİMER’e yansıyan başvuruların Türkiye’deki ekonomik ve sosyal tablonun bir göstergesi olduğunu ifade eden Kılıç, şöyle konuştu:
“Bugün CİMER’e yansıyan başvurular üzerinden de birkaç örnek vermek istiyorum. Türkiye’nin derinleşen ekonomik buhranının, toplumsal çöküşünün ve büyüyen çaresizliğinin kaydı bunlar. Çünkü bu ülkede yurttaşlar artık yalnızca geçim sıkıntısı yaşamıyor. O eşik çoktan uçtu gitti, çoktan aşıldı. Artık yurttaşlar duyulmamanın, görülmemenin ve 25 yılı aşkın yanlış ekonomi ve sosyal politikalar sonucunda yalnız bırakılmanın ağırlığı altında inim inim inliyorlar.”
Başvuruların son dört ay içerisinde Ankara’dan yapıldığını belirten Kılıç, bazı yurttaşların yaşamlarına son vereceklerini CİMER üzerinden bildirdiklerini söyledi.
“Ne yazıyor biliyor musunuz? Yurttaşlar yaşadığı çaresizlik nedeniyle ya Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde ya Kızılay’da ya hastane önünde ya AK PARTİ Genel Merkezi önünde ya da Cumhurbaşkanlığı önünde yaşamlarına son vereceklerini yazmışlar tek tek. Bir yurttaş ekonomik nedenlerle kendisini yakacağını söylüyor. Bir emekli, aylığı yetmediği için eşiyle birlikte intihar edeceğini söylüyor. Bir terörle mücadele gazisi yıllardır çözüm bulamadığı için yaşamına son vereceğini söylüyor. Bir evlat annesinin ilacını yazdıramadığı için hastane önünde intihar edeceğini söylüyor. Bunlar bizim ulaşabildiğimiz birkaç örnek. Sadece dört ayda, sadece Ankara’dan bu örnekler verilmişse düşünün ki Türkiye’de insanlar nasıl inim inim inliyor bu zorlu yaşam koşulları altında"
“Bu insanları bu noktaya bu iktidar getirdi”
Kılıç, insanların durup dururken ölümü gündeme getirmeyeceğini savunarak ekonomik ve sosyal sorunların yurttaşları ağır bir çaresizlikle karşı karşıya bıraktığını söyledi.
“Hiçbir insan durup dururken ölümü konuşmaz. Hiç kimse durup dururken ‘Kendimi yakacağım.’ demez. Kimse artık ‘Yaşamak istemiyorum.’ demez. Bu insanları bu noktaya bu iktidar getirdi. 25 yıldır ülkeyi yönetiyorsunuz, 25 yıldır sorunları görmezden geliyorsunuz ve yoksulluğu yönetmeye devam ediyorsunuz. Bu anlayışla da doğru bir ekonomik düzen kuramıyorsunuz.”
“Bunun adı artık ekonomik kriz değildir”
Ekonomik sorunların toplumun farklı kesimlerinde ağır sosyal sonuçlar doğurduğunu belirten Kılıç, konuşmasında geçim sıkıntısının günlük yaşam üzerindeki etkilerine de değindi.
“Asgari ücret daha insanların cebine girmeden kiraya, faturaya ve kredi borçlarına gidiyorsa, emekliler markette peynirin gramını hesaplıyorsa, gençler bir kafede oturup çay içip içmeyeceğini düşünüp onu lüks görüyorsa, üniversite öğrencileri barınamadığı için eğitim hayatını yarıda bırakıyorsa ve öğretmenler ‘Çocukların aç geldiğini biliyorum ama elimden bir şey gelmiyor.’ demeye başlamışsa bunun adı artık ekonomik kriz değildir, bu ağır bir sosyal yıkımdır.”
“Her zaman bir umut vardır”
Kılıç, konuşmasının sonunda Cumhuriyet Halk Partisi’nin yurttaşların yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.
“Fakat buna rağmen her zaman bir umut vardır, bir çıkış yolu vardır. Bu ülkenin görünmeyenlerinin, duyulmayanların, yoksullaştırılanların ve çaresiz bırakılanların yanında dün olduğu gibi bugün de yarın da Cumhuriyet Halk Partisi vardır.”




