Cilt; güneş ışınları, yaş alma, akne izleri ve çevresel etkenler nedeniyle zamanla yıpranabiliyor. Bu yıpranmayı azaltmak ve cildin kendini onarma sürecini desteklemek amacıyla uygulanan fraksiyonel karbondioksit lazer yöntemi, son yıllarda dikkat çeken tedaviler arasında yer alıyor.
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Solak, fraksiyonel karbondioksit lazerin kontrollü ve etkili bir cilt yenileme yöntemi olduğunu vurguladı.
Kontrollü yenilenme süreci
Tedavinin çalışma prensibini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Bu yöntemde lazer ışını cildin tamamına değil, cilt üzerinde çok küçük ve kontrollü alanlara uygulanır” dedi.
Lazerin oluşturduğu mikro alanlar sayesinde cildin kendini onarmaya başladığını belirten Solak,
“Lazerin oluşturduğu bu mikro alanlar sayesinde cilt kendini onarmaya başlar. Bu iyileşme sürecinde kolajen üretimi artar ve cilt zamanla daha canlı, daha pürüzsüz ve daha toparlanmış bir görünüm kazanır. Tedavinin amacı cildi yormadan, kontrollü şekilde yenilenmesini sağlamaktır” ifadelerini kullandı.
Hangi durumlarda tercih ediliyor
Fraksiyonel karbondioksit lazerin kullanım alanlarına değinen Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Sivilce izleri, Skar (Yara ve iz) tedavisi, İnce çizgiler ve kırışıklıklar. Güneşin ciltte oluşturduğu yıpranma. Cilt tonu ve doku düzensizlikleri. Cildin genel kalitesini artırmak amacıyla güvenle uygulanabilir” diye konuştu.
Seans sayısı kişiye göre belirleniyor
Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Solak, “Tedavi genellikle ayda bir seans olacak şekilde planlanır. Çoğu kişide 1-3 seans yeterlidir” dedi.
Seans sayısının kişiye özel planlandığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Fakat cildin yapısına, lezyonun derinliğine ve hedeflenen sonuca göre seans sayısı kişiye özel olarak belirlenir. Bazı kişilerde ilk seansın sonrasında dahi gözle görülür bir iyileşme fark edilebilir” ifadelerine yer verdi.
Uygulama süreci ve işlem konforu
Uygulama öncesinde hazırlık aşamasına dikkat çeken Solak, “İşlem öncesinde uygulama yapılacak bölgeye ağrıyı azaltmak amacıyla lokal anestezik krem sürülerek, 15-30 dakika bekletildiğini” söyledi.
Bu sayede işlem sırasında rahatsızlığın büyük ölçüde azaldığını ifade eden Solak, “Bu sayede işlem sırasında hissedilen rahatsızlık büyük oranda azalır. Uygulama genellikle kısa sürer ve çoğu kişi tarafından rahatlıkla tolere edilir. İşlem sonrası günlük hayata dönüş mümkündür” dedi.
Kimlere uygulanmıyor
Fraksiyonel karbondioksit lazerin herkese uygun olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Aktif enfeksiyonu olan kişiler, açık yarası bulunanlar, aktif uçuk lezyonu olanlar, gebelik dönemindeki kişiler” için uygulamanın yapılmadığını kaydetti.
İşlem sonrası bakım önemli
İyileşme sürecinde dikkat edilmesi gerekenlere de değinen Solak, “İşlem sonrasında ciltte kızarıklık, hassasiyet ve hafif kabuklanma görülebilir. Bu normal bir durum olup birkaç gün içinde azalır” dedi.
Bakım sürecinin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Kabukların koparılmaması çok önemlidir. Bu dönemde cilt güneşe karşı daha hassas olacağından dışarı çıkarken mutlaka 50 faktör güneş koruyucu kullanılmalıdır. İlk günlerde makyaj yapılmamalı, hamam, sauna ve sıcak duşlardan kaçınılmalıdır. Doktorun önerdiği nemlendirici ve onarıcı ürünlerin düzenli kullanımı iyileşme sürecini hızlandırır” ifadelerini kullandı.





