COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cenevre’deki Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Merkezi’nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında iklim krizinin etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cop31

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün verilerine dikkat çeken Kurum, küresel iklim sisteminin dengesiz bir dönemden geçtiğini, sıcaklıkların rekor seviyelerde seyrettiğini ve kuraklık riskinin arttığını söyledi. Nepal’de Himalayalar’da meydana gelen buzul çökmesinin tetiklediği sel felaketini örnek gösteren Kurum, afetin yerleşim alanları, yollar, köprüler ve enerji altyapısında büyük hasara yol açtığını belirtti.

Bakan Kurum (3)

Kurum, “İklim değişikliğinin sonucu nedir derseniz, net bir şekilde Nepal’i gösterebiliriz” ifadesini kullandı.

Cop31 (2)

“Türkiye’de yağışlarda tarihimizin en değişken sürecini yaşıyoruz”

Türkiye’de de sıcaklıkların yükseldiğini, yağış düzeninin değiştiğini ve aşırı hava olaylarının daha sık görüldüğünü ifade eden Kurum, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bugün Türkiye’de de sıcaklıklar yükseliyor, yağış düzeni değişiyor ve aşırı hava olayları artık daha sık karşımıza çıkıyor. Yağışlar konusunda da tarihimizin en değişken sürecini yaşıyoruz. 2025 yılında, son 52 yılın en düşük yağış seviyesini görmüşken, 2026’da son 66 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaştık. Son 10 yılda bazı illerimizde aşırı yağışların ardından sel, su baskınları ve heyelanlar yaşadık; aynı zamanlarda başka bir bölgemizde orman yangınlarıyla mücadele ettik.”

Bakan Kurum (4)

Nepal’deki okul örneğini anlattı

Erken uyarı sistemlerinin önemine değinen Kurum, doğru gözlem, tahmin ve zamanında uyarının insani güvenlik açısından kritik olduğunu vurguladı.

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Genel Sekreteri Jagan Chapagain’in aktardığı Nepal’deki okul örneğini paylaşan Kurum, okul müdürü Dawadi’nin sel öncesinde 900’den fazla çocuğu dağlara çıkararak kurtardığını belirtti. Kurum, okulun çocuklar çıkarıldıktan yaklaşık 13 dakika sonra yıkıldığını söyledi.

Bakan Kurum (5)

“Herkes İçin Erken Uyarı Girişimi” destekleniyor

Kurum, erken uyarı sistemlerinin COP31 uygulama yaklaşımının önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Meteorolojik ve iklim bilgilerinin afetlere hazırlık, su yönetimi, tarım, sağlık ve dirençli şehirlerin planlanması açısından bilimsel temel oluşturduğunu belirten Kurum, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün “Herkes İçin Erken Uyarı Girişimi”ni Türkiye olarak desteklediklerini söyledi.

Cop31 (3)

“Bilim ile uygulama arasındaki mesafeyi azaltmalıyız”

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün MeteoUYARI sistemiyle yaklaşan tehlikeleri farklı renk kodlarıyla göstererek il ve ilçe düzeyinde uyarılar yayımladığını hatırlatan Kurum, erken uyarı sistemlerinin gıda güvenliği açısından da önem taşıdığını dile getirdi.

Cop31 (4)

Çiftçilerin sıcaklık, yağış, dolu ve don gibi hava koşullarına ilişkin doğru bilgiye zamanında ulaşmasının üretim açısından kritik olduğunu belirten Kurum, şöyle konuştu:

“Bir çiftçi için birkaç derecelik sıcaklık farkı, birkaç saat erken gelen yağmur, dolu veya bir gecelik don bütün bir yılın emeğini etkileyebilir. Bu yüzden hava tahmini; ekim, sulama, ilaçlama ve hasat konutlarının zamanlamasında stratejik bir hale getiren üretim aracıdır. Meteorolojik bilgiyi tarladaki üreticinin günlük kararlarına daha güçlü biçimde taşımak, aynı zamanda gıda güvenliğini güçlendirmektir. Çünkü, etkiye odaklanan tahmin, bilgiyi doğrudan hazırlıkla buluşturur. Doğru tahmin ve erken harekete geçme, büyük kayıpların önüne geçebilir. Erken uyarının başarısını, bilginin zamanında eyleme dönüşmesiyle ölçmeliyiz. Bilginin bu anlamda planlamaya, yatırıma ve uygulamaya yön vermesini istiyoruz. Bilimle uygulama arasındaki mesafeyi azaltmalıyız. Ulaşmak istediğimiz sonuç açık ve nettir; insanların afetlere karşı daha iyi korunduğu, şehirlerin risklerini önceden görebildiği, çiftçinin doğru zamanda bilgiye ulaştığı ve temiz, güvenilir enerji erişiminin genişlediği bir dünya.”

CHP’den Çağatay Güç’e ‘nitelikli hırsızlık’ suçlaması!
CHP’den Çağatay Güç’e ‘nitelikli hırsızlık’ suçlaması!
İçeriği Görüntüle

Cop31 (5)

“1,5 derece hedefi bizim pusulamızdır”

İklim krizi karşısında artık eyleme geçilmesi gerektiğini vurgulayan Kurum, emisyonların azaltılması, uyum kapasitesinin güçlendirilmesi ve kırılgan toplumların desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“İklim kaynaklı hangi afeti konuşsak, karşımıza şu gerçek çıkıyor. Riskleri en aza indirmek, emisyonları daha hızlı azaltmak, uyum kapasitesini güçlendirmek ve kırılgan toplumları desteklemek zorundayız. Artık konuşmanın ötesine geçmek zorundayız. Konuşma süreci bitti. 10 yıldır dünya yeteri kadar konuştu, istişare etti, belli konularda uzlaştı. Ama bundan sonraki süreçte artık karar almak zorundayız. Eğer bu koltuklarda oturuyorsak, bu sorumlulukları üstleniyorsak geleceğimiz için, dünyamız için birlikte hareket edecek, elimizi, gövdemizi taşın altına koyacağız. Dünya bizden bunu bekliyor. Ve hep birlikte dünyanın yükselen ateşini düşürmek zorundayız. Yol zorlaşabilir, zorluklarla karşılaşabiliriz. Ama yönümüzü asla değiştirmemeliyiz. 1,5 derece hedefi bizim pusulamızdır. Bu yolda bize düşen görev de bizi güvenli iklim patikasına taşıyacak politikaları ve uygulamaları gücümüz yettiğince güçlendirmektir.”

Cop31 (6)

COP31’in uygulama hedeflerini anlattı

COP31 Başkanlığı’nın “Uygulama COP’u” hedefini anlatan Kurum, Antalya’da mevcut taahhütlerin nasıl uygulanacağını, finansman, teknoloji ve kapasite engellerinin nasıl aşılacağını ele alacaklarını belirtti.

“Tedavi uygulayacaksanız ilk önce teşhis yapacaksınız. Bunun için de başından bu yana ‘Uygulama COP'u vurgusu yapıyoruz. Antalya'da bu anlamda mevcut taahhütlerin nasıl uygulanacağını, finansman, teknoloji ve kapasite engellerinin nasıl aşılacağını konuşmak istiyoruz. Diyalog, uzlaşı ve aksiyon yaklaşımımız da bunu ifade ediyor. Farklı koşulları anlamak, ortak zemini büyütmek ve bu zemini sahada sonuca dönüştürmek. Doğuyla batı arasında, yine güneyle kuzey arasında köprü vazifesi görecek, kimsenin geride bırakılmadığı o anlayışı COP31 Başkanlığı'na taşıyacak bir bakışla, anlayışla süreci yürütmeye gayret gösteriyoruz.”

Kurum, COP31’in öncelikli alanları arasında temiz enerji ve elektrifikasyon, Sıfır Atık, dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim, gıda güvenliği, okyanuslar ve denizler, dirençli sağlık sistemleri, Rio Sinerjileri ve İklim Uygulama Köprüsü’nün bulunduğunu aktardı.

Cop31 (7)

İklim gündeminde yeni toplantılar yapılacak

Gelecek hafta New York İklim Haftası programlarına, ardından Fiji Pre-COP ve Dünya Liderler Zirvesi’ne katılacaklarını belirten Kurum, Antalya’da COP31’in tematik günlerinin gerçekleştirileceğini söyledi.

Kurum, Türkiye’nin bilgi ve tecrübesini diğer ülkelerle paylaşmayı sürdüreceğini, bu kapsamda 3 yıl boyunca her yıl en az gelişmiş ülkelerden 30 teknik personele eğitim verileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: DHA