Son dönemde Türkiye genelinde art arda meydana gelen depremler, vatandaşlarda tedirginlik yarattı. Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Yer Fiziği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, deprem sayılarındaki artış ve Marmara Bölgesi’ndeki riskler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Deprem sayılarındaki artış normal bir dönemden kaynaklanıyor

Deprem Grafiği Korkutuyor Uzmanlar Uyarıyor! (3)

Prof. Dr. Barış, deprem sayılarındaki artışın sadece teknik ve dönemsel faktörlerden kaynaklandığını belirterek şunları söyledi:

"Türkiye'de de dünyada da depremler zaman zaman bazı dönemlerde artar, bazı dönemlerde azalır. Bu o dönemlerden bir tanesi."

Barış, deprem istasyonlarının sayısındaki artışın küçük sarsıntıların kayıt altına alınmasını sağladığını ve bunun deprem sayılarında artış olduğu yönünde algı oluşturduğunu ifade etti:

Deprem Grafiği Korkutuyor Uzmanlar Uyarıyor! (4)

"Özellikle son dönemlerde gerek AFAD'ın gerekse Kandilli Rasathanesi'nin deprem istasyon sayısı çok arttı. Dolayısıyla deprem istasyon sayısı çok artınca, bu depremlerin aletsel olarak kaydedilmesi, çözülmesi ve listelenmesi çok çok daha küçük aletsel büyüklüklere indi. İnsanlar doğal olarak eskiden 1,5-2'den daha büyük depremleri görmüşken şimdi 0.5'e kadar depremler listede var. Bu da sayıların artmasına yol açıyor."

Prof. Dr. Barış, geçmiş yıllardan örnek vererek, 2017 yılında Türkiye’de 34 bin deprem kaydedildiğini, ancak halkın bunun farkında olmadığını belirtti:

"Türkiye'de de dünyada da depremler zaman zaman bazı dönemlerde artar, bazı dönemlerde azalır. Bu o dönemlerden bir tanesi. Örneğin yine 2016'da Türkiye'nin kendi içinde ve etrafında 18 bin deprem varken, 2017 yılında 34 bin deprem meydana geldi ama kimse bunun farkında değildi. Dolayısıyla depremler zaman zaman artabilir."

Tarihsel veriler ve Marmara bölgesi riskleri

Deprem Grafiği Korkutuyor Uzmanlar Uyarıyor! (1)

Türkiye’nin tarihsel deprem verilerine de dikkat çeken Prof. Dr. Barış, geçmişte daha yıkıcı depremlerin yaşandığını söyledi:

"Türkiye 1840'la 1970 yılları arasında 32 tane yıkıcı depremle karşı karşıya kaldı. Halbuki 1970'ten günümüze kadar 55 yıl geçti, henüz 10 tane bile büyük, 7'den büyük deprem yok. Bu demek değil ki depremler olmayacak. Biz her 6.5, 6'dan büyük bir depremin 1,5 yılda, her 7'den büyük depremin de ortalama 4,5 yılda bir Türkiye'yi sarstığını biliyoruz. O yüzden bu sayılara bakmadan bizim hazırlanmamız lazım."

Marmara Bölgesi’ndeki sismik risklere de değinen Barış, sismik boşluk kavramını hatırlattı:
"Sismik boşluk büyük depremlerin meydana geldiği ancak yüzlerce yıldır büyük depremin olmadığı ve ileride, yakın zamanda ya da ileriki dönemlerde deprem olacak yerlere denir. 2004'te yapılan çalışmada 7'den büyük bir depremin İstanbul 50 kilometrelik yarı çaplı bir bölgede olma ihtimali yüzde 52, 2016'da yapılan ortak bir çalışmada da bu oranın yüzde 47 olduğu söylendi. Bu her an deprem olacak demek değil. Bilakis İstanbul ve Marmara bölgesindeki insanların büyük bir depreme hazırlanması için zamanı var demek."

Depreme karşı doğru bilinç ve hazırlık

Deprem Grafiği Korkutuyor Uzmanlar Uyarıyor! (5)

Küçük sarsıntılarda yanlış davranışların tehlikeye yol açtığını belirten Barış, vatandaşlara uyarılarda bulundu:

"Aslında bizler her sarsıntıda binalar sallanınca korkuyoruz, bir yanlış davranışla kendimizi balkonlardan, camlardan atıyoruz, evlerden dışarı kaçıyoruz. Bu çok doğru bir davranış değil. Büyük depremlerde görülen hasarlar ve yıkımların korkusuyla insanlar bütün binaların çökeceğini ve altında kalacaklarını düşünüyorlar ki, bu doğru değil. Her depremde, büyük depremlerde bütün binalar sallanır ama çökenler yani yamyassı olanlar çok dayanıksız, insanların kolon ve kiriş kestiği, yanlış projelerle ciddi bir mühendislik görmemiş yapılardır."

1999 Marmara Depremi’nin önemine de değinen Barış, 2023 depreminin bu miladı yeniden hatırlattığını vurguladı:

"Yahya Kaptan Kocaeli'nin en kötü zeminlerinden birisidir ama orada zemin iyileştirme ve o zemine uygun depreme dayanıklı yapı yapıldığı için hasar olmadı. 2000'den sonra yapılan binaların 1999 öncesinden nazaran çok daha dikkatli yapıldığını söyleyebilirim. 1999 depremi Türkiye için bir milattı, 2023 de o miladı tekrar hatırlattı."

İzmir’de AGROEXPO' ya özel ek sefer müjdesi!
İzmir’de AGROEXPO' ya özel ek sefer müjdesi!
İçeriği Görüntüle

Teknoloji ve yapay zeka ile afetlere hazırlık

Prof. Dr. Barış, depreme hazırlığın toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, teknolojinin önemine değindi:

"Vatandaşların ve ailelerin evlerinde, işletmelerin ve sanayi kuruluşlarının da iş yerlerinde mutlaka bir hazırlık yapması gerekiyor. Zarar azaltma çalışmaları planlama, eğitim ve tatbikattan geçer. Planınız yoksa bir afet karşısında mutlaka savunmasız kalırsınız."
Teknolojik çözümlerin afet zararlarını azaltmadaki rolünü de şöyle açıkladı:
"Erken uyarı sistemleri dünyada depremi önceden bilen sistemler değildir. Deprem olduğu anda ilk P dalgasından faydalanarak asıl yıkıcı olan S dalgaları gelmeden insanları uyaran sistemlerdir. Akıllı teknolojiler, yapay zeka teknolojileri ve erken uyarı sistemleri gibi sistemlerin Türkiye'nin tamamına yaygınlaştırılması önemlidir."


Kaynak: İHA