Glioblastoma üzerine yürütülen yeni bir araştırmada, tümör hücrelerinin tedavilere karşı geliştirdiği savunma mekanizmasını zayıflatabilecek önemli bir biyolojik hedef belirlendi.
Ohio Eyalet Üniversitesi Kanser Merkezi araştırmacılarının gerçekleştirdiği uluslararası çalışmada, kemoterapi ve radyasyona yüksek direnç gösteren glioblastomanın hayatta kalmasını sağlayan mekanizmalar incelendi.
SET proteini hedef alındı
Araştırmacılar, kanser hücrelerinin büyümesini ve tedavi sonrasında yeniden toparlanmasını kontrol eden PP2A enziminin baskılanmasında rol oynayan SET proteinine odaklandı.
Laboratuvar ve hayvan modellerinde gerçekleştirilen deneylerde, SET proteininin bloke edilmesiyle tümör oluşumunun önüne geçilebildiği görüldü. Ayrıca geride kalan kanser hücrelerinin radyasyon tedavisine karşı oldukça savunmasız hale geldiği tespit edildi.
‘Radyoterapi ve kemoterapinin etkisini katlayabilir’
Araştırmanın yazarı ve radyasyon onkolojisi uzmanı Dr. Arnab Chakravarti, bulguların glioblastomanın tedaviye direnç mekanizmasına ilişkin önemli bir noktaya işaret ettiğini belirtti.
Chakravarti açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Glioblastoma uyum sağlama ve hayatta kalma yeteneği nedeniyle tedavisi en zor kanserlerden biridir. Bulgularımız, ‘PP2A’ enziminin yeniden aktif hale getirilmesinin kanser hücrelerinin direnç mekanizmasını kırdığını gösteriyor. Bu adım, mevcut radyoterapi ve kemoterapinin hastalar üzerinde çok daha etkili olmasını sağlayabilir"
Çalışma henüz klinik öncesi aşamada
Araştırmacılar, elde edilen sonuçların henüz klinik öncesi aşamada olduğunu vurguladı. Yöntemin insanlar üzerindeki güvenliği ve etkinliğinin ortaya konulması için yeni testlerin yapılması gerekiyor.
Araştırma ekibi, SET proteinini hedef alan yeni ilaç kombinasyonlarının geliştirilmesinin glioblastoma hastalarının hayatta kalma sürelerinin uzatılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.




