Konuşmasında Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısında ve işleyişinde gerçekleştirilen değişimlere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun Türkiye’nin son yıllardaki önemli dönüşümlerinden biri olduğunu söyledi.
Erdoğan, “Sessiz devrimin sembollerinden biri, Milli Güvenlik Kurulumuzun görev, yapı, işleyiş ve konumunda yaşanan değişimdir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin devlet idaremize ve karar alma süreçlerine kazandırdığı avantajları en iyi şekilde kullanarak Türkiye'nin gücüne güç katmaya inşa ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye Cumhuriyeti son devletimizdir”
Türk devlet geleneğinin köklü geçmişine vurgu yapan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen devletlerin 2200 yılı aşkın bir tarihe sahip olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 devletimizin 2200 yılı aşkın bir mazisi vardır. Avrupa'dan Orta Asya 'ya, Kafkasya'dan Afrika'nın derinliklerine uzanan geniş bir coğrafyada at koşturmuş, devletler kurmuştur. Söğüt'te büyüyüp filizlenen Osmanlı Çınarı, 600 yılı aşkın süre boyunca 3 kıta 7 iklimde bayrağımızı gururla dalgalandırmıştır. Osmanlı’nın takati tükendiğinde ise yerini genç Cumhuriyetimiz almıştır. Her zaman söylediğimiz gibi Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil en son devletimizdir.”
Terörle mücadele ve sınır ötesi operasyonlar
Türkiye’nin güvenlik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, terör örgütlerine karşı yürütülen mücadele ve sınır ötesi harekâtların güvenlik anlayışında yeni bir dönemin kapısını araladığını ifade etti.
Erdoğan,
“Irak ve Suriye harekatlarımız ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır. Başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke değil kendi hikayesini yazan kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost düşman herkese göstermiştir.” dedi.
“Terörsüz Türkiye” vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin yalnızca bir güvenlik politikası olmadığını belirterek bunun yeni yüzyıla ilişkin stratejik bir devlet vizyonu olduğunu söyledi.
Erdoğan,
“Terörsüz Türkiye süreci güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır. İnşallah süreç hedeflerimizle uyumlu bir şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, Türkiye'nin güvenliğini tahkim edecek, milletimizin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar”
Güvenliğin Türkiye açısından hayati öneme sahip olduğunu belirten Erdoğan, güçlü kalmanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan,
“Şunu gayet iyi biliyoruz ki gardımızı indirdiğimiz rehavete kapıldığımız anda bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar. Sadece kendi bekamız için değil, dost ve kardeşlerimizin huzur, barış ve istikrarı için de bizim güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yoktur.” dedi.
Değişen güvenlik anlayışı
Küresel ölçekte güvenlik kavramının dönüşüm geçirdiğine dikkat çeken Erdoğan, teknolojinin milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi.
Erdoğan,
“Günümüzde tehditlerin doğası, savaşların tekniği, ittifakların işleyişi ve toplumsal risk alanları hızlı bir değişim geçiriyor. Bunlara paralel olarak güvenlik kavramının mahiyeti ve kapsama alanı da değişime uğruyor. Savaş meydanında artık tanklar, uçaklar ve füzeler kadar onlara istikamet veren yazılım ve donanımlar da rol oynuyor. Yani hemen her alanda ön kabullerin yıkıldığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye olarak bu süreci takip etmekle kalmıyor kendimizi en hızlı biçimde buna adapte etmeye çalışıyoruz. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş teknolojik özelliği, milli güvenliğimizi ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.” diye konuştu.




