Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen 2. İletişim Şurası'nda konuştu. Şuranın hazırlık sürecine kamu kurumları, üniversiteler, medya, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin katkı sunduğunu belirten Erdoğan, çalışmalarda 425 uzmanın görev aldığını ifade etti.
Erdoğan, yayımlanacak sonuç bildirgesinin Türkiye'nin iletişim alanındaki gelecek vizyonuna yön vereceğini belirterek şunları söyledi:
"Yarın yayınlanacak sonuç bildirgesi, Türkiye'nin gelecek vizyonunu şekillendirecek; ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir."
"Sosyal medya tepkilerimizi belirliyor"
Yeni medya araçlarının bilgi üretim ve yayılma hızını artırdığına dikkat çeken Erdoğan, yapay zekâ teknolojilerinin iletişim alanındaki etkilerine de değindi.
Sosyal medyanın toplumsal gündem üzerindeki etkisine işaret eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Sosyal medya mecraları hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir."
Erdoğan, bu durumun değerler ve kültür üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirterek, "Olgu ve algı arasındaki mesaj giderek açılıyor. En fazla zarar gören kavram hakikat oluyor. Oysa iletişimin amacı doğru bilgiyi muhatabına en hızlı şekilde ulaştırmaktır." dedi.
Deprem sürecine ilişkin değerlendirme
Konuşmasının devamında 6 Şubat depremleri dönemine değinen Erdoğan, devlet kurumlarına yönelik eleştiriler ve son dönemde ortaya çıkan bilgi ve belgeler üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
Erdoğan, şu açıklamayı yaptı:
"Personelimizin fedakarlıkları yok sayıldı. Her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor. Terbiye yoksunu tiplerin hariçten nasıl gazel okuduklarını hepimize gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu ortaya çıkıyor. Depremi kullanarak siyasi, ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor."
"Dezenformasyon milli güvenlik meselesidir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dezenformasyonla mücadelenin önemine de vurgu yaparak bunun bir milli güvenlik meselesi olarak görüldüğünü söyledi.
Erdoğan,
"Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Günümüzde dezenformasyon toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.




