Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığında Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı platformlarının hizmete giriş ve bayrak çekimi törenine katıldı.

Törende konuşan Erdoğan, hem Romanya heyetine hem de Türk savunma sanayii temsilcilerine hitap etti.

Erdoğan: “Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kıymetli komutanları, savunma sanayii ve gemicilik sektörümüzün değerli temsilcileri, saygıdeğer misafirler; sizleri kalbî duygularımla, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Öncelikle kendilerini ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğum değerli dostum Nicușor Dan ile Romanya heyetinin kıymetli üyelerine ülkemize "Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz." demek istiyorum. Bugün dünyanın göz bebeği İstanbul'da denizciliğimizin, mühendisliğimizin ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı'nın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizle, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. Kam Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken Koçhisar Açık Deniz Karakol gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İki platformun ülkelerimize, Karadeniz'in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna büyük katkılar yapacağına inanıyorum.”

“Zor, oyunu bozar” vurgusu

Erdoğan konuşmasında küresel güvenlik ortamına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu:

“Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız, Soğuk Savaş'tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken bizim "Zor, oyunu bozar." dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız.”

Savunma sanayiinde büyüme vurgusu

Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki gelişimine dikkat çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. "Büyük ve Güçlü Türkiye" vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyordu. Savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda, hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık. Engellerle, kısıtlamalarla, gizli açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık. Savunma ihracatında dünyanın 11. büyük ülkesi konumundayız. Geçen ay 996 million dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken bugün bu rakamı bir hafta içinde gerçekleştiriyoruz.”

AK Parti’li Saygılı’dan Tugay’ın istifası sonrası açıklama!
AK Parti’li Saygılı’dan Tugay’ın istifası sonrası açıklama!
İçeriği Görüntüle

Deniz platformlarında üretim kapasitesi

Erdoğan, denizcilik sanayiine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Askeri gemi inşa sanayimiz, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140'ı aşkın deniz platformu ihraç ettik. En küçük bottan SİHA gemimiz TCG Anadolu'ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemimiz MUGEM'e kadar bütün suüstü ve sualtı platformlarımızı milli imkan ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. Halihazırda 15'ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50'nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz. Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde seksenin üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz. Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarımızın araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Yürüttüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar avro seviyesine ulaştı.”

“Küresel güç aktarım kabiliyeti”

Erdoğan, Türkiye’nin deniz gücüne ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Şurası da ülkemiz açısından gurur vericidir: TCG Anadolu'dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmamızla, artık küresel güç aktarım yeteneğine ulaşıyoruz. Bu kabiliyeti şimdi sahada perçinliyoruz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki yedinci ülke konumuna yükseliyoruz. Tüm bu platformların kritik alt sistemleri, radarları, sonarları, savaş yönetim sistemleri ve yazılımları Türk mühendisleri tarafından hayata geçiriliyor.”

Kaynak: Haber Merkezi