Olay, geçtiğimiz Ağustos ayında Datça'da meydana geldi. İddiaya göre, eşi ve arkadaş grubuyla ilçeye giden İzmir Barosu avukatlarından Uğur Özer, Mercan Plajı mevkii Pir Sultan Sokak'ta denize girmek için aracını belediyeye ait kamuya açık yolda, sitelerin bulunduğu alana park etti.

Yaklaşık 5 saat sonra aracının yanına dönen Özer, ön sileceklerinin kaldırıldığını fark etti. Aracını kontrol eden Özer, arka kapı ile sol ön çamurlukta derin çizikler bulunduğunu ileri sürdü.

Araç kamerasını inceleyince polise haber verdi

Aracında 24 saat kayıt özelliğine sahip güvenlik kamerası bulunduğunu belirten Özer, görüntüleri inceledi. Görüntülerde bir kişinin aracın yanına gelerek silecekleri kaldırdığını ve daha sonra aracı çizdiğini iddia eden Özer, olay yerine polis ekiplerini çağırdı.

Polis ekiplerinin tutanak tuttuğu sırada çevrede bulunan bir vatandaşın uyarısıyla, görüntülerde yer alan kişilerin o sırada siteden çıkan kişiler olduğu öne sürüldü. Yapılan kimlik kontrolünde ise aracı çizdiği ve silecekleri kaldırdığı iddia edilen kişinin eski İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur'un eşi Prof. Dr. Fazıl Mustafa Cesur olduğu iddia edildi.

"Site yönetimi kararı aldık" savunması iddiası

A W788268 03

Uğur Özer, karşı tarafın kendilerine "Site yönetimi kararı aldık, silecekleri kaldırırız" şeklinde açıklama yaptığını ileri sürdü.

Özer, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

"Ayın 2'sinde Mercan Plajı mevkiinde belediyenin yoluna aracımı park ettim. Orası sağlı sollu sitelerin olduğu bir yer. Park etmeden önce bir araç çıktı, ben de o boşluğa koydum. Yüzdükten 5 saat sonra geldiğimde sileceğin kalkık olduğunu ve aracımın çizildiğini gördüm. Araç kamerasına baktığımda birini tespit ettim. Polis geldiğinde siteden iki kişi çıktı ve 'Biz yaptık' dediler. Niçin böyle bir şey yaptıklarını, malıma nasıl dokunabileceklerini sorduğumda, 'Site yönetimi kararı aldık biz bu konuda. Bizim sitenin önüne park eden araçların sileceklerini kaldırırız' dediler."

"Giderken hakaret ettiler" iddiası

Zararının karşılanmasını istediğini ancak tarafların bunu kabul etmediğini öne süren Özer, polislerin kimlik kontrolünün ardından karşılıklı tartışma yaşandığını ve kendisine hakaret edildiğini iddia etti.

Özer, şöyle konuştu:

"Ben şikayetçi olmayı düşünmüyordum, sadece zararımın karşılanmasını istedim. Hakları olmadığını söyledim. Polis kimlik isteyince garip bir kimlik verdi, orada milletvekili olduğunu gördüm. Zararı karşılamadılar. Biz hukuki haklarımızı ararız deyip karakola yöneldiğimizde, arkamızdan yürürken 'Manyaklar, psikopatlar' diye hakaret ettiler. Olay yerinde tanıklar da vardı, itidalli davrandık"

Özer ayrıca olayın meydana geldiği yerin belediyeye ait yol olduğunu belirterek, site yönetiminin bu alanla ilgili karar alamayacağını savundu.

"Belediyenin yolunda site kararı mı olur?"

Özer, yaşananlara ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Burası belediyenin yolu. Birincisi, orası site yönetiminin karar alabileceği bir alan değil. İkincisi, karar dahi olsa arabanın çizilmesi mi gerekiyor? Yasama organında yer almış, yasa çıkarsın diye seçtiğimiz kişi bunu yapmayı kendine hak görüyor. İkisi de hekim, profesör olmuş insanlar. Çok utandım gerçekten, hakkımı helal etmiyorum."

11 milyarlık para trafiği ortaya çıktı: 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu!
11 milyarlık para trafiği ortaya çıktı: 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu!
İçeriği Görüntüle

Bölgede daha önce benzer durumların yaşandığını da ileri süren Özer, ertesi gün karşılaştığı yaşlı bir çiftin kendisine, "Geçen sene bizim de başımıza geldi. Artık aracımızı iki sokak öteye park ediyoruz" dediğini iddia etti.

2023 model aracında meydana gelen hasar nedeniyle tepki gösteren Özer, "Sileceği kaldırıyor, tatmin olmuyor, 'Tatillerini zehir edeyim' deyip aracı çiziyor. Gelsinler, zarardan önce bu araç kaç para ediyorsa bana versinler, arabayı onlara vereyim" dedi.
Özer'in şikayeti üzerine olayla ilgili savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Aylin Cesur: "Tamamen şantaj ve karalama"

Aw788268 02 (1)

Eski İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur ise Uğur Özer'in iddialarını reddetti. Olayda araç çizme eyleminin kesinlikle olmadığını savunan Cesur, yalnızca hatalı park nedeniyle silecek kaldırma uyarısı yaptıklarını belirtti.

Cesur, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"İsmini ve avukat olduğunu sonradan öğrendiğimiz site sakini olmayan Uğur Özer isimli şahıs, Datça'da oturduğumuz sitenin kapısına, bir insanın dahi çıkmasına engel teşkil edecek şekilde aracını park etmiştir. İçeri girmekte zorlandık. Eşim ve ben tıp doktoruyuz. Daha önce sitemizde site sakinlerinden biri kalp krizi geçirdiğinde site girişine aynı şekilde bir araba park ettiğinden bu kişi sedye ile ambulansa götürülememişti. Bu kişi sağlık ekiplerinin sedye ile müdahalesi engellendiği için hastaneye gidişte sıkıntı yaşamış ve hayatını kaybetmiştir. Eşim Prof. Dr. Mustafa Cesur gerek bir hekim olarak tedbir amaçlı ikaz, gerekse site sakinlerinin aynı durumda uyguladıkları ve ikaz hareketi haline getirdikleri silecek kaldırma eylemini bu araç için gerçekleştirmiştir. Bizim bütün eylemimiz bundan ibarettir. Karşı taraf bu durumu fırsat bilerek benim milletvekili olmam, eşimin tanınan bir Profesör olması nedeniyle olayı sansasyonel hale sokarak reklamını yapmak çabasındadır. Aracına koyduğu kamera ile elde ettiği kişisel görüntülerimizi Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı şekilde basına servis ettiği anlaşılmaktadır. Bu görüntülerde evin anahtarını eşime teslim etmemi dahi aracı çizmek için kullanılan alet olarak teşhir etmiştir. Oysa ki kamera görüntülerinde benim veya eşimin aracı çizdiğine dair görüntü yoktur. Tamamen hakkımızda olumsuz bir yargı oluşturabilmek için kişisel verilerimizi hukuka aykırı şekilde yaymaktadır. Kaldı ki olay yerine gelen polislerin yanında dahi "80 bin TL vereceksin yoksa ben almasını bilirim" şeklinde şantajda ve tehditte bulunmuştur. Bu ifadesi ile zaten kimliği ve kişiliği ortaya çıkmıştır. Konuyu avukatlarımıza ilettik. Olay günü bu kişiler hakkında gerekli hukuki ve cezai işlemlere başlanmıştır. Durum hatalı park edip insanların siteye giriş çıkışlarını engelleyen birinin suçunu bastırmaya çalışmasıdır. Bu hal akıllara 'Yavuz hırsız ev sahibini bastırır' atasözünü getirmektedir."

Tarafların karşılıklı suçlamalarının ardından olay yargıya taşındı.

Kaynak: İHA