Bel ve boyun fıtığı tanısı alan hastalarda ameliyat korkusu, tedavi sürecinin ertelenmesine neden olabiliyor. Gelişen tıp teknolojileri ise uygun hastalarda açık cerrahiye alternatif minimal invaziv yöntemler sunuyor. Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Seyhan Orak, ciltte kesi yapılmadan uygulanan radyofrekans nükleoplasti yöntemi hakkında bilgi verdi.

Disk içindeki basınç azaltılıyor

Fıtıklaşmış diski içinde jel bulunan bir yastıkçığa benzeten Op. Dr. Seyhan Orak, yöntemin çalışma şeklini şöyle açıkladı:

"Fıtık oluştuğunda bu yapı dışarı doğru taşarak sinire baskı yapıyor. Nükleoplasti işleminde disk içine yerleştirilen özel prob sayesinde düşük ısıda radyofrekans enerjisi uygulanıyor. Bu sayede disk hacmi küçülüyor, disk içi basınç azalıyor ve sinir üzerindeki baskı hafifliyor. Böylece ağrının azalması hedefleniyor"

İzmir'de 10-16 Ağustos tarihleri arası yaralanmalı kaza verileri açıklandı!
İzmir'de 10-16 Ağustos tarihleri arası yaralanmalı kaza verileri açıklandı!
İçeriği Görüntüle

Yöntemin yalnızca birkaç milimetrelik bir girişten uygulandığını belirten Orak, kas ve kemik dokularının korunmasının iyileşme sürecini daha konforlu hale getirebildiğini ifade etti.

İşlem yaklaşık 20-30 dakika sürüyor

Radyofrekans nükleoplastinin uygun hastalarda lokal anestezi ve hafif sedasyon altında gerçekleştirilebildiğini belirten Op. Dr. Seyhan Orak, işlemle ilgili şu bilgileri paylaştı:

"Büyük kesi yapılmaması, kas ve kemik dokusunun korunması, daha az ağrı, düşük enfeksiyon ve kanama riski ile hızlı iyileşme en önemli avantajlarıdır. Masa başı çalışan birçok hasta birkaç gün içinde işine dönebilmektedir. İşlem genellikle lokal anestezi ve hafif sedasyon altında gerçekleştirilir. Ortalama 20-30 dakika sürer. Hasta ciddi ağrı hissetmez; çoğunlukla hafif bir basınç hissi olur. Hastalar birkaç saat gözlem altında tutulduktan sonra yürüyerek taburcu edilebilir."

Her hasta için uygun değil

Yöntemin başarısında doğru hasta seçiminin önem taşıdığını vurgulayan Orak, özellikle küçük ve orta derecedeki disk fıtıklarında, diskin bütünlüğünün korunduğu ve ilaç ile fizik tedaviye rağmen ağrısı devam eden ancak ciddi kas gücü kaybı bulunmayan hastalarda sonuçların daha iyi olduğunu söyledi.

"En iyi sonuçları; küçük ve orta derecedeki disk fıtıklarında, diskin bütünlüğünün korunduğu, ilaç ve fizik tedaviye rağmen ağrısı devam eden ancak ciddi kas gücü kaybı olmayan hastalarda alıyoruz. Başarıyı belirleyen en önemli unsur doğru hasta seçimidir. Doğru hasta seçildiğinde başarı oranı bilimsel çalışmalarda yaklaşık yüzde 70-90 arasında bildirilmektedir"

Bazı durumlarda cerrahi gerekiyor

Op. Dr. Seyhan Orak, bazı fıtık vakalarında ise cerrahi tedavinin ön planda olduğunu belirterek hastaların muayeneyi ertelememesi gerektiğini söyledi.

"Patlamış (sekestre) disk fıtıkları, ciddi kas gücü kaybı, idrar veya büyük abdest kontrolünün bozulması, ileri sinir veya omurilik basısı, belirgin omurga instabilitesi ve kauda equina sendromu gibi durumlarda cerrahi tedavi ön plandadır. Bel ve boyun ağrısı yaşayan hastalar ameliyat korkusuyla muayeneyi geciktirmemelidir. Her bel ve boyun fıtığı ameliyat gerektirmez. Önemli olan doğru tanı, doğru hasta seçimi ve doğru zamanda doğru tedavinin uygulanmasıdır"

Kaynak: İHA