İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 27 Eylül 2026 tarihli müzekkereyle Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) yeni değerlendirme ve bildirimleri doğrultusunda, ilgili şirket ve fonların mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbirler ile dondurma kararının kaldırılmasına karar verildi.
Söz konusu müzekkerede, gerçek kişiler hakkında uygulanan tedbirlerin kaldırılmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı bildirildi.
Soruşturma devam ediyor
Şirket ve fonlar hakkındaki tedbirlerin kaldırılmasının, soruşturmanın sona erdiği veya incelemeye konu işlemlerin hukuka uygun bulunduğu anlamına gelmediği vurgulandı. İki müzekkere arasındaki değişikliğin, soruşturmanın sonuçlandırılmasıyla değil, belirtilen şirket ve fonlara uygulanan tedbirlerin kapsamıyla ilgili olduğu ifade edildi.
Soruşturma sürecinde yatırımcıların haklarının korunması ve piyasaların sağlıklı işleyişinin birlikte gözetildiği belirtildi. Suç şüphesinin araştırılması ve soruşturma konusu mal varlığı değerlerinin korunması hedeflenirken, alınan önlemlerin diğer yatırımcılar açısından yeni mağduriyetlere ve piyasanın işleyişinde ilave sorunlara yol açmamasının da önem taşıdığı kaydedildi.
Bu doğrultuda tedbirlerin kapsamı değerlendirilirken soruşturmanın ihtiyaçlarının yanı sıra ilgili düzenleyici ve denetleyici kurumların değerlendirmelerinin de dikkate alındığı aktarıldı.
Fonların tasfiye süreci ayrı yürütülecek
Başsavcılığın 27 Eylül tarihli müzekkeresinin, SPK’nın fonların işleme kapatılması ve tasfiyesine ilişkin ayrı kararlarını kendiliğinden ortadan kaldırmadığı belirtildi.
Tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırımcıların hak sahipliğine ve yapılacak ödemelere ilişkin sürecin, SPK tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yürütüldüğü bildirildi.
Mağdurların haklarının korunması hedefleniyor
Mağdur vatandaşların haklarının korunması ve zararlarının kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde giderilmesi hedefinden vazgeçilmediği vurgulandı.
Soruşturma konusu işlemlerin ve para hareketlerinin aydınlatılması, sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli adli işlemlerin yürütülmesi ve mağdurların haklarının korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.
Şirket ve fonlar hakkındaki tedbirlerin kaldırılmasının, mağdurların hak ve taleplerinin ortadan kalktığı şeklinde değerlendirilmemesi gerektiği kaydedildi.





