Yayın boyunca hayatında karşılaştığı fiziksel ve mesleki engelleri nasıl aştığını anlatan Gürses, mücadelesinin temelinde "inat etme" duygusunun yattığını belirtti.
Öğrencilik yıllarında geçirdiği çok ağır bir trafik kazası neticesinde yaşamının tamamen farklı bir yöne evrildiğini aktaran Gürses, bu kazanın ardından uzun süren tedavi süreçleri geçirdiğini ifade etti. Asıl mesleği olan mimarlığı bırakıp medya ve gazetecilik alanına yönelme kararını bu zorlu dönemlerin ardından aldığını söyleyen ünlü gazeteci, geçmişte epilepsi tedavisi de gördüğünü ve kaza nedeniyle vücudunda kalıcı izler kaldığını açıkladı. Fiziksel ve ruhsal travmaların meslek hayatındaki direncini artırdığını vurgulayan Gürses, "Eğri büğrü de olsa bedeninizin, kendinizin doğru düzgün bir yaşam sürdürme inadıdır gazetecilik" sözleriyle ayakta kalma ve var olma mücadelesini özetledi.
Kendi hayat tecrübesinden yola çıkarak gençlere ve kadınlara da tavsiyelerde bulunan deneyimli gazeteci, karşılaşılan hiçbir engelin insanı hedeflerinden vazgeçirmemesi gerektiğini, aksine yaşanan zorlukların kişiyi daha güçlü ve üretken kıldığını belirterek konuşmasını tamamladı.



