Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara gündeminde geniş yer bulan "genel af", "umut hakkı" ve cezaevlerindeki avukat-müvekkil görüşmelerine dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Hürriyet gazetesinden Hande Fırat'a konuşan Gürlek, terörle mücadelede kararlılık mesajı verirken, olası yasal düzenlemelerin sınırlarını çizdi. Bakan, yürütülen sürecin şeffaf ve toplumsal hassasiyetler gözetilerek ilerleyeceğinin altını çizdi.

"Genel af söz konusu değil"

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında bir genel af çıkabileceğine dair iddialara net bir dille yanıt veren Bakan Gürlek, "Net ifade edeyim; yapılacak muhtemel düzenlemelerin genel affa dönüşmesi söz konusu değil. Bu çalışmalar cezasızlık anlamına gelmeyecek" dedi. Sürecin en kritik eşiğinin örgütün silah bırakması ve kendini feshetmesi olduğunu belirten Gürlek, bu konudaki tespitin devletin güvenlik birimleri tarafından yapılacağını ve yasal altyapının bu sonuçlara göre şekilleneceğini ifade etti.

Genel Af 1

Umut hakkı tartışmalarına teknik yanıt

Özellikle Abdullah Öcalan ve benzeri suçlular üzerinden yürütülen "umut hakkı" (belirli bir süre sonra şartlı salıverilme imkanı) tartışmalarına değinen Gürlek, mevcut mevzuatı hatırlattı. Bakan, Türk hukuk sisteminde terör suçundan ağırlaştırılmış müebbet alan veya idam cezası bu cezaya çevrilen kişiler için koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmadığını belirtti.

Bakan Gürlek: 'Klavye delikanlılığı yapan açık kimliği ile yapacak'
Bakan Gürlek: 'Klavye delikanlılığı yapan açık kimliği ile yapacak'
İçeriği Görüntüle

Gürlek, "Mevcut hukuk düzeninde bu kişiler için 'umut hakkı' şeklinde bir uygulama zaten bulunmuyor. Yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı tamamen TBMM'nin takdirindedir" diyerek topu yasama organına attı.

Akın Gürlek'ten İsrail'in 'Batı Şeria' Kararına Tepki

Savunma hakkı ve güvenlik dengesi

Bakan Gürlek, cezaevlerindeki avukat görüşmelerine kısıtlama getirileceği yönündeki eleştirilere de yanıt verdi. Savunma hakkının özünün zedelenmesinin söz konusu olamayacağını savunan Gürlek, ancak hiçbir hakkın sınırsız olmadığını vurguladı:

"Mesele savunma hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçmektir. Eğer bir görüşme örgütsel talimat aktarımına araç haline geliyorsa, hukuk devleti buna kayıtsız kalamaz. Bu kısıtlamalar sadece mahkeme kararı ve somut güvenlik riski durumunda uygulanacaktır."

Kaynak: HABER MERKEZİ