YENİ Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Halk TV’ye kayyum atanması ve kanalın yayınlarının durdurulmasına ilişkin Çeşme’de açıklamalarda bulundu. Kararın basın özgürlüğü açısından ciddi bir müdahale olduğunu savunan Gökçen, yaşananları “halkın sesini ve nefesini kesme girişimi” olarak nitelendirdi.

14 Ekim 2026’da Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınların durdurulmasıyla sonuçlanan süreçte, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması yürütüldü. Soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken ilk aşamada 11 kişi gözaltına alındı.
“Milyonların izlediği haber kanalına yönelik bir darbe”
Halk TV’nin geniş bir izleyici kitlesine sahip olduğunu belirten Gökçen, kayyum kararının yalnızca bir televizyon kanalını ilgilendirmediğini ifade etti. Kararın basın özgürlüğüne yönelik baskının bir parçası olduğunu savunan Gökçen, şu ifadeleri kullandı:

Süper Lig’de gözler Trabzonspor-Beşiktaş derbisinde
Süper Lig’de gözler Trabzonspor-Beşiktaş derbisinde
İçeriği Görüntüle

“Halk TV’nin kapatılması sadece basın özgürlüğüne yönelik bir diğer baskı, bir diğer adım değil; halkın sesini ve nefesini kesme girişimi diyebiliriz. Halk TV’ye kayyum atanması maalesef Türkiye’de milyonların en çok izlediği haber kanalına yönelik yapılmış olan bir darbedir.”

Gökçen, karara tepki göstermenin yanı sıra Halk TV çalışanlarının bundan sonraki çalışmalarının da takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Halk TV çalışanlarının haberlerine dikkat çekti
Gazetecilerin bundan sonra nerelerde çalışacağının, hangi haberleri hazırlayacağının ve kamuoyuna hangi bilgileri aktaracağının önem taşıdığını belirten Gökçen, dayanışma çağrısında bulundu.

Gökçen, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi:

“Eğer biz Halk TV’nin kapatılmasına üzülüyorsak ve bu darbeye karşı mücadelenin bir parçası olmak istiyorsak, o zaman Halk TV emekçisinin bundan sonra ne yaptığı, nasıl haberlere imza atacağı, nerelerde çalışacağı, nerelerde sözünü söyleyeceği çok kıymetlidir.”

Yayınların durdurulmasının ardından gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirme çalışmalarının öneminin daha da arttığını ifade etti.
Ekonomik sorunlar ve siyasi davaları hatırlattı
Halk TV’nin ekonomik sorunları, yolsuzluk iddialarını ve siyasi davaları gündeme taşıdığını belirten Gökçen, kamuoyunda tartışılan fon dolandırıcılığı iddialarına da değindi. Vatandaşların birikimlerini kaybettiğine ilişkin iddiaların ve sorumluların hesap vermesi gerektiği yönündeki tartışmaların kanalın yayınlarında ele alındığını söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargı sürecine de değinen Gökçen, Halk TV’nin bu konudaki gelişmeleri aktarmaya hazırlandığı sırada yayınlarının durdurulduğunu ifade etti.

Kanalın vatandaşların ekonomik sıkıntılarını gündeme taşıdığına dikkat çeken Gökçen, “Halk TV, halkın içinde bulunduğu yoksulluğu, hayat pahalılığı karşısında yaşadığı zorlukları anlatan önemli bir güçtü” dedi.

Vatandaşlara gerçekleri paylaşma çağrısı

Açıklamasının sonunda haber alma hakkının korunmasının önemine değinen Gökçen, Halk TV’de ele alınan konuların gündemde tutulması ve gelişmelerin vatandaşlar arasında paylaşılması gerektiğini savundu.

Gerçekleri anlatmanın yalnızca siyasetçilerin ve gazetecilerin sorumluluğunda olmadığını belirten Gökçen, yurttaşların da bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Gökçen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Eğer Halk TV’nin başına kayyum atanmasına karşı çıkıyorsak, bu gerçekleri her bir yerde Halk TV açıkmış gibi haykırmak, arkadaşımıza, dostumuza, komşumuza, akrabamıza bunları anlatmak hepimiz için birer vatandaşlık görevi olmalıdır. Sadece siyasetçilerin, sadece gazetecilerin değil ama gerçeği konuşmak, haykırmak artık her zamankinden daha önemli bir politik eylemdir.”

Kaynak: Basın Bülteni