Yaz mevsiminde güneş ışınlarına daha uzun süre maruz kalınması, ciltte yanık, leke, erken yaşlanma belirtileri ve alerjik reaksiyonların artmasına neden oluyor. Ultraviyole (UV) ışınlarının DNA hasarı oluşturarak uzun vadede cilt kanseri riskini artırabildiği belirtiliyor.

Dr. Öner’den badem göz uyarısı
Dr. Öner’den badem göz uyarısı
İçeriği Görüntüle

Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC) 2022 verilerine göre dünya genelinde 1,5 milyondan fazla yeni cilt kanseri vakası tespit edildi. Uzmanlar, özellikle genç yaş gruplarında artışa dikkat çekiyor.

1782109001 D R. C E Y D A A Y T E M E L

Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ceyda Çaytemel, güneş koruyucuların kritik rolüne dikkat çekerek doğru kullanımın önemini vurguluyor.

“İstediğim kadar güneşlenebilirim” hatasına düşmeyin

Dr. Öğr. Üyesi Ceyda Çaytemel, güneş koruyucu kullanımının sınırsız güneş maruziyeti anlamına gelmediğini belirterek şu uyarıyı yapıyor:

“Özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş maruziyetinden kaçınılmalı. Ayrıca, geniş kenarlı şapka ve UV koruyucu güneş gözlüğü kullanılmalı, sık dokunmuş açık renkli giysiler tercih edilmeli ve mümkün olduğunca gölge alanlarda kalınmalıdır. Çünkü en etkili güneşten korunma, güneş koruyucu ürünlerin fiziksel korunma önlemleriyle birlikte kullanılmasıyla sağlanır”

SPF 50 altı ürünler yetersiz kalabilir

SPF (Sun Protection Factor), UVB ışınlarına karşı koruma düzeyini ifade ediyor. SPF arttıkça cilde ulaşan UVB miktarı azalıyor.

Uzman açıklamasına göre SPF 30, UVB ışınlarının yaklaşık yüzde 97’sini; SPF 50 ise yaklaşık yüzde 98’ini filtreliyor.

“Bu nedenle günlük kullanımda en az SPF 30, yaz aylarında ve yoğun güneş maruziyetinde ise SPF 50 ve üzeri koruma sağlayan ürünler tercih edilmelidir” deniliyor.

Sadece SPF yeterli değil

Güneş koruyucunun yalnızca SPF değerinin yüksek olması yeterli görülmüyor. UVA ve UVB’ye karşı geniş spektrumlu koruma sağlaması gerekiyor.

Açıklamada, UVA ışınlarının cilt yaşlanması ve bazı cilt kanserleriyle ilişkili olduğu belirtiliyor. Bu nedenle “Broad Spectrum”, “UVA/UVB Koruması” veya UVA logosu bulunan ürünlerin tercih edilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Filtre seçimine dikkat

Güneş koruyucular kimyasal (organik) ve fiziksel/mineral (inorganik) filtreler içeriyor.

Kimyasal filtreler UV ışınlarını emerek ısıya dönüştürürken, fiziksel filtreler ışınları yansıtıyor ve dağıtıyor.

Dr. Öğr. Üyesi Ceyda Çaytemel bu farkı şöyle anlatıyor:

“Kimyasal filtreli ürünler genellikle daha hafif yapılıdır, ciltte beyaz kalıntı bırakmaz ve kozmetik açıdan daha konforludur. Bu nedenle yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde sıklıkla tercih edilir. Ancak çok hassas ciltlerde veya bazı alerjik bünyelerde tahriş gelişme riski olabilir. Fiziksel filtreli ürünlerde ise en sık çinko oksit ve titanyum dioksit kullanılır. Bu ürünler geniş spektrumlu koruma sağlar ve hassas ciltlerde genellikle daha iyi tolere edilir. Özellikle bebeklerde, çocuklarda, hamilelerde, rosacea veya atopik dermatit gibi cilt hassasiyeti bulunan kişilerde öncelikli seçenektir.”

Cilt tipine uygun ürün seçilmeli

Her güneş koruyucu her cilt tipine uygun değil. Yağlı, kuru ve hassas ciltler için farklı formüller gerekiyor.

“Yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde hafif yapılı, su bazlı ve komedojenik olmayan ürünler tercih edilmeli. Kuru ciltlerde nemlendirici içeriği zengin formüller daha iyi sonuç verirken, hassas ciltlerde parfüm ve alkol içeriği düşük ürünler tahriş riskini azaltır” deniliyor.

Yüz ve vücut için aynı ürün kullanılmamalı

Yüz cildi daha ince ve hassas olduğu için özel formüller gerekiyor.

Uzmanlara göre yüz için komedojenik olmayan ve hafif yapılı ürünler tercih edilmeli. Vücut için üretilen ürünler ise daha yoğun kıvamlı ve geniş alanlara uygun şekilde tasarlanıyor.

Ayrıca yüz ürünlerinde ek bakım bileşenleri bulunabildiği belirtiliyor.

20–30 dakika kuralına dikkat

Güneş koruyucunun etkili olabilmesi için dışarı çıkmadan yaklaşık 20–30 dakika önce uygulanması gerekiyor.

Bu sürenin, özellikle kimyasal filtreli ürünlerin ciltte homojen bir koruma tabakası oluşturması için gerekli olduğu ifade ediliyor.

Yeterli miktarda kullanılmalı

En sık yapılan hatalardan biri ürünün az sürülmesi.

Dr. Çaytemel bu konuda şu bilgiyi veriyor:

“Yüz ve boyun bölgesi için yaklaşık iki parmak kuralı uygulanabilir. Tüm vücut için ortalama 30-35 ml, yani yaklaşık iki yemek kaşığı ürün kullanılması önerilir. Daha az miktarda sürülen ürünler ambalaj üzerinde belirtilen SPF korumasını sağlayamaz.”

Her 2 saatte bir yenilenmeli

Güneş koruyucular terleme, suya temas ve sürtünme nedeniyle etkisini kaybedebiliyor.

Bu nedenle yaklaşık her iki saatte bir yenilenmesi gerekiyor. Deniz ve havuz sonrası ise suya dayanıklı ürün kullanılsa bile tekrar uygulanması öneriliyor.

Güneş altında bırakılmamalı

Bulutlu havalarda bile UV ışınlarının yeryüzüne ulaştığı belirtiliyor. Bu nedenle güneş koruyucuların yıl boyunca kullanılması gerekiyor.

Ayrıca ürünlerin doğrudan güneş altında bırakılmasının filtre yapısını bozabileceği ifade ediliyor. Serin ve gölgeli ortamlarda saklanması öneriliyor.

Kaynak: Basın Bülteni