Kış aylarının gelmesiyle birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre artıyor ve okullardaki yakın temas, çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarını tetikliyor. BURTOM Biyofiz Mudanya Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Hacıoğlu, çocuklarda görülen solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 70-90 gibi büyük bir oranının viral enfeksiyonlara bağlı geliştiğine dikkat çekti.
Soğuk algınlığı en yaygın ÜSYE
Dr. Hacıoğlu, üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) arasında en yaygın formun soğuk algınlığı olduğunu belirtti. RSV virüslerinin yol açtığı bu tablo; hapşırma, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve hafif ateş ile kendini gösteriyor. Ancak daha ciddi seyreden influenza (Grip) konusunda ebeveynleri uyaran Hacıoğlu, şu bilgileri paylaştı:
"Aniden başlayan yüksek ateş, üşüme, titreme, şiddetli baş ağrısı ve kuru öksürük en belirgin semptomlardır. İnfluenza çocuklarda bronşiolit, zatürre (pnömoni) ve krup gibi ciddi tablolara, nadiren de Reye sendromu veya kalp kası iltihabı gibi tehlikeli hastalıklara yol açabilir. Tanı hızlı antijen testleri ile konur. Tedavide antiviral ilaçlara (oseltamivir vb.) en kısa sürede başlanmalıdır. En etkili korunma yöntemi ise 6 ay üzerindeki çocuklara (yumurta alerjisi yoksa) Eylül-Mart ayları arasında yapılan influenza aşısıdır."
Bakteriyel enfeksiyon tehlikesi: Beta mikrobu
Viral enfeksiyonların yanı sıra, halk arasında "Beta" olarak bilinen Grup A Streptokok enfeksiyonlarının da çocuklarda ani ateş ve boğaz ağrısına yol açtığını belirten Dr. Hacıoğlu, bu vakaların yüzde 15-30 oranında görüldüğünü ve tedavisinde mutlaka antibiyotik kullanılması gerektiğini vurguladı.
Covid-19 ve MIS-C uyarısı
Dünyada salgına yol açan Covid-19'un mutasyonlarla her yaş grubunda hastalık yapmaya devam ettiğini hatırlatan Dr. Hacıoğlu, çocuklarda nadir de olsa görülebilen MIS-C (Multisistem İnflamatuvar Sendromu) riskine karşı erken tanının hayati önem taşıdığını söyledi.
Çocukları kış enfeksiyonlarından korumanın 6 altın kuralı
Dr. Hacıoğlu, ailelere kış aylarında çocukları enfeksiyonlardan korumak için şu önerilerde bulundu:
• Mümkün olduğunca kapalı ve kalabalık alanlardan uzak durulmalı, gerektiğinde maske kullanılmalı.
• Yaşam alanları ve sınıflar sık sık havalandırılmalı.
• El temizliğine azami özen gösterilmeli.
• Sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı.
• Gün içinde bol sıvı tüketimi desteklenmeli.
Hacıoğlu, şikayeti olan çocukların vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurarak erken tanı ve tedaviye başlamasının bulaş zincirini kırmada kritik rol oynadığını ifade etti.




