Ayşit, yeni kozmetik ürünler denemek yerine güvenilir içeriklerden oluşan sade bir bakım rutini uygulanmasını önerdi.
Hamilelik, anne adaylarının vücudunda olduğu kadar cilt yapısında da önemli değişimlerin görüldüğü özel bir dönem olarak öne çıkıyor. Artan hormon seviyeleri nedeniyle ciltte kuruluk veya yağlanma, akne, gebelik lekeleri ve hassasiyet gibi farklı dermatolojik sorunlar ortaya çıkabiliyor. Liv Hospital Vadi İstanbul Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Meryem Ayşit, bu dönemde kullanılacak ürünlerin güvenilir içeriklere sahip olması ve bakım rutininin mümkün olduğunca sade tutulması gerektiğini vurguladı.
Hamilelikte görülen cilt değişiklikleri

Hamilelik boyunca östrojen ve progesteron hormonlarının yükselmesiyle birlikte ciltte çeşitli değişimlerin görülebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Meryem Ayşit, en sık karşılaşılan durumların ciltte kuruluk ya da yağlanma artışı, akne oluşumu veya mevcut aknenin şiddetlenmesi, gebelik lekesi olarak bilinen melazma, cilt hassasiyetinde artış, karın orta hattında koyulaşma (linea nigra), meme başı ve genital bölgede pigment artışı ile damarların belirginleşmesi olduğunu söyledi.
Her anne adayının mevcut bakım alışkanlıklarını tamamen değiştirmesine gerek olmadığını belirten Ayşit, "Hamilelik yeni kozmetik ürünler denemek için uygun bir dönem değildir. Bu süreçte amaç, cilt bariyerini koruyan, güvenilir içeriklerden oluşan sade bir bakım rutini oluşturmaktır" dedi.
Günlük bakımın üç temel adımı
Hamilelik döneminde cilt bakımının üç temel aşamadan oluştuğunu belirten Uzm. Dr. Ayşit, nazik temizleme, düzenli nemlendirme ve güneşten korunmanın ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Temizlik aşamasında sabun yerine cildin fizyolojik pH'ına uygun syndet temizleyicilerin tercih edilmesini öneren Ayşit, seramid, hyalüronik asit ve skualan içeren nemlendiricilerin güvenle kullanılabileceğini belirtti. Güneş koruyucuların ise en az SPF 30-50 geniş spektrumlu koruma sağlaması gerektiğini söyledi.
Bu içeriklerden kaçınılmalı
Hamilelikte bazı kozmetik içeriklerin kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Ayşit, retinoidler (retinol, retinal, tretinoin, adapalen, tazaroten), oral isotretinoin, hidrokinon ve yüksek konsantrasyonlu salisilik asit peelinglerinden uzak durulması gerektiğini belirtti.
Ayşit, "Bu maddelerin bir kısmı sistemik emilim gösterebilir ya da gebelikte güvenlik verileri yeterli değildir. Güvenliği kanıtlanmış alternatifler varken gereksiz risk almaya gerek yoktur" ifadelerini kullandı.
Akne ve gebelik lekelerinde doğru yaklaşım
Hamilelikte gelişen akne tedavisinde öncelikle gebelikte güvenli olduğu bilinen topikal tedavilerin tercih edildiğini belirten Ayşit, azelaik asidin bu dönemde sık kullanılan güvenli seçeneklerden biri olduğunu söyledi.
Gebelik lekelerinin oluşumunda yalnızca ultraviyole ışınlarının değil görünür ışığın da etkili olduğunu vurgulayan Ayşit, melazmayı önlemede düzenli güneş koruyucu kullanımının en önemli adım olduğunun altını çizdi.
Güneş koruyucu her gün kullanılmalı
Hamilelikte hormonların etkisiyle melazma riskinin arttığını belirten Uzm. Dr. Ayşit, güneş koruyucunun sadece yaz aylarında ya da tatilde değil, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini söyledi.
Mineral filtreli, çinko oksit ve titanyum dioksit içeren güneş koruyucuların öncelikli tercih edildiğini aktaran Ayşit, şapka kullanımı, güneş gözlüğü takılması ve mümkün olduğunca gölgede kalınmasının da güneşten korunmada önemli destek sağladığını ifade etti.
"Doğal" ibaresi her zaman güvenli değil
Bitkisel veya doğal olarak pazarlanan ürünlerin her zaman güvenli olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Meryem Ayşit, birçok bitkisel ürün ve uçucu yağın alerjik reaksiyonlara ya da cilt tahrişine neden olabileceğini söyledi.
Ayşit, "Ürün seçiminde pazarlama ifadelerine değil, içerik listesine ve bilimsel verilere odaklanılmalıdır" dedi.
Çatlak kremleri için gerçekçi beklenti
Çatlak oluşumunun büyük ölçüde genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler ve kilo artışıyla ilişkili olduğunu belirten Ayşit, bugüne kadar hiçbir krem veya yağın çatlakları kesin olarak önlediğinin gösterilemediğini söyledi.
Ayşit, "Nemlendiriciler mucize değildir ancak tamamen etkisiz de değildir" ifadelerini kullanarak düzenli nemlendirmenin kaşıntıyı azaltabileceğini, cilt bariyerini güçlendirebileceğini ve cildin elastikiyetine katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Estetik uygulamalar ertelenmeli
Botoks, dolgu, lazer uygulamaları, kimyasal peelingler ile radyofrekans ve HIFU gibi enerji bazlı estetik işlemlerin, tıbbi zorunluluk bulunmadığı sürece gebelik ve emzirme dönemi sonrasına bırakılması gerektiğini belirten Ayşit, bunun nedeninin işlemlerin zararlı olduğunun gösterilmiş olması değil, bu alanda yeterli güvenlik çalışmasının bulunmaması olduğunu ifade etti.
Sosyal medya tavsiyelerine dikkat
Sosyal medyada sıkça önerilen limon, karbonat ve sirke gibi ev yapımı tariflerin ciddi cilt tahrişlerine ve kalıcı lekelere neden olabileceğini belirten Ayşit, internet üzerinden popüler hale gelen kozmetik ürünlerin de gebelik açısından güvenli olmayabileceği uyarısında bulundu.
Bu belirtiler görüldüğünde uzmana başvurulmalı
Ani başlayan yaygın döküntüler, şiddetli kaşıntı, su dolu kabarcıklar, yaygın iltihaplı akne, hızla büyüyen veya kanayan benler, belirgin pigment değişiklikleri ya da kullanılacak tedavinin gebelik açısından güvenli olup olmadığının bilinmediği durumlarda dermatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Meryem Ayşit, "Gebelikte birçok cilt değişikliği fizyolojik olsa da bazı deri hastalıkları hem anne hem de bebek açısından önem taşıyabilir. Doğru tanı ve uygun tedavi bu nedenle büyük önem taşır" dedi.





