Yargıtay'ın sokak hayvanlarını besleyen bir kadın hakkında verilen mahkûmiyet kararını onaması, hukuki tartışmaları beraberinde getirdi. Avukat Zeynep Sevim, kararın sokak hayvanlarına gönüllü olarak yardım eden vatandaşları tedirgin edebileceğini belirterek, cezai sorumluluğun somut delillere dayanması gerektiğini vurguladı.

Olayda, evinde kalan yemeklerle sokak hayvanlarını besleyen bir kadın hakkında, bölgede bir çocuğun sokak köpeklerinin saldırısı sonucu yaralanması üzerine taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldı. İlk derece mahkemesi beraat kararı verirken, istinaf mahkemesi kadının bölgede köpekleri besleyerek ekolojik bir ortam oluşturduğu gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü kurdu. Yargıtay ise bu kararı onadı.

Her aldatma boşanmayla sonuçlanmıyor!
Her aldatma boşanmayla sonuçlanmıyor!
İçeriği Görüntüle

Hayvan beslemek gözetim sorumluluğu doğurur mu?

A W827980 01

Kararı ceza hukukunun temel ilkeleri açısından değerlendiren Avukat Zeynep Sevim, bir hayvanı beslemekle o hayvan üzerinde hukuki anlamda gözetim ve denetim yükümlülüğü üstlenmenin aynı olmadığını ifade etti.

Sevim, saldırıyı gerçekleştiren köpeklerin kadın tarafından beslendiğinin ortaya konulamadığına dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

"Öncelikle, bir hayvanı beslemek ile o hayvan üzerinde hukuki anlamda gözetim ve denetim yükümlülüğü üstlenmek aynı şey değildir. Kişinin yalnızca hayvanları beslemesinden hareketle, kendisiyle somut bağlantısı bulunmayan diğer hayvanların eylemlerinden de sorumlu tutulması, cezai sorumluluğun sınırlarını genişletmektedir. Bu noktada kusurluluk, nedensellik bağı ve şüpheden sanık yararlanır ilkeleri önem kazanmaktadır. Saldırıyı gerçekleştiren köpeklerin sanık tarafından beslendiği dahi ortaya konulamamışken, yalnızca bölgede hayvanları besliyor olması gerekçe gösterilerek mahkûmiyet kararı verilmesi hukuken sakıncalıdır. Bu yaklaşım, cezai sorumluluğun somut fiil ve kusur yerine varsayımlara dayandırılması sonucunu doğurabilir. Kararın toplumsal etkisi de göz ardı edilmemelidir. Hayvanları besleyen kişilerin, bu davranışları nedeniyle ileride meydana gelebilecek saldırılardan cezai olarak sorumlu tutulabilecekleri endişesi, sokak hayvanlarına yönelik gönüllü yardımları olumsuz etkileyebilir"

"İyi niyetli davranış cezai sorumluluğun gerekçesi haline getirilemez"

Toplum güvenliğinin ve özellikle çocukların korunmasının önemine dikkat çeken Sevim, bu hedeflerin ceza hukukunun temel güvencelerinden vazgeçilmesini gerektirmediğini belirtti.

İyi niyetle gerçekleştirilen bir davranışın, somut bir yükümlülük ihlali ve kusur ortaya konulmadan cezai sorumluluğa dayanak yapılamayacağını söyleyen Sevim, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Elbette toplum güvenliği ve özellikle çocukların korunması esastır. Ancak bu amaç, ceza hukukunun temel güvencelerinden vazgeçilmesini haklı kılmaz. İyi niyetli bir davranış, somut bir hukuki yükümlülük ihlali ve kusur ortaya konulmadan cezai sorumluluğun gerekçesi hâline getirilemez. Unutulmamalıdır ki ceza hukuku, istenmeyen bir sonuç meydana geldiğinde mutlaka bir sorumlu bulma hukuku değildir. Sorumluluk varsayımlarla değil, somut delillerle belirlenmelidir. Gönüllü olarak hayvanları besleyen vatandaşların artık bu durumdan dolayı çekinmesi olağan bir durum olabilir" dedi.

Sevim, kararın ardından vatandaşların sokak hayvanlarını beslemekten çekinebileceğini belirterek, gönüllü yardımların olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu.

Kaynak: İHA