Uzmanlar, çoğu zaman basit bir mevsimsel durum olarak görülen bu tablonun hafife alınmaması gerektiğini vurguluyor.

Feyzullah Çetinkaya, alerjik nezlenin erken dönemde kontrol altına alınmaması halinde daha ciddi solunum yolu hastalıklarına zemin hazırlayabileceğine dikkat çekiyor.

Diş fırçalamak yetmiyor! Uzman isim uyardı
Diş fırçalamak yetmiyor! Uzman isim uyardı
İçeriği Görüntüle

Alerjik nezle çocuklarda yaşam kalitesini düşürüyor

Sık tekrarlayan hapşırık, burun akıntısı ve kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren alerjik nezle, çocuklarda yalnızca fiziksel değil, sosyal ve akademik yaşamı da etkileyebiliyor. Uyku düzeninin bozulması, gün içinde yorgunluk ve dikkat dağınıklığı gibi sorunlar sıkça görülüyor.

Feyzullah Çetinkaya, hastalığın etkilerine ilişkin olarak, “Alerjik nezle, erken dönemde doğru önlemler alınmazsa orta kulak iltihabı, sinüzit ve astım gibi daha ciddi solunum yolu hastalıklarına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle erken dönem takibi ve tedavisi son derece önemlidir” ifadelerini kullanıyor.

Görülme sıklığı artıyor

Alerjik nezlenin çocukluk çağında en sık görülen kronik hastalıklardan biri olduğuna dikkat çekiliyor. Ülkemizde çocukların yaklaşık yüzde 15-25’inin bu durumdan etkilendiği tahmin ediliyor.

Uzmanlara göre bu oran, yaklaşık her 4 çocuktan 1’inin risk altında olabileceğini gösteriyor. Hastalık özellikle 5-15 yaş aralığında daha sık görülüyor. Kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması ve çevresel alerjenlere maruziyetin yükselmesi, hastalığın yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor.

Feyzullah Çetinkaya bu durumu şöyle değerlendiriyor: “Bu artışın temel nedeni çocukların günlük yaşamlarının çok önemli bir kısmını ev ve okul gibi kapalı ortamlarda geçirmeleri ve bunun sonucunda kapalı ortamlarda bulunan alerjenlere daha fazla maruz kalmalarıdır”

“Her 3 çocuktan biri astım riski altında”

Alerjik nezle yalnızca burun şikayetleriyle sınırlı kalmıyor; ilerleyen süreçte daha ciddi hastalıklara da yol açabiliyor.

Feyzullah Çetinkaya, hastalığın etkilerine ilişkin olarak şu uyarıyı yapıyor: “Tedavi edilmeyen alerjik nezle sadece yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz; sinüzit ve orta kulak iltihabı gibi ek hastalıklara zemin hazırlayabilir. Daha da önemlisi, yaklaşık her üç çocuktan birinde ilerleyen yaşlarda astım gelişme riski bulunmaktadır”

İki haftayı aşan belirtilere dikkat

Alerjik nezle; peş peşe gelen hapşırık nöbetleri, şeffaf burun akıntısı, burun tıkanıklığı, göz ve burun kızarıklığı ile kendini gösteriyor. Boğaz kaşıntısı da sık görülen belirtiler arasında yer alıyor.

Feyzullah Çetinkaya şu uyarıyı yapıyor: “Bu çocuklarda önemli belirtiler peş peşe gelen hapşırık nöbetleridir. Burun akıntısı şeffaf renkte ve su kıvamında olur, burun tıkanıklığı sıklıkla yaşanır. Gözler ve burun ucu kızarıktır ve çocuk boğazının da sıklıkla kaşındığını söyler. Eğer bu belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa, mutlaka hekime danışılmalıdır”

“Gelişigüzel ilaç kullanılmamalı”

Alerjik nezlede en önemli tetikleyiciler arasında polenler, ev tozu akarları, küf mantarları ve hayvan tüyleri bulunuyor. Uzmanlar, tetikleyicilerden uzak durulmasının hastalık kontrolünde büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Feyzullah Çetinkaya ilaç kullanımına ilişkin şu uyarıda bulunuyor: “İlaçlar hekim önerisi olmadan, özellikle de dekonjestan olarak bilinen burun spreyleri asla kullanılmamalıdır. Çünkü bu spreyler burun mukozasına zarar verebilir, yan etkilere yol açabilir ve asıl sorunun (alerjinin) maskelenerek kronikleşmesine sebep olabilir”

Alerjik nezlede 3 kritik nokta

Uzmanlar, ailelerin dikkat etmesi gereken temel noktaları üç başlıkta topluyor:

  • Alerjik nezle yalnızca burun akıntısı değil, tedavi edilmezse astım ve sinüzit gibi hastalıklara yol açabilir.
  • Tetikleyicilerden (polen, toz, sigara dumanı) korunmak tedavinin en önemli adımıdır.
  • Gelişigüzel ilaçlar yerine çocuk alerji uzmanı kontrolünde tedavi planı uygulanmalıdır.

Kaynak: Basın Bülteni