İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı ‘Yolsuzluk’ davasında 75’inci duruşma görüldü. Duruşmada sanıkların tahliye talepleri alınmaya devam ediyor.
İmamoğlu hakkında yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturmasının tamamlanmasının ardından 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede ‘Örgüt lideri’ olarak adı geçen İmamoğlu’nun çeşitli suçlardan 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin
352 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
İddianamede İmamoğlu hakkında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlamaları yer aldı.
Fatoş Ayık: “Benim dahil olduğum, haberdar olduğum bir suç yoktur”
Duruşmada tahliye talebinde bulunan tutuklu sanık Medya A.Ş. Satın Alma Müdürü Fatoş Ayık, görev yaptığı süre boyunca kamu yararını gözettiğini belirterek hakkındaki suçlamaları reddetti.
Ayık,
“15 senedir çalıştığım kurumda amacım, işimi düzgün yapmak, iş süreçlerini kamu yararına geliştirmek ve emeğimin karşılığı olan maaşımı hak etmek oldu. Ben hiçbir zaman örgüt üyesi olmadım, hiçbir zaman iddia edilen örgütün varlığından haberdar olmadım, örgütsel faaliyette bulunmadım. Görevim, yetkim ve sorumluluklarım kapsamında hukuka aykırı, usulsüz, bir kişiyi ya da kurumu zarara uğratabilecek, bana ya da bir başkasına haksız menfaat sağlayabilecek bir eylemim olmadı. Böyle bir amaç, kast ile hareket etmedim. Benim dahil olduğum, haberdar olduğum bir suç yoktur. Sayın mahkemenizden tahliye talebinde bulunmak istiyorum” dedi.
Buğra Gökce: “Kamu görevinin gereği olan imzayı attım”
Tutuklu sanık İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce de tahliye talebinde bulundu. Gökce, hakkındaki örgüte hizmet ettiği yönündeki iddiaları kabul etmedi.
Gökce,
“Ben nasıl örgüte hizmet etmişim? Hangi örgüte hizmet ettim? Maddi para kazanmadım. Makam elde etmedim, genel sekreterlik yapmış birisi olarak geldim genel sekreter yardımcılığı yaptım. Benim örgüt namına imza attığımı söylemeye çalışan işlerin tümünü güçlü bir şekilde reddediyorum. Ben kamu görevinin gereği olan imzayı attım. Eylemlerde benim adımla ilgili isnatta bulunan birisi yok. Hiçbir suç işlemedim. Hayatımın bu zamanına kadar en ufak bir suça bulaşmadım, örnek bir yaşam sürdüm. Sizden adalet istiyorum. Başka bir talebim yok” dedi.
Ramazan Gülten: “Somut bir fiil ortaya konulmuş değildir”
Tutuklu sanık İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten ise hakkındaki suçlamalara ilişkin somut bir fiil ortaya konulmadığını savunarak tahliye talebinde bulundu.
Gülten,
“Hakkımda menfaat talep ettiğime ilişkin doğrudan bir beyan veya somut bir fiil ortaya konulamamıştır. Benim bir suç örgütü içerisinde hareket ettiğimi gösteren somut bir fiil, talimat ilişkisi veya örgütsel bağ ortaya konulabilmiş değildir. Hakkımda örgüt üyeliğine dayanak olarak gösterilen hususlar 5 yıl imar müdürlüğü ve 1 yıl imar ve şehircilik daire başkanı olarak yürüttüğüm kamu görevinin gereği olan iş ve işlemler ile mesleki temaslardan ibarettir. Meslek hayatım boyunca imar mevzuatını uygulamak, kaçak ve hukuka aykırı yapılaşmayla mücadele etmek, kentin ve kamunun hakkını korumak için çalıştım. Projesini mevzuata uygun hazırlamayan, yükümlülüklerini yerine getirmeyen veya istediği yapılaşma hakkını elde edemeyen kişilerin tepkileriyle çok kez karşılaştım. Buna rağmen görevimi yaparken kişilerin kim olduğuna değil, mevzuatın ne söylediğine baktım. Hakkımda ileri sürülen kişisel bir menfaat sağladığıma, bir başkasına menfaat sağlamak amacıyla hareket ettiğime, hukuka aykırı bir talimat aldığıma veya suç oluşturabilecek kişisel bir müdahalede bulunduğuma ilişkin somut bir fiil ortaya konulmuş değildir. Geldiğimiz aşamada tutukluluğun devamının gerekli ve ölçülü olmadığını düşünüyorum. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.
Duruşma, sanıkların tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.





